Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylemleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 18'inci gününde haklarını almaları ile sona erdi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu'nun dün tutuklanması nedeniyle işçilerin zafer kutlaması buruk geçti.
İşçilerin zafer kutlamasına çok sayıda siyasi parti, siyasetçi, sivil toplum kuruluşu ve vatandaş katıldı. İşçiler, “Zafer direnen işçinin oldu” sloganı attı.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Avukatı Mürsel Ünder, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"An itibariyle direnişimiz kazanımla sonuçlanmıştır ve an itibariyle direnişimizi bütün işçi arkadaşların oy birliğiyle beraber sonlandırmaya karar verdik. Doruk Madencilik'te üç kere işçi arkadaşlar bir hak arama mücadelesi içerisine girmişlerdi. Üçüncüsünde yine Yıldızlar Holding'e bağlı olan Elazığ'daki Eti Gümüş işçileriyle birlikte yürütüldü bu mücadele. Bugün itibariyle biz bu direnişin de talepleri arasında olan tüm taleplerle ilgili olarak bir uzlaşıya vardık. Biliyorsunuz, daha öncesinde Doruk Maden işçilerinden kıdem tazminatları, ücret alacakları ödenmeyen arkadaşlarla ilgili olarak ve Elazığ'daki Eti Gümüş işçilerinin ödenmeyen ücret ve alacaklarıyla ilgili olarak geçen hafta içerisinde ödemeler yapılmıştı. Fakat bu direnişin bir kısım talepleri arasındaydı. Onun dışında da direnişimizin diğer talepleri arasında, bildiğiniz gibi, Çalışma Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu rapor içeriğindeki taleplerle ilgili olarak direniş devam etti.
Bu taleplerle ilgili şirketle çeşitli şekillerde müzakerelere girdik, çeşitli şekillerde görüşmeler yapıldı. Şirketle görüştüğümüz aşamaların tamamında müfettiş raporu içeriğindeki tartışmaları bir kenara bırakarak çözüm yöntemi konusunda başka bir çözüm yöntemine girdik. O çözüm yönteminde de bir total ödeme, bizim alacaklarımızın, düşündüğümüz alacaklarımızın karşılığında olan bir total ödeme miktarı vardı. Bu total ödeme miktarı üzerinden anlaştık. Biliyorsunuz, biz sendika olarak tarzımızda kendi başımıza ya da işte oradaki müzakereci heyetin tam yetkisi yoktur görüşmeyle ilgili. Asıl karar alma mekanizması tüm işçilerle beraber alınmıştır. Müzakerenin sonrasında işçilerle yaptığımız toplantıda istisnasız, firesiz bir şekilde, oy birliğiyle, müzakerede belirlenen çerçeve içerisinde belirlenen tutar üzerinden talep konusu tüm yasal hakların tamamının anlaşma konusu edildiği bir şekilde bir çerçeveye varıldı. Bu nedenle talebimizle ilgili olarak alacaklarımızın yüzde 100'ü karşılanmış oldu.
Burada şöyle bir sıkıntımız var, kamuoyunun belki de bu konuda haklı eleştirileri de olabileceğini görüyoruz ama her zaman için açıklıkla yürüttük. Biz alacakların yaklaşık dörtte birlik bir kısmı şu an itibariyle hesabımıza yattı. Kalan kısımları arabuluculuk anlaşması yapılarak, mahkeme ilamı niteliğinde bir belgeyle, arabuluculuk anlaşması yapılarak kırk gün içerisinde toplamda ödenmesine ilişkin bir karar verildi. Bakanlıkların sözleriyle ilgili değil, biz bunlara, bu sözlere kıymet verdik ama bu sözlerin yerine getirilmediği durumda da geri çekildiklerini gördük. Dolayısıyla da bir mahkeme ilamı niteliğinde bir belgeye bağlayarak 40 günlük bir ödeme çerçevesi içerisinde yapıldı. Direnişi sonlandırma ile ilgili de genel çerçevemiz, biz ödememiz hesabımıza geçene kadar, hesabımızda görmeden direnişi sonlandırmayacağımıza karar vermiş olduk. Bugün mesai bitimine doğru, saat 5 civarında bütün arkadaşların ödemelerini, ilk parça olarak ödenmesi taahhüt edilen tüm ödemeler gelmiş durumda."















