Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, insan kaynağının eşsiz gücünün Türkiye'yi teknoloji odaklı kalkınmada yeni bir sıçramaya hazırladığını belirterek, "Önümüzdeki dönemde nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde daha ileri seviyelere hep birlikte taşıyacağız." dedi.
Kacır, 7. AR-GE İnovasyon Zirve ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin son 2 asrının ardı ardına gelen sanayi devrimlerinin neden olduğu köklü ekonomik, teknolojik ve toplumsal dönüşümlere sahne olduğunu dile getirdi.
Bugün de makinelerin birbirleriyle haberleştiği, üretim süreçlerinin veriyle beslendiği, karar mekanizmalarının yapay zeka temelli çalıştığı dördüncü sanayi devrimine tanıklık edildiğini söyleyen Kacır, "Nihayetinde AR-GE'ye, teknolojiye ve nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak yeniliğe öncülük edenlerin dünya sahnesinde yükseldiği, bu treni kaçıranların ise başkalarının ürettiği teknolojinin pazarı, dijital çağın sömürgesi olmaya mahkum edildiği bir yol ayrımındayız." ifadesini kullandı.
Bakan Kacır, ülkenin geçmiş sanayi devrimlerinin sunduğu fırsatları yeterince değerlendiremediğini belirterek şöyle devam etti:
"70'li yıllarda büyük umutlarla girişilen 'ağır sanayi hamleleri', maalesef siyasi çalkantıların ve kısıtlı kaynakların arasında eriyip gitti, akamete uğratıldı. 80'lerde dünyaya açılma vizyonuyla önemli adımlar atılsa da sanayimiz ne yazık ki 'montajcılık' sarmalından, fason üreticilikten tam manasıyla kurtulamadı. 90'lı yıllara geldiğimizde ise dünya, internet devrimiyle, dijitalleşmeyle, bilişim teknolojileriyle yepyeni bir çağa yelken açarken biz maalesef enerjimizi koalisyon pazarlıklarına, ekonomik krizlere, istikrarsızlığa ve bizi bizden koparan yapay gündemlere harcadık.
Dünya koşar adım ilerlerken, biz yerimizde saymaya, kendi içimize kapanmaya mahkum bırakıldık 90'lı yıllarda. 2000'li yılların henüz başında AR-GE ve inovasyon, sanayicimiz için bir 'külfet', hatta kaçınılması gereken bir 'macera' addediliyordu. Üniversitelerimizle sanayimiz arasına adeta görünmez duvarlar örülmüştü.
Yetişen mühendislerimizden AR-GE ve inovasyon adına çok kısıtlı düzeyde yararlanabiliyorduk."
2000'li yıllar öncesinde ne AR-GE politikalarının yeterince hayata geçirilebildiğini ne kritik araştırma altyapılarının kurulabildiğini ne de özel sektörün teknolojide güçlü bir atılım yapabildiğini söyleyen Kacır, "Bu gidişatı Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde değiştirdik. Tesis ettiğimiz güçlü siyasi istikrar ve oluşturduğumuz öngörülebilir yatırım iklimiyle muazzam kazanımlar elde ettik. Bu başarıların en görünür olduğu alan elbette milli savunma sanayimiz oldu." diye konuştu.















