En iyi ihtimal apati olur ya da partiye ve kendisine antipati olur. Bir daha da asla ve asla onaramayacakları yaralar açarlar partiye” dedi. Özel, baskın seçim olasılığına ilişkin bir soru üzerine, "Kasımda baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm Meclis’te. Adayımızı çıkarırız, cumhurbaşkanını değiştiririz" dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yaptığı görüşmenin sorulması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizim kata gelmişler oradan biliyorum. Daha önce de bizim baba ocağına gelmişlerdi pazar sabahın köründe. Ümit ediyorum, Devlet Bey bu meseleden duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. Çünkü Devlet Bey’in değerlendirmelerini önemli buluyorum. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı aynı gün değişmişlerdi ve eş zamanlı göreve başladılar. Sonra yaşadığımız sürece bakınca o kabine değişikliğinin bize özel olduğunu anladık. Ümit ediyorum, Devlet Bey ile yaptıkları görüşmeden sonra, bu devletin geleneklerinde olmayan bu tip işler; yani yürütmenin doğrudan yargıya karışması, yani Adalet Bakanı Cumhuriyet tarihinde ve bence dünya hukuk tarihinde bir mahkeme kararı açıklandıktan dakikalar sonra yürütmenin bir üyesi olarak çıkıp da kendince bunun demokrasi tarihi açısından önemli bir karar olduğu gibi, karar güzellemesi yapması, değerlendirme yapması bu büyük hukuksuzluğun neresinde olduğunu tam olarak söylüyor. Aslında bu korkunç sürece imzasını atmış oldu. Tarihe o yönüyle geçti. Türkiye'de de dünyada da örneği yoktur. Kuvvetler ayrılığının kuvvetler hiyerarşisine, kuvvetler birliğine dönüştüğü noktada imza eseridir o gün yaptığı basın toplantısı.”
“BUTLANCI, ‘VATANDAŞ ZAMANLA BENİMLE EMPATİ KURAR’ DİYE BEKLEMESİN”
Bugün, o gün sokaktaki tepkinin 10 katı var. Bu öfke beni hem üzüyor hem ürkütüyor. Ben İzmir'de insanların gözündeki öfkeyi hiçbir yerde görmedim. Bugün siz bir miktarını burada gördünüz. O yüzden sokağı dinlememek, duygu durumunu ölçmemek, seçmenin beklentisine ya da eleştirisine duyarsız kalmanın ne noktaya getireceği ortadaydı. Aynen şu anda da bunu görüyorum. Kemal Bey umursamadı bunu. ‘Geçer’ dedi. Mesela neden bu kararı bayram öncesi aldılar? ‘Bayramda sönümlenir.’ 19 Mart'tan sonra da ‘Saraçhane'den sonra bu iş de sönümlenir' diyorlardı. Ben o işin nasıl sönümlenmeyeceğini söylemiştim. Bayram bitti. Öfke daha büyük. 'Biraz bekleriz, biter.’ Bitmez. Bu öfke sönerse hiçbir seçmen dönüp de Kemal Bey ile empati yapmaz. Apatidir o vakitten sonra gelişen duygu. Yani ilgisizlik, uzak durma, küskünlük, sandığa gitmeme ya da kalıcı kayıplar, partiye antipati. Yani bir butlancı, ‘Herhangi bir vatandaş zaman geçince benimle empati kurar’ diye beklemesin. En iyi ihtimal apati olur ya da partiye ve kendisine antipati olur. Bir daha da asla ve asla onaramayacakları yaralar açarlar partiye. O noktadayız."















