Bahçeli: Aziz şehit ve gazilerimiz ile muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük leke sürdürülmemiştir

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Terörsüz Türkiye sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." ifadesini kullandı.

SİYASET - 17-08-2026 14:46

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle üç kıta yedi iklimde hüküm süren Ali Devlet geleneğinden aldıkları ilhamla yaklaşık iki yıldan beri ilmek ilmek ördüklerini ifade eden Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya geldiğini bildirdi.

Söz konusu Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin, Terörsüz Türkiye'nin, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı gösterdiği yönünde görüş bildiren Bahçeli, kanunun hazırlanması, teklif edilmesi, görüşülmesi ve kabul edilmesi sürecinin önemli bir külliyat oluşturduğunu söyledi.

Bahçeli, TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un her aşamada geniş toplum kesimleriyle milli iradenin tecelligahı olan Meclis'te tartışıldığını, farklı görüşlerin ortaya konulduğunu aktardı.

Siyaset kurumunun itibarını artıran, Türkiye'ye özgü bir çalışma modeliyle önemli bir mutabakat ortaya konulduğunu ifade eden Bahçeli, "Eller, Türkiye'nin huzuruna, ortak ve güçlü geleceğine kalkmıştır." dedi.

Bahçeli, süreçte devletin kutlu hedeflerine ulaşmasını mümkün kılacak milli birliğin ve iç cephenin güçlendirilmesi, Türkiye'nin bölgesinde barış ve kardeşliğin tesis edilmesi için gayret gösteren başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş olmak üzere destek veren siyasi partilere ve milletvekillerine, katkı sunan kurumlara teşekkür etti.

Devlet Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Milletimizin kahir ekseriyeti Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemimizden tamamen çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. Bölgemizde istikrarsızlık ve kaos üretenlerle terörizm, şiddet, vandalizm ve bunlar sayesinde var olanların ve onlarla aynı safta duranların ise kaybetmesini, ülkemizin ve milletimizin üzerinden elini çekmesini bekliyor.

Terörsüz Türkiye sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir. Bununla beraber Gazi ordumuzun ve fedakar milletimizin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesi bütün aşamalarıyla sahiplenilmiştir. Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir."

"Terörsüz Türkiye, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı"

Tek hedefin terör, terörizm ve bölücülüğün ülke gündeminden ve milletin zihinlerinden tamamen çıkarılması olduğunun altını çizen Bahçeli, "Terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye'sinin inşa edilmesidir. Terörsüz Türkiye, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekun milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız. Yarım asra yaklaşan bir süredir ekonomik ve sosyal kalkınmamızı engelleyen, önemli bir insani ve ekonomik maliyet oluşturan bu prangadan kurtulmak tek arzumuzdur ve inşallah menzile yaklaşılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"ye ilişkin çerçevenin sağlam biçimde oluşturulması konusunda önemli bir eşiğin aşıldığını belirterek, bunun siyaset üstü bir mesele olduğunu kaydetti.

Yasanın 86 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ve yakın coğrafyadaki halklara önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Bahçeli, söz konusu çabanın "bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi" olduğunu ifade etti.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, çalışmanın aynı zamanda demokratikleşme ve kalkınma hamlesi niteliği taşıdığını işaret ederek, 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' hedefine ulaşılması, bu husustaki en büyük engellerden biri olan terörün kökten bitirilmesiyle daha yakın ve mümkün hale geldiğini belirtti.

"Kanun mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran düzenleme niteliğinde değildir"

Bahçeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un, terör örgütü PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinin ardından uygulanacak işlemleri düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Söz konusu tespitin, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesinin kanunun amaçları arasında yer aldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kanun mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun, öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır.

Günün Diğer Haberleri