Dervişoğlu'ndan 'çerçeve yasa' teklifine imza atan vekillere tepki: "Siz Lozan’a değil Sevr’e imza atıyorsunuz"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın kamuoyu ile paylaşılan metnine işaret ederek, "Burada tarif edilen ikinci cumhuriyettir. Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir. Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan’a değil Sevr’e imza atıyorsunuz" dedi. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.

SİYASET - 05-08-2026 14:40

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlenen grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

"Yaklaşık bir yıl dokuz aydır, bu menfur sürecin farklı safhalarını konuşuyoruz. Söylenmeyeni söyledik, gizleneni gösterdik, milletimizden kaçırılan her adımı kayda geçirdik. Biz bunu ilk günden, Cumhuriyetimize yönelmiş bir kalkışma olarak tarif etmiştik. Görüyoruz ki, içeriğiyle, usulüyle ve bundan sonrası için açtığı yolla tanımladığımız kalkışma süreci tam olarak karşımızdadır. Bu, Cumhuriyeti 100 yıllık reklam arası görenlerle, 100 yıllık zulüm diye tarif edenlerin ortak metnidir. Bu nasıl bir metindir, bu metnin arkasında kim vardır? Bütün bu hazırlıklar kimin yol göstermesiyle gerçekleştirilmiştir? Bunları zaten süreç başladığından bu yana konuşuyoruz. Biz, Cumhuriyet’e karşı bir kalkışma diye konuya girdiğimizde, bizi paranoya ile itham edenler de vardı. Şimdi size bir metin okuyacağım. Bu metin bana ait cümlelerden oluşmuş bir metin değil. Bu metin İmralı’daki canibaşının, ulakları marifetiyle kamuoyu ile paylaştığı metin. Burada tarif edilen ikinci cumhuriyettir. Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir. Bir devletin sonunu getirip, yeni bir devletin kapısını aralayan bir bakış açısının sonucudur. Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan’a değil Sevr’e imza  atıyorsunuz. Ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Biliyorum… Bizi dinleyen pek çok vatandaşımızın içinden 'Yine söyledik, yine uyardık ama yine yapıyorlar' diye geçiyor. Zaman zaman hissettiğiniz çaresizliği de öfkenizi de görüyorum. Bu duyguyu küçümsemiyorum. Ancak siyaset, başkalarının yaptığı gibi, millete gerçekte olmayan bir kudret hikâyesi anlatmak değildir. Siyaset, hakikati görmek ve ne kadar ağır olursa olsun tek başına da olsa, o hakikat karşısında vazifeyi terk etmemektir.

"GÖRMEDİĞİNİZ BİR YASAYA NASIL İMZA ATIYORSUNUZ"

Geçen hafta bu kürsüden sorduk: Milletvekillerinin bilmediği bir metni, İmralı nasıl bilmektedir? Cevap veremediler. Bu hafta daha vahim bir manzarayla karşı karşıyayız. Önlerine bir kâğıt konuyor. Neyin altına imza attıklarını bile bilmiyorlar. Ama şu gün şu saate kadar gidip tıpış tıpış imzalıyorlar. Sonra da kendilerine milletin vekili diyorlar. Millet iradesini size emanet etti. O emanet namustur. Siz, nasıl olur da o kutlu emaneti gidip başkalarına kiraya verirsiniz? Neyi imzaladığını bilmiyor, birisi istedi diye gözü kapalı imza atıyorsun. Bu nasıl bir teslimiyettir? Sizi nasıl rehin aldılar? Akıl bunun neresinde, ahlak bunun neresinde, vicdan bunun neresindedir? Bir milletvekilinin imzası, şahsi onayı değildir. Oy istediği, vaatler, sözler verdiği oyların tecellisidir. Siz, milletin size emanet ettiği iradeyi de başkasına teslim ediyorsunuz. Peki kime ediyorsunuz? Erdoğan’a mı? Hayır, ona bile değil! İmralı’ya teslim ediyorsunuz, İmralı’ya! Dahası da var. İktidarın, TBMM'deki milletvekillerine görmedikleri bir yasayı imzalatmalarının, neye mal olduğunuzun farkında mısınız? Millet iradesinin tecelligahının hükümsüzlüğü üzerinde tepiniyorlar. Burada bile, Meclis'in ruhuyla, cismiyle, düsturuyla kavga veriyorlar. Bu kutlu çatı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait oluşunun mührüdür. Bu tezgahınızla, Anayasa’da yer bulan büyük bir toplumsal sözleşmeyi, aynı zamanda da milletin egemenliğini ayaklar altına alıyorsunuz. Burası Türk Milleti’nin meclisidir. Siz de onların vekilisiniz. İnsanlık tarihinde, kurtuluş savaşı vermiş tek meclisi, devlet kurmuş tek meclisi, bir cani istiyor diye çiğnetmeyeceğiz. Milletimizin iradesini son ana kadar size hatırlatacak, kirli işbirliklerin karşısında duracağız.

"İHANETE HAYIR DİYECEĞİZ"

Sayısal çoğunlukları bu yasayı geçirmeye yetebilir. Belki bugün sayımız bu yanlışı durdurmaya  yetmeyecektir. Fakat bir kanunu geçirmek, yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu, milletin vicdanını oylayamaz. Bugün yaşanan budur. Hiçbir çoğunluk Meclis'in namusunu kirletemez. Bir yanlışın kanunlaşması, onu hakikate dönüştürmez. Bugün engelleyemediğimiz bir yanlış da kadermiş deyip geçebileceğimiz bir vazgeçiş olamaz. Biz günlük alkışların değil, uzun mücadelenin insanlarıyız. Umudumuzu tüketmeyecek, sözümüzü ucuzlatmayacak; doğru bildiğimiz yerde dayanacağız. Genel Kurul'a getireceğiniz metnin her maddesini, milletin önünde konuşacağız. Kimi kapsadığını, neye yol açacağını, hangi pazarlığın sonucunda hazırlandığını tek tek anlatacağız. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete hayır diyeceğiz. Buna destek verenleri, tarihî ve şahsi sorumluluklarıyla karşı karşıya bırakacak, millete şikayet  edeceğiz.

"MÜCADELEMİZ YENİ BAŞLIYOR"

Yasa gelebilir. Genel Kurul’dan geçebilir, çoğunlukları var. Şundan emin olunuz ki bu bir son değil, bir başlangıçtır. O ihanet belgesine oylarıyla evet diyebilirsiniz. Ancak karar, Türk milletinin aklında ve vicdanında hükümsüzdür kalacaktır. Büyük Türk milleti hazır olsun, mücadelemiz yeni başlıyor. Yenilgi, haklı bildiğin yerden çekilmektir. Biz hak bildiğimiz yerden çekilmeyeceğiz. Biz yenilmeyeceğiz. Oy çoğunluğun, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir."

Günün Diğer Haberleri