Özgür Özel: “En kısa zamanda sandığı istiyor, iktidara gelmeyi ve sorunları çözmeyi milletimize vadediyoruz”

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, "Yürümüyor, gitmiyor, bu iş böyle olmuyor. Zulmederek, haksızlık ederek, rakiplerini içeride tutarak bu iktidarı biraz daha sürdürebilirsin ama kendi felaketin diye gördüğün iktidar kaybına engel olmak için Türkiye’yi başka bir felakete sürüklemektesin.

SİYASET - 25-03-2026 20:01

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, "Yürümüyor, gitmiyor, bu iş böyle olmuyor. Zulmederek, haksızlık ederek, rakiplerini içeride tutarak bu iktidarı biraz daha sürdürebilirsin ama kendi felaketin diye gördüğün iktidar kaybına engel olmak için Türkiye’yi başka bir felakete sürüklemektesin. Vakit, seçime kadar bile bu işi götüremeyeceğini gösteriyor. Derhal bir buçuk-iki ay içinde milletin önüne sandığı koymak, geleceğe güvenle beş yıl boyunca bakacak bir iktidarı kurmak, millet yetki veriyorsa sana benim de başım üstüne ama artık zorla, haksızca ve bu kadar zorlamayla iktidarda kalıp bu ülkeyi felakete sürüklemek doğru değildir. En kısa zamanda sandığı istiyor, iktidara gelmeyi ve sorunları çözmeyi milletimize vadediyoruz" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Bugün anlattığımız tüm konuların birbiriyle bir bağlantısı var. Ekonomik krizin, İran Savaşı’nın, Terörüz Türkiye'nin, güvenlik alanındaki eksiklerin ve 19 Mart darbesinin demokrasi ve adalete verdiği zararın. Bu beş sorunun tamamını Türkiye'de çözecek, başaracak siyasi meşruiyeti olan bir iktidar yoktur. Bunları yapacak iradesi, enerjisi, becerisi bu iktidarın yoktur. AK Parti yönetimi milletten korkan, sandıktan kaçan, bir avuç insanın ikbali için Türkiye'yi ateşe atan bir yere savrulmuştur. Bunun için basında direnen arkadaşlara şunu söylüyorum. Direndikleri de şu: Varıp da bu konuyla ilgili bir mücadele verdikleri yok da. Bu kendilerini Adalet Bakanlığı’ndan arayan kriminal, her tarafı kirli ilişkilerle dolu kişi; arayıp diyor ki gazeteci arkadaşları, ‘Tarafınızı belli edeceksiniz. Ya bizim ya onların tarafında olacaksınız.’ ‘Bizim’ dediği ya yalana, iftiraya, haysiyet cellatlığına taraf olacaksınız ya da ‘Karşımızda olduğunu biliriz’ deyip onları tehdit ediyorlar. Bu tehditlere rağmen yine de o haysiyetsize direnenlerin direncini sürdürmeleri en büyük tavsiyemdir. O tehditlerle ya da o tehdidi edenlerle birlikte iş tutanlar, tarihe mesleklerini bir siyasi operasyona ait olan, adalet değil adaletsizliğin dayatıldığı, haklıyı-haksızı vicdanında bildiği halde bu baskıya karşı teslim olanların arasında yer alacaklar. Tarih günü gelince hepimizi bir yerlerde yazacak. Elbette kolay değil ama bu haysiyetsizliğe, bu vicdansızlığa teslim olmanın yaptığınız meslekle, bulunduğunuz pozisyonla ve gelecekte kendinizi torunlarınıza, çocuklarınıza izah edebilecek bir pratikle asla ve asla bağlantısı yoktur.

"Biz bu ülkenin sorunlarını çözmeye talibiz"

Tepemizde dronlar geldi, Anadolu’ya düştü. F16 kaldırıp, saatlerce takip edip dron düşürdük. Bugün Kıbrıs’ı korumak için F16 yollama dışında bir seçeneğimiz yok. Bunları söyleyince Erdoğan diyor ki 'Selden kütük kapmayın.' Selden kütük kapan yok ama bu kütükler niye sele kapıldı, onu sormak suç mu? Bizim kütükler niye sele kapıldı? Yoksa Türkiye’nin elindeki hava savunma sisteminin en güçlü olması gerektiğini en çok anlatanlara, şimdi dönüp hiç onları söylememiş gibi 'Susun kardeşim, bir şey söylemeyin' diyorlar. Bugün CHP’nin doğru bir güvenlik, doğru bir savunma hattı için kurduğu söze katkı sağlayanlara da yıllarca kulak tıkayanlara söylüyoruz: Biz bu ülkenin sorunlarını çözmeye talibiz. Biz ülkeyi barıştırmaya, kucaklaştırmaya talibiz. Terörsüz ve demokratik bir Türkiye’yi yönetmeye talibiz. Darbeci anlayışı bu topraklardan söküp atmaya talibiz. Ekonomik krizi bitirmeye talibiz. Bölgesinde Türkiye’yi yeniden saygın, sözü dinlenir bir ülke yapmaya, batı ittifakının bir parçasıyken Rusya ile de iyi komşuluk ilişkileri kurabilecek diplomatik beceriyi tekrar hayata geçirmeye talibiz. Ne Türk dünyasının ne Balkanların ne Orta Doğu'nun uzağında değiliz; her biriyle gönül gönüleyiz. En sıkı bağları kurmanın ve bunları doğru bir şekilde yönetmenin de erbabıyız. Yıllar önce gelenler, Irak’taki yapılacak operasyonu karşılığında tezkere sözü verenler, onun karşılığında Türkiye’den Amerikan desteğiyle Türkiye’de iktidar sözü alanlar, bugün Türkiye’de meşruiyetlerini kaybetmiş, Amerikan desteğiyle Barrack’ın deyimiyle 'Türkiye’de olmayan meşruiyeti Trump’tan dilenmekte, karşılığında Türkiye’nin tüm çıkarlarını terk etmektedirler.'

"Meşruiyeti Anadolu’da gören, sandıkta gören bir partiyiz” 

Biz CHP olarak nadir toprak elementlerini söz vermeden, pahalı LNG’ye muhtaç kalmadan, yarısını Boeing alıyorsa, yarısını Avrupa’da üretilen uçaklardan almanın sözünü verebilerek, tüm dengeleri kurarak, kimseye teslim olmadan bu ülkeyi dimdik ayakta yönetmeye talibiz. Karşımızdakilerin kurduğu, İsrail ile kayıkçı kavgası yapan, Trump’ın geleceğini kendi geleceği için garanti gören, o yüzden Trump’ın her politikasına körü körüne destek veren ve Türkiye’yi Avrupa’dan koparan, Rusya ile yeniden düşmanlaştıran, İran’a yapılan zulme sessiz bırakan ve bütün dengeler içinde başkasının planının parçası kılan bu yönetim anlayışına karşı; dimdik, dirayetli, ne söylediğini bilen, geçmişiyle gurur duyan, geleceğinden endişesi olmayan, gücünü milletten alan, meşruiyeti Anadolu’da gören, Trakya’da gören, sandıkta gören bir partiyiz.

Günün Diğer Haberleri