TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, TCMB Başkanı Fatih Karahan, milletvekillerine sunum yaptı.
Karahan'ın sunumuna geçmeden önce usülden itirazda bulunan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Sermaye Piyasası Kanunu ile Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kanunu'ndaki, "SPK'nın yılda en az bir defa TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna bilgi verme yükümlülüğü vardır" maddelerini anımsatarak, "Ne SPK ne BDDK ne de Sayın Mehmet Şimşek geldi bilgi verdi. Hiç birisi bilgi vermedi" dedi. Usta, BDDK, SPK, Borsa İstanbul, Varlık Fonu, MASAK, Takas Bank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun Komisyon'a milletvekillerine bilgilendirme yapılmasını talep etti.
Komisyon üyesi muhalefet milletvekilleri de Usta'nın talebine desteklerini bildirdi.
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da fon krizine ilişkin gelişmeleri hatırlatarak, SPK ve BDDK'nın buraya gelerek Komisyon'a bilgi vermesi ve milletvekillerinin sorularına cevap vermesi gerektiğini belirtti. Oluç, "İdeal olanı Meclis'te bir araştırma komisyonunun kurulması ve bu komisyonun konuyu enine boyune ele almasıdır. Araştırma Komisyonu'nun kurulması son derece önemlidir. Bu olmayacaksa da bürokratların gelip Komisyon'da bizi bilgilendirmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu.
ENFLASYON GELİŞMELERİ VE ANA EĞİLİM
TCMB Başkanı Karahan, eylül ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 seviyesine gerilediğini ve nisan ayındaki zirveye kıyasla 2,6 puanlık bir düşüş kaydedildiğini hatırlattı.
Jeopolitik gelişmelerin yarattığı arz yönlü baskılara rağmen ana eğilim göstergelerindeki gerilemenin dezenflasyon sürecinin devam edeceğine işaret ettiğini bildiren Karahan, gıda, temel mal ve hizmet gruplarındaki yavaşlamaya dikkati çekti. Fatih Karahan, şöyle devam etti:
"Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesi, arz yönlü baskılar sönümlenirse, dezenflasyonun önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. Yıllık enflasyon birçok alt grupta da geriledi. Nitekim, eylül ayı itibarıyla alt gruplara baktığımızda, savaşın olumsuz etkilerinin belirgin olduğu enerji grubu dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyon geçen yıla kıyasla geriledi. Hizmet grubunda yıllık enflasyon yüzde 44,7’den yüzde 37,7’ye gerilerken, kira gibi geçmiş dönemde ataleti yüksek seyreden kalemlerdeki yavaşlama bu görünümü destekliyor. Son iki aya kadar yüksek seyrederek dezenflasyon sürecindeki yavaşlamada etkili olan gıda ve alkolsüz içecekler grubunda da yıllık enflasyon geçen yılki yüzde 36,1 seviyesinden yüzde 27,6’ya geriledi.
Geçen yıl olumsuz hava koşullarından etkilenen tarımsal üretimdeki toparlanma bu görünümü desteklerken, küresel tarımsal emtia fiyatları ve iklim koşullarına ilişkin riskleri yakından takip ediyoruz. Temel mallarda ise yıllık enflasyon yüzde 19,9’dan yüzde 15,9’a geriledi. Jeopolitik gelişmeler kaynaklı maliyet artışlarına rağmen temel mal enflasyonunun ılımlı seyri, zayıf talep koşullarının maliyet geçişkenliğini sınırladığına işaret ediyor."
PARA POLİTİKASINDA ALINAN TEDBİRLER
Fatih Karahan, mart ayı başında yaşanan jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldıklarını belirtti.
Bu kapsamda, 2 Mart'ta bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdiklerini dile getiren Karahan, böylece ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin TCMB gecelik vadede borç verme faiz oranı seviyesinde oluşmasını sağladıklarını söyledi.
Karahan, mart ayında ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine ağustos ayı sonunda yeniden başlandığını belirterek, "Böylece mevcut durumda, para piyasalarında gerçekleşen faiz oranlarının politika faizimiz olan yüzde 37'ye yakın seviyelerde oluşmasını sağlıyoruz" dedi.
Finansal piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmeler dikkate alınarak likidite yönetimi kapsamında bazı tedbirler alındığını kaydeden Karahan, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarının artırıldığını, TCMB Bankalararası Para Piyasasında bankaların borç alabilme limitlerinin güncellendiğini ve teminat iskonto oranlarının azaltıldığını anlattı. Karahan ayrıca Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarının düşürülerek bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlandığını söyledi.
Ağustos ayında yeniden bir hafta vadeli repo fonlamasına geçilmesiyle, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinde 3 puanlık azalış olduğunu belirten Karahan, bu azalışın mevduat ve kredi faizlerine büyük ölçüde yansıdığını ifade etti.














