Dünya
Giriş Tarihi : 04-06-2022 12:15   Güncelleme : 04-06-2022 12:16

Türkiye-İsrail doğal gaz boru hattı projesi avantajlı bir konum kazanıyor

Bar-İIan Üniversitesi Siyasi Çalışmalar Departmanı Doktor Öğretim Üyesi Elai Rettig, son aylarda yaşanan pek çok gelişmenin bir İsrail-Türkiye gaz anlaşmasını finansal olarak daha önce hiç olmadığı kadar uygulanabilir hale getirdiğini söyledi.

Türkiye-İsrail doğal gaz boru hattı projesi avantajlı bir konum kazanıyor

Bar-İIan Üniversitesi Siyasi Çalışmalar Departmanı Doktor Öğretim Üyesi Elai Rettig, son aylarda yaşanan pek çok gelişmenin bir İsrail-Türkiye gaz anlaşmasını finansal olarak daha önce hiç olmadığı kadar uygulanabilir hale getirdiğini belirterek, "Ancak bölgesel siyasi mevzular, örneğin belki Kıbrıs'ın anlaşmada bir miktar katılımı olması gibi, bu anlaşma kapsamında çözülmeli." dedi.

Rettig, AA muhabirine, Türkiye ve İsrail arasındaki mevcut diyalogda enerji iş birliğinin ana konulardan birini oluşturduğunu, bu iş birliğinde asıl potansiyel alanın da İsrail'in Leviathan sahası ile Türkiye arasında denizin altından bir boru hattının döşenmesi olduğunu söyledi.

Ortak gaz üretiminde iş birliği ile Doğu Akdeniz'de petrol ve gaz aramasına yönelik daha fazla özel şirketin teşvik edilmesi gerektiğine işaret eden Rettig, "Ancak iki taraf, diyalogun önceliklerinde tam anlamıyla anlaşmış değil. Türkiye tarafı, diyaloğun merkezine enerji iş birliğini koymaktan ve diğer süregelen siyasi meselelerin daha sonra tartışılmasından yana. İsrail tarafı ise uzun vadeli bağlayıcı herhangi bir enerji ticaret anlaşmasına varmadan önce, İsrail ve Türkiye arasında daha pozitif bir siyasi atmosferin oluşturulmasını istiyor. İki taraf da enerji ticaretini pozitif ve önemli görüyor ancak bu, geçmişteki ilişkilerin daha kapsamlı bir yeniden konumlandırılması kapsamında ele alınmalı." diye konuştu.

Rettig, 2015'te İsrailli gaz şirketleri ile BOTAŞ'ın iki ülke arasında bir doğal gaz petrol boru hattı kurulmasına yönelik olgunlaşmış olan görüşmeler yürüttüğünü, bu görüşmelerin gazın fiyatındaki anlaşmazlıklardan ötürü tıkandığını anımsattı.

İsrail'de ihraç edilen gazın fiyatının iç piyasada satılandan daha ucuz olamayacağına dair bir kanunun olduğunu vurgulayan Rettig, şöyle devam etti:

"Bu nedenle görüşmeler 7 yıl kadar dondurulmuş oldu. Ancak son aylarda yaşanan pek çok gelişme, bu projeyi öncekinden daha uygulanabilir hale getirdi ve iki tarafın da yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Bu gelişmeler, ABD Dışişleri Bakanlığı Enerji Güvenliği Danışmanı Amos Hochstein'ın EastMed projesini ABD'nin artık desteklemediğini açıklaması, Türkiye'nin İran'dan gelen tutarsız gaz ithalatını ikame etmeye yönelik artan ihtiyacı -ki son kış mevsiminde güneydoğuda ciddi elektrik kesintilerine yol açtı- ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle zaten yüksek seyreden doğal gaz fiyatlarının daha da artması. Bu da İsrail gazını Türkiye için daha kazançlı hale getirdi. Tüm bunlar bir İsrail-Türkiye gaz anlaşmasını finansal olarak daha önce hiç olmadığı kadar uygulanabilir hale getiriyor. Ancak bölgesel siyasi mevzular, örneğin belki Kıbrıs'ın anlaşmada bir miktar katılımı olması gibi, bu anlaşma kapsamında çözülmeli."