YENİ Parti MYK, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Saat 14.00 itibarıyla başlayan MYK toplantısı sürüyor. YENİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, toplantı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI VE EĞİTİMDEKİ SORUNLAR
“Bugün yeni öğretim yılının ikinci günü, çocuklar okula başladı. Kamunun öncelikli görevlerinden biri çocuklara eşit imkanların verilmesi. Okullarda ücretsiz en az bir öğün sağlıklı bir şekilde beslenme imkanının olması, hijyenik koşulların oluşması, su sebillerinin bulundurulması ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için de TBMM'de bir kanun değişikliği önermiştik. Bu değişiklik iktidar partisinin ve MHP'nin oylarıyla reddedilmişti. Çünkü eğer bir ülkedeki her üç çocuktan biri yatağa aç giriyorsa o ülkenin bundan daha büyük problemi olamaz. Dolayısıyla ortaya çıkan bu gelir adaletsizliğinin, eşitsizliğin, ülkenin geldiği ekonomik krizin okullarda da farklı sonuçlara yol açtığını, şiddet olaylarının çok ciddi şekilde arttığını hatırlayalım. Fatma Nur öğretmen öğrencisi tarafından bıçaklanarak mart ayında katledilmişti. Öğretmenleri öldüren bir öğrenci profilinin ortaya çıkması... Yine Kahramanmaraş'ta yaşanan vahim olay, 14 yaşındaki bir ortaokul öğrencisinin öğretmenleri ve kendi arkadaşlarına yönelik yaptığı katliam. Yine daha geçen cuma bunu sosyal medyada kurdukları bir platformla 'okullara saldırı planlayan bir çeteye operasyon yapıldı' haberleri düştü. Tüm bu saldırılar karşısında okulların ve çocukların, öğretmenlerin güvenli bir ortamda hizmet yapabilmesi açısından bizim önerimiz bugün yeterli şartları taşıyan kamuda iş bekleyen 65 bini acil olmak üzere uzman çavuşların okullarda güvenlik olarak görevlendirilmesinin önemli olduğunu, bunun bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
"DIŞ ŞOKLARI KALICI ENFLASYONA DÖNÜŞTÜREN İKTİDARIN KÖTÜ YÖNETİMİDİR"
Geçtiğimiz hafta Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. İnandırıcılıktan çok uzak olduğunu söylemekte fayda var. Enflasyon tahmini iki katına çıkmış. OVP her yıl ileri kayan bir ufuk belgesine dönüşmüş. 2026 için konulan enflasyon tahmini sadece bir yıl içerisinde 12,4 puan yukarı kaydırılmış. Merkez Bankası'nın 2027 için öngördüğü enflasyon rakamı yüzde 15, OVP ise yüzde 21 olarak tahmin ediyor. Kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluğun, bilgi akışının olmaması ve verilerin de bir bilimsel tespite dayanmadığının bir başka ispatı da burada yer alıyor. Sürekli bahanenin dışarıda arandığını ama içeride de vatandaşın bedel ödediği bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Program sapmaları sürekli dış şoklarla anlatılmaya çalışılıyor. Oysa sorulması gereken Türk ekonomisinin bu şoklara neden dünyadaki birçok ülkeden daha sert tepki verdiğidir. Dış şokları kalıcı enflasyona dönüştüren iktidarın kötü yönetimidir.
“SİYASİ MÜHENDİSLİK”
Geçtiğimiz hafta Sayın Ekrem İmamoğlu ile ilgili geçmiş dönemde Tuzla Belediye Başkanı ile yaşamış olduğu bir polemiğe istinaden sözüm ona hakaret iddiasıyla iki yıl bir ay hapis cezası verildi. Söylenen söz, bir açılışta ‘O arkadaş buraya germeye gelmiş. Sakin olun arkadaşlar. İlgilenmeyin. Kötü söz sahibine aittir.’ Bu söz üzerine şikayet ediliyor. Hakim beraat kararı veriyor. İstinafa gidiyor, bozuyor. Ve hakim değiştiriyor, bugüne kadar Ekrem Bey’in istisnasız davasına bakan tüm hakilerin değiştirildiği gibi. Yerine gelen hakim en üst sınıra yakın bir şekilde ceza veriyor ki buradan da bir siyasi yasak çıkartılabilsin. Tam bir siyasi mühendislik. Elinizi vicdanınıza koyun, bu sözlerin neresinde hakaret var? Emin olun, burada mesela Ekrem İmamoğlu meselesi değil; Türkiye'nin geleceğine verilen bir cezadır bu, Türkiye'de siyasete verilen bir gözdağıdır.
İBB YÖNETİMİNİN EL DEĞİŞTİRME İHTİMALİ
Emre, “İBB yönetiminin el değiştirebileceği yönünde bir kaygınız var mı” sorusu üzerine ise şunları söyledi:
“Kişisel bir endişe anlamında bir şey söylemem burada. Türkiye adına endişe duymalıyız. Türkiye'de siyasetin ahlaken nasıl çürütüldüğünü, ‘Bana gel, istediğini yap. Her türlü suçtan muaf ol. Bana gelmezsen her türlü yargı baskısıyla ve idari baskıyla üzerimize gelirim. Bunu irade olarak geçmezsen açığını bulur tehdit ederim.’ Bütün bunlar herkesin gözü önünde oluyor. Üsküdar'da yaşanan olay, hakikaten insanın midesini bulandırır tarzda. Millet Üsküdar'ı da İstanbul'u da yönetme iradesini Sinem Dedetaş’a, Ekrem İmamoğlu'na verdi. Sayın İmamoğlu şu anda hala büyükşehir belediye başkanı. Milli irade hırsızlığı yapıp da tarihimizde uzun vadeli kazanan hiç olmamıştır. O nedenle bu bir kişisel kaygı değil. Bütün bunların kök nedenini herkesin kavraması lazım. Bu siyaset kurumuna yapılan topyekün bir saldırıdır. Biz son seçimde 413 belediye değil de 113 belediye alsaydık hiçbir belediyemize bir tane operasyon olmazdı. Bugün İBB ikinci kez ve 26 ilçeyle birlikte alınmamış olsaydı İstanbul'da bu operasyonları görmezdiniz. İktidar kendi yüzde 90-95’lik bir alanı elinde bulunulsaydı, oranın rantının istediği gibi kullansaydı, o geri kalan yüzde 5’lik kesime müfettiş bile gitmezdi. Tüm bunlar şu gerçeğin görülmesiyle başladı: Bu ülkede iktidar halkın oyuyla değişecek. Saldırıların temeli bu. O nedenle bütün bunlardan herkesin kaygı duyması lazım.”















