Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin düzenlediği Emekliye Adalet, Dul ve Yetim Ailelerine Ekonomik Güvence Çalıştayı'na katıldı. Ümit Özdağ, çalıştayda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Türkiye'de 16 milyon emekli, dul ve yetimden oluşan bir kitle var. Çok büyük bir kitle bu. Bu 16 milyon emekli, dul ve yetim kitlesine 2 kişiyi daha emekli olarak eklemeliyiz ki Türk ekonomisi işçisiyle, köylüsüyle yola doğru devam edebilsin. Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'yi emekliye sevk ettiğimiz gün diğer sorunların da çözümüne başlamak için için ilk adımı atmış oluruz çünkü AK Parti iktidarının uyguladığı yanlış politikalar, Türk ekonomisini ağır bir buhrana sürüklemiş durumda. Ekonomik buhran artık kriz değil. Kriz üç ay olur, altı ay olur, bir sene olur, 1,5 sene olur. Ama 8 seneden bu yana eğer Türk milletinin yüzde 80'inden fazlasının milli gelirden almış olduğu pay azalıyor ise yani sokak lisanıyla, siyasetin gerçek lisanıyla, yüzde 80'den fazlası fakirleşiyor ise bu bir ekonomik kriz değil, bu büyük bir ekonomik buhrandır. Ve bu buhran insanlarımızı fakirleştirirken; sadece sabit gelirlileri, sadece dar gelirlileri değil, Türk sanayicisini de bir yıkıma, çöküşe sürüklemekte, Türk çiftçisini de borçlu ve üretimden kopma noktasına doğru götürmekte ve toplumun bütün kesimlerinde küçük, yandaş bir azınlık, bir rantiye dışında adeta tüketmektedir.
"Zenginlikleri Türk milletinin lehine paylaştıracağız"
Antalya'da şimdiye kadar hiç Türk turist grubu yaşlı, emekli görmedik. Çünkü emekliler köşedeki kahveye gidip günde üç çay içmeye zorlanıyorlar. Anadolu'da bir kahvede bir çay 10 lira, üç çay ise 30 lira. 30 ile çarpın 900 lira. Maaşını 16 ile 17'de birini nasıl versin, mümkün mü? Bunun için yola çıkarken vereceğimiz söz size, bütün emeklilere; zenginlikleri Türk milletinin lehine paylaştıracağız. Türk çalışanının, Türk işçisinin, Türk emekçisinin, Türk sanayicisinin, Türk esnafının lehine paylaştıracağız. Emeklilerin özlük haklarını iyileştireceğiz.
2008 değişikliğine kadar aylık bağlama oranı yüzde 70'ti, 2008'de bu yüzde 30'a indirildi. Derhal yüzde 70'e çıkartacağız. İlk yapılacak iş bu. Yine refah katkı payı kaldırıldı. Eskisi gibi yüzde 100 olarak vereceğiz. Ve emeklilerin temel yaşamsal ihtiyaçlarını güvence altına alacak düzenlemeler gerçekleştireceğiz. Burada verilen örneklerden bir tanesi. Çok olumlu bir örnektir OYAK örneği. OYAK sadece bir gelir oluşturma değil aynı zamanda bir kaynak oluşturma sistemi. OYAK'ın oluşturduğu kaynakla Türkiye'de birçok sanayi hamlesi yapıldı. Fabrikalar inşa edildi. Ve ortaya istihdam alanları çıktı. Büyük bir politikti şimdi o da AKP'nin yanlış politikalarının kurbanı oldu. Ama ilki olarak doğrudur. Bu modelden Türkiye'nin öğreneceği ve geliştirerek daha mükemmelleştireceği, kesinlikle bazı temel veriler olduğunu düşünüyoruz.
"Türk milleti sizin Öcalan'la yaptığınız pazarlılıklara evet diyecek mi, sizi sandıkta oynasın"
Bütün bunları yapabilmek için de önce yapmamız gereken şey Türkiye'nin erken genel seçime gitmesini sağlayacak bir siyasi atmosferi oluşturmaktır. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir narkoterör örgütünün lideriyle devletin ve cumhuriyetin yasalarının ve karakterinin konuşulduğu bir ortamda, ekonomik buhranda yaşam savaşı veren kitlelerin dikkatinden bazı şeylerin kaçırılmaya çalışıldığının da farkındayız. Ama Türk milleti pazarda torbasını doldurmak için ki dolduramıyor, mücadele verirken başka milletlerde olmayan yüksek devlet şuuruyla karnı aç bile olsa devletine sahip çıkmayı ve savunmayı bilen bir millettir. Gelin erken genel seçim yapalım. Türk milleti sizin Öcalan'la yaptığınız pazarlılıklara evet diyecek mi demeyecek mi; genciyle, çalışanıyla, emeklisiyle sizi sandıkta oylasın."




















