Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl karı değildir. Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP’yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis'te düzenlenen grup toplantısına katılarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, kürsüye çıktıktan sonra partisi tarafından Dünay Kupası'nda mücadele edecek olan Türkiye Milli Futbol Takımı için hazırlanan marş dinletildi. dan Bahçeli, Orta Doğu'da yaşanan gerginlikler ve ABD-İran arasında yaşanan süreçlerin Türkiye'ye etkilierine değienerek Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin şunları kaydetti:
"Terörsüz Türkiye hedefinin ne kadar hayati ve ne kadar isabetli olduğu bir kez daha bütün açıklığıyla ortaya çıkmaktadır. Bugün bölgemizde yaşanan her kriz, bir dış politika gündem başlığı olduğu kadar; iç cephemizin sağlamlığına, kardeşlik hukukumuzun gücüne, devletimizin teyakkuzuna ve milletimizin ortak gelecek arzusuna yönelen bir sınamadır. Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Terörsüz Türkiye, emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ KORUMAK, İHANET ŞEBEKELERİNİN HESABINI BOZMANIN GEREĞİDİR"
Türkiye’nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde; bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğu görülmektedir. ABD’nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail’in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde; terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye’nin kuzeyindeki yapılanmaların yeni himaye kapıları araması, Irak’ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir. Bunlar, Türkiye’nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple Terörsüz Türkiye hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir.
"SİYASETTE ÖFKEYLE KALKILAN HER OTURUŞUN BİR MALİYETİ VARDIR"
Bu noktada CHP’ye ve Sayın Özgür Özel’e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. CHP, kendi içindeki çetrefilli ihtilafı meydanların hararetine terk etmemelidir. Serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyetle yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır. Bugün CHP’nin önünde iki yol vardır: Ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir.