Fidan, Davos ziyareti kapsamında "On the Record" programında Hadley Gamble'a mülakat verdi.
Gazze'ye yönelik girişimde yatırım eksikliği yaşandığına işaret eden Fidan, dışarıdan yatırıma ihtiyaç olduğunu ancak çoğu maddi desteğin devletlerce verildiğini söyledi.
Fidan, Türkiye'nin Gazze'ye olası asker gönderme ihtimaline yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze Barış Planı'na katkı sağlamak için Türkiye'nin gücü dahilinde her şeyi yapmaya hazır olduğunu söylediğini hatırlattı.
Türkiye'nin Barış Kurulu'nun parçası olduğunu anımsatan Fidan, Ankara'nın Gazze'ye ilişkin yürütme komitesinde de çalıştığını ve çok ciddi insani yardım faaliyetleri yürüttüğünü dile getirdi.
Fidan, Türkiye'nin bu çerçevede Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücü'nün bir parçası olmaya hazır olduğu mesajını vererek, "Ancak bu konu, daha geniş bir uluslararası toplum içinde yürütülecek tartışmalara bağlı. Bunu dışlamıyoruz; yapmaya istekliyiz. Ancak söylediğim gibi, bu konu belli ülkeler arasında tartışılmalı ve uzlaşı sağlanmalı. Sürecin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmaları durdurabileceğine inandığını vurgulayan Fidan, İsrail'in ateşkesi defalarca ihlal ettiğinin altını çizdi.
Fidan, Türkiye'nin İsrail üzerinde "gerçek anlamda baskı kurabilecek tek kişinin" ABD Başkanı Trump olduğuna inandığını belirtti.
Trump'ın "farklı lobilerin hedeflerinden" bağımsız olduğuna inanıldığına işaret eden Fidan, Trump'ın bu sebeple bağımsız düşünebileceği ve hareket edebileceği değerlendirmesini yaptı.
Fidan, "(Trump) Eğer isterse, İsrail üzerinde baskı kurma ve İsrail'in yanlış davranışlarını durdurma kapasitesine sahip." dedi.
İran'daki durum
Fidan, İran'ın coğrafyada komşu ve büyük bir ülke olduğunu anımsatarak, İran'da yaşananların, Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini düşündüğünü söyledi.
İran'daki meselelerin geniş bir coğrafyayı etkilediğine işaret eden Fidan, "Bu sebeple İran'daki istikrar, hepimiz için önemli." dedi.
Fidan, bu nedenle İran ve uluslararası topluma, sorunlarını güç kullanmak yerine diyalog yoluyla çözmeleri yönünde tavsiyelerde bulunulduğunun altını çizerek, diyaloğun, sorunları çözmenin tek yolu olduğunu bildirdi.
2025'teki ABD ve İsrail ile İran'ın çatışmalarını anımsatan Fidan, Washington yönetimince dillendirilen "yeni bir kinetik müdahale" ihtimalinin çözüm olmadığını belirtti.
Fidan, İran'daki kamuoyu muhalefeti, protestolar ve gösterilerin; rejime ve hükümete gerekli mesajları vermediğini söyleyerek, buna rağmen Tahran'ın uluslararası sistemle yaşadığı sorunlar sebebiyle ekonomi ve diğer alanlarda halkına imkanlar sunmasının kolay olmadığı tespitini yaptı.
İran'ın bu sebeple, belirli fırsatları elde edebilmek amacıyla dış ve bazı güvenlik politikalarında değişikliğe gitmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, İran ya da İran çevresindeki olayların İran'da rejim değişikliği yaşanmasına neden olacağına inanmadığını ve bundan bahsetmediğini söyledi.
Fidan, ABD'nin İran'a "müdahale etme olasılığı" sorusuna, "Amerikalı arkadaşlarıma bunu yapmamalarını tavsiye ederim. Çünkü zaten İran'a çok fazla baskı uyguluyorlar. Yaptırımlar, İran ekonomisine büyük zarar veriyor." yanıtını vererek, İran'daki gösterilerin de bununla bağlantılı olduğuna işaret etti.
İran'ın müzakereye hazır olduğunu ama doğru şekilde müzakere etmenin bir yolunun bulunması gerektiğini belirten Fidan, İran'ın "köşeye sıkışmış" hissetmesi halinde en kötü senaryo için hazır olacağına işaret etti.
Fidan, "Sorunu çözmek gibi tek bir samimi niyet varsa, bir fırsat olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.















