AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu.
Ramazan ayının son günlerine girildiğini söyleyen Çelik, Cenab-ı Hakk'ın herkesi aileleri ve sevdikleriyle bayrama kavuşturmasını dileyerek, vatandaşların Ramazan Bayramı'nı tebrik etti.
Dün Türkiye'nin büyük alimi, büyük mütefekkir, büyük münevver Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın Hakk'a uğurlandığını hatırlatan Çelik, Ortaylı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Fatih Camisi Haziresi'ne gömülmesinin, Fatih'i dünyaya, gençlere doğru tanımak açısından verdiği emeğin selamlanması bakımından da son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
İlber Ortaylı'nın bir tarihçinin ötesinde, tam anlamıyla bir alim, üstat ve vatan evladı olduğunun altını çizen Çelik, Türkiye'nin değerlerinin korunmasında, ülkenin evrensel dünyada doğru değerlendirilmesinde çok büyük katkıda bulunduğunu dile getirdi.
Dün Fatih Camisi'nde çeşitli illerden gelen vatandaşların, alimlerin, tarihçilerin ve gençlerin Türkiye'nin değerlerine sahip çıkanlara Türkiye'nin nasıl sahip çıkacağını bir kere daha gösterdiğini belirten Çelik, Ortaylı'nın ailesine ve herkese başsağlığı diledi.
Kırım'dan ve Gelibolu'dan getirilen toprağın, Ortaylı'nın mezarına eklendiğini hatırlatan Çelik, "Üstüne son vazife olarak dualarla birlikte atılan toprak da onun ufkunun bir kere daha altının çizilmesi bakımından çok önemli oldu. Gerçekten çok üzgünüz. Cenab-ı Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun." dedi.
Çelik, hayatını kaybeden Sabah Gazetesi muhabiri Murat Keklikçi'ye de Allah'tan rahmet diledi, dünyanın çeşitli yerlerinde hakikati duyurmak için zor koşullarda çalışan basın mensuplarına saygılarını ve sevgilerini iletti.
"Barışı korumanın yolunu güçlü ve canlı tutmaya çalışıyoruz"
Ömer Çelik, özellikle birtakım siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan yaklaşımlar gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi, temel iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış adası, bir barış ülkesi, hakkın yanında duran, doğrunun yanında duran, doğru diplomasi yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız tarafından ve bütün kurumlarımız tarafından en güçlü şekilde korunmaktadır. Dolayısıyla bir barış arandığında, bir adalet arandığında, bir hakkaniyet arandığında o masayı kuracak kişi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. O masanın kurulacağı yer de Türkiye'dir. Biz bütün bu denklemi genişletmeye çalışıyoruz. Bütün bu denkleme daha çok kişinin, daha çok ülkenin katılımını sağlamaya çalışıyoruz. Onun için fevri davranışlardan, komşu ülkeleri hedef alan yaklaşımlardan da uzak durulması gerektiğini söylüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz, gayrimeşru ve gayrisahih saldırısı karşısında barışı korumanın yolunu güçlü ve canlı tutmaya çalışıyoruz. O sebeple bunun yayılmasına dönük her şeyin tabii ki karşısında olacağız."
"Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık yaratacak adımlardan uzak durulması gerekir"
Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasının yanlış olduğunu, aynı şekilde Rum kesiminin İsrail ile yakın işbirliğinin Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık ürettiğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
"Şimdi birtakım Avrupa Birliği ülkeleri, Rum kesiminin güvenliğini korumak adına oraya savaş gemisi göndereceklerini ya da görünürlüklerini artıracaklarını söylüyorlar. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Avrupa Birliği, net bir şekilde Rusya-Ukrayna Savaşı'nda güvenlik değerlendirmeleri, güvenlik vizyonu açısından ne kadar etkisiz olduğunu göstermiştir. Şimdi Doğu Akdeniz'de bu karmaşa varken Rum kesiminin şımarıklıklarının ya da birtakım Siyonist ittifaklarının peşine takılarak Akdeniz'de daha fazla istikrarsızlık yaratacak adımlardan mutlaka uzak durulması gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının ve menfaatlerinin korunması konusunda garantör ülke olarak Türkiye'nin tereddütsüz hareket etme kabiliyeti olduğu zaten net bir şekilde bilinmektedir."