Altın Koza bu yıl sinemanın ışığını "mikroplastik kirliliğine" tutuyor

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl çevre sorunlarına dikkati çeken bir temayla sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin görsel tasarımında mikroplastik kirliliği odağa alınırken, “Su, toprak ve hava zehirlenirse, insan ve sanat da nefes alamaz” mesajı öne çıkarıldı.

KÜLTÜR - SANAT - 17-09-2026 17:10

Bu yıl 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yılki görsel tasarımı ve teması açıklandı. Her yıl toplumsal, sosyal ve çevresel sorunlara işaret etmeyi amaçlayan festival, bu kez mikroplastik kirliliğini gündeme taşıyor. Festivalin görsel tasarımında sinemanın ışığı, mikroplastiklerle kirlenen suya yöneltilirken; suyun, toprağın ve havanın korunmasına yönelik çevre mesajları festivalin ana temalarından birini oluşturuyor.

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, festival aracılığıyla sanatın toplumsal farkındalık yaratma gücünden yararlanmak istediklerini belirterek, “Su, toprak ve hava zehirlenirse, insanın ve sanatın da nefesi kesilir” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZA TEMİZ SU VE TEMİZ TOPRAK BIRAKMALIYIZ”

Son yıllarda Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden geri dönüşüm amacıyla getirilen atıkların bir bölümünün Adana’da suya ve toprağa bırakıldığını belirten Geçer, bunun uzun yıllar etkisini sürdürebilecek bir çevre sorununa yol açtığını söyledi.

Türkiye’nin ithal ettiği atığın yüzde 60’ının Adana ve Mersin’e geldiğini ifade eden Geçer, Adana’da gerçekleştirilen “Mikroplastik Kirliliği” forumunun ardından festival temasını da bu sorundan hareketle belirlediklerini kaydetti. Geçer, “Çocuklarımıza temiz su, temiz toprak ve yaşanabilir bir çevre bırakmalıyız. Nehirlerimiz, göllerimiz, sulama kanallarımız ve denizlerimiz mikroplastik atıklardan temizlenmeli ve bir daha atılmaları kesinlikle engellenmelidir” diye konuştu.

Sanatın gücünü çevre sorunlarına dikkati çekmek için kullanmak istediklerini vurgulayan Geçer, kurumların iş birliği ve toplumsal farkındalıkla plastik atıkların doğaya verdiği zararın önüne geçilebileceğini söyledi.

ÇUKUROVA’DA GIDA GÜVENLİĞİ UYARISI

Plastik atık sorununun yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını belirten Geçer, mikroplastiklerin su kaynaklarına, toprağa, deniz ekosistemine ve besin zincirine ulaşabildiğini kaydetti. Çukurova’nın önemli bir tarım bölgesi olduğunu dile getiren Geçer, kirliliğin devam etmesi halinde gıda güvenliğinin de tehdit altında kalabileceğini söyledi.

Geçer, “Toprağın ve suyun kirlenmesi yalnızca bugünün çevre sorununu yaratmaz, yarının gıdasını da tehdit eder. Plastik atık meselesine yalnızca ‘atık’ olarak bakamayız. Bu mesele aynı zamanda su, tarım, ekonomi, halk sağlığı ve gelecek meselesidir” ifadelerini kullandı.

Günün Diğer Haberleri