CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, şunları kaydetti:
"Soma’da, Ermenek’te, İliç’te, Gebze’de, Dilovası’nda, Kartalkaya’da rejim kendi suçlularını koruyor. Bu yozlaşma Türkiye’yi ‘kolay ölümler ülkesi’ haline getirdi. Devleti bu hale getirenler istedikleri her şeyi yapıp, asla hesap vermeyecekleri bir düzeni kurdular. Nasıl ki hakkını arayan herkes rejime tehdit görülüyorsa, bu yönetime karşı seçim kazananlar, bu yönetimi değiştirmeyi taahhüt edenler de tehdit olarak görülüyor. Tıpkı 19 Mart darbesinde Ekrem Başkan’a ve arkadaşlarımıza yapılanlar gibi. Bu iktidara göre Türkiye’de cezalandırılması gereken tek suç, AK Parti’ye karşı demokratik tehdit oluşturmak; muhalefet eden kim varsa susturmak, ya hapse atmak, ya da bir şekilde bertaraf etmek. Gazeteciler, sendikacılar, siyasetçiler cezalandırılıyor. Bu rejim, hakkını arayan millete karşı ve çıkış yolu arayan siyasete karşı savaş açmış durumda. En son hedef Ataşehir Belediye Başkanımız olmuştur; Onursal Adıgüzel. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir evladı. Çocukluktan partide büyümüş, Gençlik Kollarında çalışmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev almış, ön seçimle milletvekili olmuş, üç dönem görev yapmış. Kendi isteğiyle, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına inanıp, milletvekili adayı olmamış. ‘Kazanırsam yürütmede görev alırım’ demiş. Kazanamamışız, mücadeleye devam etmiş. Belediye başkan adayı olmuş. AK Parti’nin Kadıköy’den koparıp kendine ayırdığı Ataşehir’de aday gösterilip, yüzde 56 rekor oyla; hem de ittifaksız yüzde 56 ile başkan seçilmiş.
"Ne zamanki yerel seçimleri kazandık, yönetimin seçimle gideceğini gösterdik, o gün bugündür huzurumuz yoktur"
Ne zaman ki yerel seçimleri kazandık, Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yönetimin seçimle gideceğini gösterdik. O gün bugündür huzurumuz yoktur. O gün bugündür saldırı altındayız. Bizimle siyasi rekabet edemeyen, hizmette yarışamayanlar, partilerinin gençlik, kadın kollarına, ana kademesine güvenmeyenler; AK Parti yargı kollarıyla üzerimize saldırmaktadır. Onlardaki esas korku, Allah korkusu yerine sandık korkusudur. Her türlü suça bulaşmışlar ama bunları işlerken Allah’tan korkmamışlar. Şimdi sandıktan ve sandıktan sonra ortaya çıkacak hukuk devletinden korkmaktadırlar.
397 gündür Türkiye’nin huzurundan ve refahından çalıyorlar. Ellerinde Ekrem Başkan’ı mahkum edecek hiçbir kanıt yoktu. Sekiz ay eşelediler, deşelediler, orayı kazdılar, burayı sordular. Bomboş bir iddianame ile rezil oldular. Şimdi Ekrem Başkan her gün bir yalanı çökertirken, ortaya çıkan psikolojik ortamla bir başka mahkemede, Aziz İhsan Aktaş yargılaması 700 yılla yargılanan kişi serbest gezerken, iftira attıkları içerideyken en son Aziz İhsan Aktaş’ın mal varlığındaki tedbiri de kaldırdılar. Yani ‘Bu paraları dilediğin gibi harcayabilirsin’ dediler. ‘Her şeyi yapabilirsin’ dediler.
"Gelin, o birinci olduğunuz yerlerde ara seçim yapalım"
Tabi bunlar erken seçimden kaçınca bir sandık lazım bize. Koyalım milletin önüne duyursun sesini. Ki geçmişte de var örnekleri. Erken seçimin gelmesine vesile olsun. Anayasada açık hüküm var. Anayasa 78. ‘30 ay geçtikten sonra ara seçim yapılır.’ İlk 30 ayda yapacaksan yüzde 5’lik boşluk aranır, sonra ara seçim yapılır. Buradan çok net söylüyorum, çok net. Hatay bizce dolu, ama boş derseniz, orayı yine Can Atalay’la doldururuz. Afyon’da Kastamonu’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, Kocaeli’nde ve İstanbul birinci bölgede, İstanbul’da iki, diğerlerinde birer tane milletvekilliği boştur. Şunu açıkça hatırlatırım ki; o boş olan yerlerde son seçimde AK Parti açık ara birinci partiydi. Adıyaman’da da Kocaeli’nde de. İstanbul birinci bölgede de Afyon’da da.
Şimdi diyoruz ki ‘Gelin o birinci olduğunuz yerlerde ara seçim yapalım. Burada.’ Bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü milletin sandığı ilk bulduğunda ne yapacağını biliyorlar. Çünkü onlar da biliyor ki artık Adalet ve Kalkınma Partisi ne buralarda ne hiçbir sandıkta birinci parti değil. Ve onlar da görüyorlar ki kurulduğu günden beri Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi. Bu konuda 12 liderle temas ettim. Tamamı da ara seçimin bir anayasal zorunluluk olduğuna, erkense erken, araysa ara hiçbir seçimden kaçmadıklarını söyledi. Yarın Sayın Meclis Başkanı’na bu konuda ziyaretimiz olacak.
"Köy köy, kasaba kasaba, teker teker çalışacağız"
Şöyle diyorlar; ‘Efendim daha çok milletvekilinin istifasıyla yer boşalsın. Öyle yapın.’ Bugün oraya - buraya yazdırmışlar. Buna cesaret edemiyorlar. Açıkça söylüyorum Sayın Bahçeli’ye, Sayın Erdoğan’a, AK Parti’ye, onlar için yazan, çizenlere. Ara seçimin tarihini ilan edin, ara seçim yapacağınızı tüm istifaları kabul edeceğinizi, orada çeşitli çakallıklarla ve bir takım numaralarla ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir. Hodri meydan.