Sekü’deki madencilik faaliyetlerinin bir an önce durdurulmasını isteyen köy sakinleri, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Yurttaşlar, maden faaliyetlerinin su kaynaklarını, tarımsal üretimi ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirterek, mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Köy sakini bir kadın, bölge halkının fındık, çay ve hayvancılıkla geçindiğini belirterek, maden faaliyetlerinin yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da tehdit ettiğini söyledi.
Köy sakini şunları kaydetti:
“Gelen herkesten Allah razı olsun. Desteklerin devam etmesini istiyoruz. Biz köy insanı olarak biraz eksik kalıyoruz, korkuyoruz tabii. Daha önce yaşadığımız, başımıza gelen bir durum değil. Kendi halinde tarımıyla uğraşan, ineğiyle, hayvanıyla uğraşan insanlar yaşıyor burada. Genç nüfus zaten dışarıda. Burası fındığıyla, çayıyla meşhur bir memleket. Bu hale getirilmeye gerek var mıydı, bilmiyorum.
Maden 5 sene sonra bitecek ama bu fındık 100 yıldır benim köyümde. İnsanlar bununla geçiniyor. Maden gittikten sonra ne olacak? Biz neyle geçineceğiz? Kurak araziler oluşacak. Köyümüzde zaten su sıkıntısı var. En ufak bir müdahalede kesilecek, bunu herkes biliyor. Sadece Sekü ile kalmayacak, sadece Eymür ile kalmayacak. Bir başladı mı bunun sonu yok. Komple bütün fındığımız, çayımız, toprağımız etkilenecek. Herkes diyor ki en lezzetli çay Giresun’da, en kaliteli fındık Giresun’da. Yüzde 85’i madene giderse sen fındığı nereden bulacaksın, çayı nereden bulacaksın?”
“Suyumuz çamur akmaya başladı”
Köy sakini yaşlı bir kadın ise maden faaliyetleri nedeniyle su kaynaklarının zarar gördüğünü belirterek, “Biz bu madenden rahatsızız. Bizim suyumuz maden gelince bitti, çamur akmaya başladı. Köyümüzde yaşamak istiyoruz. Köyümüzün her şeyi bitiyor. Daha ot, çöp bile bitmez olacak. Biz madencilerin gitmesini istiyoruz” dedi.
Bir başka köy sakini kadın da toprağa, suya ve havaya sahip çıkmanın kendileri için sorumluluk olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Köyümüz, suyumuz, havamız, toprağımız… Bunlar ecdadımızdan bize emanet. Biz de ahde vefa olarak bu topraklara sahip çıkmak zorundayız. Önceki akşam yine burada direniş ateşinin başındaydık. Neredeyse 5 derece soğuk vardı. Yağmurun altında yine köylülerle beraber buradaydık. Bu topraklar benim, bu köy benim. Nefes aldığımız tek yer burası. Asla burada maden istemiyoruz. Bir an önce o vahşi madenin buradan defolup gitmesini istiyoruz.”















