Bakan Memişoğlu, çeşitli ziyaretler için geldiği Niğde'de Vali Nedim Akmeşe'yi ziyaret etti.
Daha sonra Niğde Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nin açılış törenine katılan Memişoğlu, burada yaptığı konuşmada, Niğde'nin AK Parti iktidarıyla 45 sağlık tesisine kavuştuğunu söyledi.
Memişoğlu, bir eğitim ve araştırma hastanesi ile bir fizik tedavi hastanesi olmak üzere 7 hastane bulunan kentin sağlık alanında başarılı çalışmalar yapılan bir şehir olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin son 25 yılda sağlıkta güzel bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Memişoğlu, Türkiye'nin 271 bin hasta yatağı bulunduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin toplam 275 ağız ve diş sağlığı hastanesi, 138 ağız ve diş sağlığı merkezi ve 1154 genel hastanesiyle dünyada sağlık hizmetlerini en iyi sunun ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Memişoğlu, şöyle konuştu:
"Bu Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi esasında müthiş bir eser. Burada ameliyatından implantına her türlü tedaviyi verebiliyoruz. 53 bin diş hekimimizle Türkiye genelinde diş tedavilerini en iyi şekilde yapabiliyoruz. Bugün diş tedavilerinin yanında dişlerimizi erken safhada korumamız gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Özellikle gençlere ve çocuklara söylüyorum. Cumhurbaşkanımızın koruyan, geliştiren, üreten sağlık modeli dediği gibi dişlerimizi korumamız için de sağlıklı hayat merkezlerimizde diş ünitlerimiz var. Bu diş ünitlerimizde çocuklarımız, gençlerimiz ve yaşlılarımız için koruyucu diş hekimliği hizmeti sunuyoruz. Niğde'de 2, Bor'da da bir sağlıklı hayat merkezimiz var ve diş ünitlerinde ücretsiz ilk müdahaleleri yapılabilecek ve buralara gönderilebilecek bir sistemimiz bulunuyor. Buradaki diş tedavisinin sonrasında kontrolünün de orada yapabilecek imkanlarımız olduğunu özellikle belirtmek istiyorum."
"Türkiye'nin kendi ultrasonunu üretecek sözleşmelere imza attık"
Memişoğlu, eser siyaseti yaptıklarını, gece gündüz demeden millet adına çalıştıklarını dile getirdi.
Sağlık hizmetlerinin her gün 3 milyon insana dokunduğuna dikkati çeken Memişoğlu, şöyle devam etti:
"1,5 milyon sağlık çalışanıyla beraber 3 milyon insanımıza hizmet veriyoruz. Sadece Türkiye'ye değil, etrafımıza hizmet veriyoruz ama bu bize yetmez. Bundan sonra sağlıkta yeni şeyler de söyleyeceğiz. Yeni teknolojiler ve bilgiler üreteceğiz. Sadece sağlık hizmetlerinde değil, bilgisiyle, teknolojisiyle, üretim kapasitesiyle Türkiye bugün bu yola girmiş durumda. Bilim insanıyla, üniversiteleriyle hep beraber inşallah Türkiye nasıl sağlık hizmetinde örnek olmuşsa, sağlık teknolojisi ve sanayisinde de aynı savunma sanayisi gibi dünyanın sayılı ülkeleri arasına girecek. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Solunum cihazı ve akciğer kalp pompa makinesi ürettik, yüzde 90'ı yerli. İnşallah birkaç hafta içinde Bilkent Hastanesi'ndeki ilk hastamızın ameliyatını yapacağız. Bundan bir hafta, 10 gün evvel Türkiye'nin kendi ultrasonunu üretecek sözleşmelere imza attık. Yani 2 sene sonra Türkiye kendi Doppler ultrasonunu yerli olarak üretecek bir pozisyona girmiş durumda. İnşallah bunu da başarmış olacağız, fabrikasını Türkiye'ye kurdurmuş olacağız."