Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Kabinenin 67. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyledi.
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor.”
“Binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır”
Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık.
Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir."
“İnsani ihtiyaçların karşılanması için planlamaları yapıyoruz”
Venezuela'da yaşanan depremlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığımızla işbirliği içinde 2 askeri nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı, 6 arama kurtarma köpeğimizle Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz. Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.”
Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın hayırlara vesile olmasını diledi.