CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
"Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet emniyet müdürü varken emniyetteki emniyet imamının paralel olduğunu bilir. Ya da bu millet seçilmişler varken atanmış paralelleri bilir. Bu millet paralel devleti kim atadıklarına yönettirdi ve seçilmişler onlara teslim olursa nasıl kukla gibi kaldılar, direnenlere ya da o paralele teslim olmayanlara ne kötülüklerin yapıldığını da bu grup da bilir bu millet de bilir. Onun için her şeyi yapın ama bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni FETÖ’cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe ‘ayaklanma’, her meydana ‘sokak çağrısı’, her mitinge ‘sokakları karıştırmak, Türkiye’yi karıştırmak’ diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini, bu CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla CHP’ye ‘paralel yapı’, ‘FETÖ’ ya da namuslu arkadaşlarımıza ‘hırsız’, atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp ‘arınacağız’, ‘atacağız, ‘satacağız...’ Böyle bir şeye teslim olursak biz CHP olmaktan çıkarız. Elbette hukuka sığınacağız, elbette hukuka güveneceğiz, elbette bağımsız yargının her şey olduğunu bileceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız, yargı kollarını dağıtacağız.
KILIÇDAROĞLU’NUN KURULTAY AÇIKLAMASINA YANIT
Şimdi bu yaşananlarla birlikte ‘Tedbir var, kurultay yapamayız’ diyenlerin ‘Kurultay sürecini başlatacağız’ açıklamasını duyduk. Burada tarihi fırsat ve eşik şuradadır: Madem ki kurultay yapılacağına, yapabileceğinize ikna oldunuz ki başka yolu yoktur. Madem ki mahalle, ilçe, il seçimleri tamammış, bir tek kurultayı ortadan kaldırmış istinafın kararı. O kurultayı yapmalısınız. Yapacaksınız başka çaresi yoktur. ‘Birkaç ay sonraya söyleyelim, bir takvim ilan edelim. Bir yıla yayalım, AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa, o seçime o şekilde yakalanalım.’ Burada yapılacak iş daha önce 111 milletvekilinin imzayla çağrıda bulunduğu, 26 Temmuz tarihini geçirmeden bir kurultay yapmaktır. Aksi takdirde parti altı yıldır kurultay yapmamış pozisyonda kalmaktadır. Seçime girmesi tehlikeye girmektedir. Kurultay yapabileceğinizi gördünüz, ‘Şimdi takvim başlatacağım. Bir-bir buçuk yıla yayacağım. Seçimlere bir yıl kala nasıl olsa ertelenecek. Ben bu partinin başında seçime gideceğim’ derseniz bu memlekette tek umudu CHP, tek umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin, herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz; onlara bir kabusu yaşatır ve onları ebediyen sandıktan koparır, onların umutlarını kırar, onları geri dönülmez bir şekilde kaybedersiniz, kaybettirirsiniz.
“ESKİ NESİL SİYASETİ GERİDE BIRAKTIK”
Biz Türkiye’de yeni bir siyasetin önünü açıyoruz. Yorulan, yaşlanan, tükenen bir siyaseti geride bıraktık. Eski nesil, köhneleşen siyaseti geride bıraktık. Yeni nesil bir siyaseti kuruyoruz. Ama bunu yeni nesille kurmuyoruz, Onuncu Yıl Marşı’ndaki gibi ‘her yaştan gençlerle’ birlikte kuruyoruz. Butlancı var orada, 34 yaşında, demokratik olarak örümcek kafa. Nasıl vaktiyle yapılmış olan darbelerden medet umanlar ‘Aman paşam’ diyenler varsa 30-34 yaşında örümcek kafa butlancı da var, 74 yaşında evden terlikle fırlamış, gelmiş, burada CHP’yi korumaya gelen gençler de var. O yüzden hep beraber yürüyeceğiz arkamıza bakmadan. Dönüp de bakarsak arkada dostlarımızın yürüdüğünden, yiğit insanların yürüdüğünden emin olarak; dönüp de bakarsak ‘Kimse geride kalmasın’, TOMA’nın arkasında kimseyi bırakmamak için bakarak. Değişime doğru, yeniye, iyiye, güzele doğru yürüyeceğiz. Herkes bilsin ki vakti gelmiş bir değişimin üstünde kimse duramaz. Milletin yürüyüşünün önüne kimse set çekemez. Milletin önüne çıkmak isteyenler bilsin ki önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır.















