Akbelen'de 7 köyün arazilerinin de madene açılması üzerine TBMM'de DEM, Yeni Yol ve CHP Grup Başkanvekilleri ile bölge halkından temsilciler basın açıklaması düzenleyerek verimli tarım arazilerinin madene açılmasına tepki gösterdi.
"Mesele inanılaz ölçüde bir talanı tarif ediyor"
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da şunları söyledi:
"Mesele herhangi bir siyasi partinin öne çıkması değil, tam tersine bir demokratik dayanışma ilişkisi içerisinde birleşmek ve doğayı korumak. Mesele inanılaz ölçüde bir talanı tarif ediyor. Yalnızca 2026 yılının Ocak ve Şubat ayları içerisinde MAPEG kararlarıyla 667 yeni maden sahası işletmeye açıldı. Bunların 34'i Muğla'da. Bu 164 bin dönümlük bir alanı tarif ediyor. Yani 23 bin futbol sahası alana yalnızca bu iki ay içerisinde maden ruhsatı verildi. Muğla'nın 12 bin kilometrekarelik toplam yüzölçümünün yüzde 68'i maden ruhsatına açık durumda. Yani Muğla diye bir yer bırakmamaya yemin etmiş bir çaba var. Bu çaba acele kamulaştırma gibi aslında kamusal ülke güvenliğine yönelik zorunluluk nedeniyle çıkartılmış hukuki düzenlemeleri açıkça kamunun şirketlere memleketi talan izni vermesi için kullanıyor. Yani vatandaşın tarım alanını, orman alanını, zeytinliğine kamu gelip el koyuyor 'yeni sahibi de şu şirkettir' diyor. Biz bu mücadelede köylülerinizin yanında olmaya devam edeceğiz."
"Topraklarımız, yaşamımız elden gidiyor"
Karacahisar köyünden Ayşe Günay, "Topraklarımız, yaşamımız elden gidiyor. Biz nereye gideceğiz? Verimli tarım arazilerimiz talan ediliyor. Bizim kültürümüz, yaşamımız, geleceğimiz, çocuklarımızın her şeyi orada. Şu anda bizim geçim kaynağımız sadece zeytin. İlla talan mı edilmesi gerekiyor? Ben atalarımın kemiklerini oradan oraya taşımak istemiyorum. Çok üzülüyorum. Ankara'yı hep merak ederdim ama bu şekilde köyümü kurtarmak için Ankara'ya geleceğim hiç aklıma gelmezdi. Buraya hep ağlayarak geldik, ağlayarak gittik" diye konuştu.
Çamköy'de oturan Hatice Günal ise, "Çamköy'ün suyu gittiği zaman yaşam diye bir şey kalmayacak. Bizim yaşam alanlarımızı bitiriyorlar" dedi.
Toprağımızı Vermiyoruz İnsiyatifi temsilcisi Halime Şaman da "İktidar bize şunu söylüyor, enerji üretilmesin mi? Biz kötüler arasında bir seçim yapmak mecburiyetimiz olmadığını, iyileri halkla birlikte düşünerek yaratabileceğimizi deneyimliyoruz. Umuyorum ki bu karanlık günlerde başka başka alanlarda siyaset ve halk bu komisyonlarla bir araya gelir ve bizlere dayatılan bu karanlık son olur" ifadelerini kullandı.















