Bakan Çiftçi, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yılında Anadolu Ajansına (AA) değerlendirmelerde bulundu.
Bazı gecelerin milletlerin kaderini değiştirdiğini, devletlerin yönünü belirlediğini ve gelecek nesillere yol gösteren bir şuurun temelini oluşturduğunu ifade eden Çiftçi, 15 Temmuz'un da böyle bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Çiftçi, 15 Temmuz'da milli iradenin vesayet odaklarına karşı kesin zaferini ilan ettiğini vurgulayarak, milletin o gece kendisine vurulmak istenen prangaları kendi elleriyle kırdığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz'u, Kurtuluş Savaşı'nın ardından milletin son bir asırda yazdığı en büyük destan olduğu kadar milletin küllerinden yeniden doğuşunun hikayesi olarak nitelendirdiğini hatırlatan Çiftçi, "10. yılında görüyoruz ki 15 Temmuz yalnızca bir gecenin, yalnızca bir kalkışmanın adı değildir. Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. Bu yönüyle 15 Temmuz'u doğru okumak, sadece geçmişi anlamak bakımından değil, geleceği korumak bakımından da milli bir mecburiyettir." değerlendirmesinde bulundu.
"Örgütün tamamen etkisiz hale geldiğini söylemek mümkün değildir"
Son 10 yılda FETÖ'nün Türkiye içindeki yapılanmasının önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Çiftçi, 15 Temmuz sonrasında yürütülen kapsamlı adli ve idari çalışmalar neticesinde örgütün kamu kurumları başta olmak üzere eğitim, finans ve sivil toplum alanlarındaki açık ve kurumsal yapılanmasının büyük ölçüde deşifre edildiğini, devlet kurumları içindeki etkinliğinin ortadan kaldırıldığını bildirdi.
Çiftçi, bu süreçten sonra örgütün, açık yapılanma modelini terk ederek daha gizli, hücre tipi bir yapıya yöneldiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Mensuplar arasındaki irtibat asgariye indirilmiş, kimliğini gizleyen unsurlar aracılığıyla mevcut taban korunmaya çalışılmıştır. Örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından, örgütün en üst karar organı olan ve çoğunluğu Amerika ile Avrupa'da yaşayan 12 kişilik 'İcra Heyeti' isimli oluşum yönetimde tek söz sahibi haline gelmiştir. Bununla birlikte örgütün tamamen etkisiz hale geldiğini söylemek mümkün değildir. Mensuplar arasındaki dayanışmayı sürdürme girişimleri, yurt dışı yapılanmalarla irtibat çabaları ve gizli faaliyet yürüttüğü değerlendirilen unsurlar ilgili birimlerce yakından takip edilmektedir. Bugün örgüt, açık eylemden çok algı oluşturma, propaganda ve uygun şartların oluşması halinde yeniden yapılanma arayışındadır."
Örgütün haberleşmede kullandığı ByLock uygulamasına ilişkin veri analizleri ve ele geçirilen dijital materyal üzerindeki teknik çözümleme çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü aktaran Çiftçi, gizli yapılanmaların tespiti, kripto unsurların deşifresi, finansal ve organizasyonel ağların ortaya çıkarılması ile yurt içi ve yurt dışı bağlantıların takibinin kesintisiz devam ettiğini ve elde edilen her yeni bulgunun hukuki çerçevede yargıya intikal ettirildiğini söyledi.
Çiftçi, ihanetin yöntem değiştirmesinin, ihanetin sona erdiği anlamına gelmeyeceğine dikkati çekerek, "İlgili birimlerimiz, örgütün yönetici kadrolarındaki, Türkiye içindeki ve dışındaki unsurların yeniden yapılanma gayretlerini büyük bir titizlikle takip etmektedir. Bu konuda asla rehavete kapılmadan, her türlü istihbari veri dikkatle değerlendirilmektedir. Nitekim, önceki gün 968 kişiyi kapsayan operasyonlarımız kararlı takip ve mücadelemizin göstergesidir." diye konuştu.