“Casusluk” davasında ilk duruşma

İmamoğlu, "Bugüne kadar her türlü hukuksuzluğu yaşadım. Aile boyu baskı gördüm. Yüzlerce ailenin nasıl bir psikolojik şiddete maruz bırakıldığını gördüm. Ama ‘casusluk’ iftirası artık başka bir aşamadır. Ekrem İmamoğlu’nu, Necati Özkan’ı, Merdan Yanardağ’ı casuslukla suçlamak; hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değildir. Bu artık aklın ve ciddiyetin tamamen terk edilmesidir.

GÜNCEL - 12-05-2026 14:43

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Duruşmayı, Dilek İmamoğlu, Ahmet Özer, Özgür Çelik, Yanardağ’ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ ve oğlu, eski Tele1 çalışanları ve Özkan’ın kızı da takip ediyor. Duruşmada, sanık Hüseyin Gün'ün savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. 

İmamoğlu, "Burada, devletimiz ve milletimiz adına utanç verici bir iddianamenin sonucu olan bir davayla karşı karşıyayız. Dolayısıyla benim gerçek muhatabım da Hüseyin Gün değildir. Ortada adeta ‘deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış’ misali bir durum vardır. Birileri bir iftira üretmiş, şimdi de herkesin bu boşluğu doldurması bekleniyor. Ben açıkçası bu küçük aklı muhatap almıyorum. Ne taşıyla ilgileniyorum ne de kuyusuyla. Bu iddianamenin tamamen boş olduğunu artık bilmeyen kalmadı" diye konuştu.

Bu davanın da sanıklarından Necati Özkan ile birkaç salon ötede bir başka davada birlikte yargılandıklarını hatırlatan İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Orada yaşadığımız şeyin bir benzerini burada da yaşıyoruz. Bugün yürütülen bu yargılamaların tamamı siyasidir. Tamamı milletin ve devletin zararına yürütülen süreçlerdir ve bunların arkasında menfaat ilişkileri vardır. O menfaat düzeninin merkezinde de başından beri İstanbul’da bu operasyonları yöneten iddia makamı bulunmaktadır. Bunu özellikle ifade ediyorum. Gerçekten utanç verici bir tabloyla karşı karşıyayız.

"SUÇLAMA BAŞLI BAŞINA ABSÜRTTÜR"

Ama bütün bunların yanında, şu ‘casusluk’ meselesi var ya… Gerçekten akıl dışı bir noktadayız. Ben burada casusluk suçlamasının teknik detaylarına bile girmeyeceğim. Çünkü bu suçlama başlı başına absürttür. Bugüne kadar her türlü hukuksuzluğu yaşadım. Aile boyu baskı gördüm. Yüzlerce ailenin nasıl bir psikolojik şiddete maruz bırakıldığını gördüm. Ama ‘casusluk’ iftirası artık başka bir aşamadır. Ekrem İmamoğlu’nu, Necati Özkan’ı, Merdan Yanardağ’ı casuslukla suçlamak; hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değildir. Bu artık aklın ve ciddiyetin tamamen terk edilmesidir. Bu, ‘talimat gelirse her şeyi yaparım’ anlayışının trajik zirvesidir. Gerçekten başka türlü açıklanamaz. 

Bu iddianame; siyasetin talimatla yürütülen yargı süreçleri aracılığıyla hukuku nasıl zorladığının, yargının itibarını nasıl yerle bir ettiğinin ibretlik bir belgesidir. Eğer Türk yargısının bir ‘utanç belgeleri müzesi’ olsa, bu iddianame o duvara ilk asılan metin olurdu. İftiranın büyüklüğüne bakın: ‘Casusluk.’ ‘Vatan hainliği...’ Bu insanlardan casus çıkarmaya çalışıyorlar. Bunu yazanlar, buna imza atanlar, hukukla değil, utançla anılacaktır. Tarih onların isimlerini böyle yazacaktır. 

Günün Diğer Haberleri