CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında İşçi Bayramı yaklaşırken önce Türk-İş'i ziyaret ettiklerini, Hak-İş ziyaretlerinin Genel Başkan Mahmut Arslan'ın cenazesi ertelendiğini, 1 Mayıs'ta ise DİSK'in, KESK'in, TMMOB'un ve TTB'nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda ki mitinge katıldıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıl dönümü törenine katılamamıştık. Çarşamba günü AYM Başkanımız Kadir Özkaya'yı ve mahkeme üyelerimizi ziyaret ettik, tebriklerimizi ilettik. Cumartesi günü 107'nci eylemimizi Karabük'te meydanlara sığmayan, bütün Türkiye'ye umut olan eylemimizi yaptık. Dün erken saatlerde Cumhurbaşkanlığ Aday Ofisimizde çalışmalarımızı başlattık. Ve ardından yaptığımız basın toplantısıyla 4 Mayıs itibarıyla tüm seçilmişlerimizle birlikte, örgütümüzle beraber, sandık görevlilerimizle beraber, 81 ilde 973 ilçede sahaya çıktık ve büyük seferberliği başlattık. Bugünlerde Ankara'da il ilçe örgütü ağırlamak yerine örgütlerimizin illerde ilçelerde beldelerde köylerde çaldıkları kapılar tarafından nasıl ağırlandıklarını ve iktidar yürüyüşümüzü nasıl anlattıklarını görmek istiyoruz, bütün örgütümüze kolay gelsin.
"TÜİK bile aylık enflasyonu yüzde 4.8 olarak ilan etti"
Tüm kadrolarımızla seferberllği başlattığımız gün yeni enflasyon verileri açıklandı. Nisan ayında aylık enflasyon TÜİK tarafından yüzde 4,8 olarak ilan edildi. TÜİK bile aylık enflasyonu yüzde 4,8 olarak ilan etti. Yıllık enflasyon 30'dan 32,4'e yükseldi. Yani TÜİK'e göre bile geçen sene bugün 100 lira olan bir mal ya da hizmet ortalama 132 liraya çıkmış durumda. Tabii ki bu gıdada çok daha yüksek, belli ürünlerde çok daha yüksek. Ama TÜİK'in sepetinin o enflasyon ortalaması geçen sene 100 lira olan mal ve hizmetler için bugün 132 lira olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16'ydı.
"Bu millet beddua etmiyor sana, bu millet senden kurtulmak için dua ediyor Allah'a"
Dünyada enflasyon Türkiye'de anlandığı anlamda bir sorun olmaktan çıktı. Dünyada enflasyonda 100 ülke var, bir yıllık enflasyonu yüzde beşin altında, Türkiye bir aylık enflasyonda yüzde beşi yakalamış durumda. Çıkmış 'Küresel krizleri yönetme kapasitemiz teyit edildi' diyor. Ve öyle bir noktada ki ya gerçekten milletin halinden rakamlardan haberi yok ya da gerçeklikten kopmuş, saraylara hapsolmuş bir iktidar görüntüsü, fildişi kulelerinden vatandaşı karınca gibi görüyor. Vatandaşı küçük görüyor. Vatandaşın aklıyla, vicdanıyla yaşadıklarıyla dalga geçiyor. Buradan Erdoğan'a söyleyeceğim şudur: O karıncanın kardeşi var. O karıncayı sana ezdirmeyiz. O karıncanın kardeşi CHP'dir.
"Türkiye yüzde 32,5'luk enflasyonuyla Avrupa'da açık ara birinci"
Türkiye yüzde 32,5'luk enflasyonuyla Avrupa'da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa'da bizden sonra enflasyonu en yüksek ülke Romanya yüzde 9,9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa'da bizim dışımızda enflasyonu çift tane olan yok. Yüzde 10'u geçen yok. Bizim yüzde 32,5. Dünyanın en yüksek beşinci enflasyonuyuz. Hem gıdada hem genel enflasyonda. Bizden kötü dört ülke var. Venezuela, Güney Sudan, İran, Arjantin. Arjantin, Venezuela, yaşadığı istikrarsızlıklar, daha geçen aylarda adamların devlet başkanını gidip alıp götürdüler, kafeste New York'ta gezdirdiler. Öbürü Güney Sudan yıllardır iç savaş sürüyor. İran dünyanın en büyük donanması kalkmış gelmiş yanıbaşına, İsrail ile birlikte bomba yağdırıyor. Bu dört ülkeden başka ülke yok ki enflasyonu bizden daha yüksek olsun. Öyle ülkeler var ki bizden iyi, adamın sabahleyin kalkıyor elinde mızrakla ava gidiyor avlanmak için, öyle ülkelerde enflasyon bizden düşük. Hep vurguyu 'İran'da savaş var. Bütün dünyada enflasyon yükseliyor'a yapıyor. Gıda enflasyonu nisan itibarıyla dünyada yüzde 2.4. Türkiye'de yüzde 35.
"Bu gemi bundan sonra böyle yüzmez, kaptan değişecek"
Ülkede bir vergi düzeni yok. Vergi adı altında bir soygun düzeni var. Yoksulu soyan, emekçiyi soyan, alın derini sömüren, yılların emeğiyle emekli edilmişleri yüz üstü bırakan, başının çaresine bak diyen, al sana 20 bin lira, al sana 23 bin lira, al sana 25 bin lira ister kira öde, ister karnını doyur diyen kirayı ödese aç bırakan, karnını doyursa sokakta bırakan bir sistem var Türkiye'de. Bir yandan da milyarlara milyar katanlar var. Bir mahallede birileri bakkalın önünden geçemiyorsa veresiyeyi kapatamadı diye, aylardır kasaba uğrayamıyorsa, öbür birisinin nasıl 500 dairelik parası olur? Ve bunun içine de oturup 'Adalet içinde bu ülkede duruyoruz, hepimiz aynı gemizdeyiz.' Siz kaptan köşkündesiniz, millet farelerin olduğu o bodrumdaki yerde duruyor. Böyle bir düzen olmaz. Bu gemi bundan sonra böyle yüzmez, kaptan değişecek."















