Bulut, partisinin Menteşe İlçe Başkanlığı'nın Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'ndeki ön seçiminde Divan Başkanlığı görevini yürüttü.
Bulut, ön seçim öncesinde yaptığı konuşmada, dün emekli bir polisin canına kıydığını ifade ederek, "Biz kaç zamandır, 2005’ten bu yana emeklileri anlatıp duruyoruz. Hani milli ve yerli ecdat diye sürekli vurgu yapan, millilik üzerine vurgu yapan, vatandaşlarının ecdadı üzerinden sürekli siyaset yapanlar, kendi emek vermişlerini, kendi büyüklerini açlıkla sınar bir hale getirdiler. İnsanlar artık değil yoksullukla, açlıkla sınanır haldeler. Açlıkla sınanırken anlattıkları yetmeyince orada hiç kimsenin önermeyeceği bir olay yaşandı. Vahim bir olay yaşadı. Hepimizin yüreği cız etti, değil mi?" dedi.
“BU OPERASYONLAR YAŞANIRKEN MASAK'IN BİLGİSİ YOK MUYDU?”
Bulut, bazı fonlardaki spekülasyon iddiasına ilişkin soruşturmaları anımsatarak, şöyle devam etti:
"Toplamda bu fonun etkileyen tutarı 20 milyar dolar. Tam 455 bin insan orada kayıtlanmış, 2 milyon insanı etkiliyor. Türkiye tarihinin değil, dünyada var olan ülkeler içerisinde bile en büyük yolsuzluk dosyalarından bir tanesi. En büyük çökme operasyonundan bir tanesi. En büyük yoksullaştırma operasyonlarından bir tanesi. Milyar dolarlar üç beş zengine, hele hele böyle 28-30 yaşlarındaki gençlere bu servetler aktarılırken, diğerleri, o garibanlar, ‘üç kuruş kazanabilir miyiz’ diye yatıranlar… Bu operasyonlar yaşanırken MASAK'ın bilgisi yok muydu sizce? Devleti yönetenlerin bilgisi yok muydu sizce? Hepsinin bilgisi vardı. Bu kadar büyük bir rakam. Devletin bilgisinde, hükümetin bilgisinde yapılmaması mümkün değildir. Bizim en küçük kuruşumuza kadar her şeyi bilen, her şeyimizi evimizin içerisinde olan teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde bunlardan haberdar olmamaları sizce mümkün müdür? Elbette mümkün değildir."
“BİR TARAFTA YOKSULLAŞTIRILANLAR, BİR TARAFTA ZENGİNLEŞENLER”
Türkiye'de bir tarafta yoksullaştırılanlar, bir tarafta da zenginleşenler bulunduğunu ifade eden Bulut, "Üç beş kişi... İki tane uçağı, bir tane yatı varmış. Sadece onlar bile bir milyar Türk lirası tutuyormuş. Bu dönemin özelliği, bu dönemin bizzat kendisi, fotoğrafı budur. Yoksa Cumhuriyet Halk Partisi'ne, işte bugün burada kongre yapmamıza vesile olan hukuksuzluklar, belediyelerimize yapılan operasyonlar, Tayyip Erdoğan'ın iktidarını devam ettirme meselesi değil, bu küçük zümrenin zenginliklerine devam etme meselesidir bugün Türkiye'de yaşananlar. Bugün Türkiye'de var olan sorunların temel sebebi, saray ahalisini, küçük bir zümrenin saray müştemilatında yaşayan, oradan etkileşen, oradan zenginleşen çok küçük bir kesimin zenginleşme operasyonudur. Ve oraya herkes alet edilmiştir. Devletin kurumları alet edilmiş, devletin yargısı bu işin içerisindedir."