Bakan Tekin: Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelecek sene bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçileceğini açıkladı.

EĞİTİM - 15-09-2026 15:23

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 8 Eylül'de açıklanan PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Tekin, "Bu başarıyı 1-2 yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak irrasyonel bir yaklaşım." dedi.

PISA gibi uluslararası derecelendirme mekanizmalarında nelerin ölçüldüğünü ve Türkiye'deki eğitim öğretim sisteminde nelerin eksik olduğunun bir analizinin yapılması gerektiği aktaran Tekin, 2001'de AK Parti kurulurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuya yönelik önermelerinin bulunduğunu belirtti.

Tekin, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımız diyor ki 'Türk gençleri, Türk çocukları bu kadar kalabalık sınıflarda, bu kadar kötü fiziki koşullarda eğitim öğretim almayı hak etmiyorlar'. 'Çok daha iyisini sunmak zorundayız'dan hareketle 2001'deki parti programında, 2002'deki hükümet programında eğitim-öğretimin uluslararası göstergeler açısından, fiziki kapasite itibarıyla istenilen noktaya çekileceğini taahhüt etmiş.”

“Okullarımızda sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı”

Bakan Tekin, kendisinin "siyaset bilimcisi" olduğunu belirterek, uluslararası arenada bir ülkenin demokratik gösterge ve demokratikleşme trendi açısından pozisyonunun genel bütçesinden hangi alanlara daha çok kaynak ayrıldığıyla ölçüldüğünü dile getirdi.

Türkiye'nin 2002 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinin sıralamada dördüncü olarak yer aldığını hatırlatan Tekin, o yıllarda başka alanlara kaynak ayrıldığını aktardı.

Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığı döneminde genel bütçeden en çok payın eğitime ayrıldığını vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzde 7'lerden yüzde 15'lere çıkardı genel bütçeden ayrılan payı. Bu şimdi önemli bir gösterge bizim açımızdan ve bununla AK Parti iktidarları döneminde bir kere çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla okullarımızda sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı. 2002'de Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz için 357 bin dersliğimiz var. Türkiye doğal afetlerin yoğun yaşandığı, özellikle depremin yoğun yaşandığı bir deprem ülkesi. Depremle yıkılan okullarımız, başka doğal felaketlerle kaybettiğimiz dersliklerimiz ve ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkıp yeniden yaptığımız derslikleri düşündüğümüzde yani bu 357 bin dersliğin yaklaşık yarısının bu şekilde kaybolduğunu varsayalım. Elimizde 150-200 bin civarında önceden kalan bir derslik var. İlk yaptığımız şey, derslik sayısını artırıp çocuklarımızın bir sırada 3-4 kişinin oturduğu bir sınıf değil, rahat, notunu tutabildiği, öğretmenini dinleyebildiği müreffeh ortamlar. Şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. Yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu çok önemli bir şey.”

Söz konusu yıllarda eğitime erişim konusunda sorun yaşandığını, öğrencilerin ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizmanın bulunmadığını ifade eden Tekin, buna karşın bu sorunların aşılması için adımlar attıklarına dikkati çekti.

Bu kapsamda eğitimine devam etmek isteyen ancak ulaşım problemleri yaşayan öğrenciler için taşımalı eğitim sistemini hayata geçirdiklerini anımsatan Tekin, okulların da pansiyon kapasitesini artırdıklarını dile getirdi.

Türkiye'nin 2002'de uluslararası göstergeler açısından ortaöğretime devam eden öğrenci oranını yüzde 50'lerden yüzde 90'ın üzerine çıkardıklarını belirten Tekin, "Okul öncesi eğitime erişim 2002'de yüzde 11 iken bugün yüzde 80'in üzerinde. Bunlar çok önemli parametreler. Eğitime erişim açısından da bu konuyu ciddi şekilde çözdük." bilgisini paylaştı.

“Veriler doğrultusunda revizyonlar yapıyoruz”

Tekin, okullarda her yıl zümre öğretmenler toplantısı olduğunu, burada aynı dersi okutan öğretmenlerin yıllık planla ilgili toplantı yaptıklarını anımsattı.

Söz konusu toplantıların okul, ilçe, il ve ülke zümresi adıyla yapılması amacıyla mevzuatı da oluşturduklarını aktaran Tekin, bu toplantılardan gelen veriler doğrultusunda revizyonlar yaptıklarının altını çizdi.

Bugüne kadar yaptıkları içerisinde çok kapsamlı bir değişikliğin bulunmadığını belirten Tekin, minimal düzeyde değişikliklerin olduğunu, revizyonları kitapların içine işlediklerini söyledi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bu yıl itibarıyla okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflarda, ortaokulda 5, 6, 7, lisede ise hazırlık, 9, 10 ve 11'inci sınıflarda uygulandığını aktaran Tekin, "Önümüzdeki yıl, bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız. Bunu yaparken bir taraftan öğretmen eğitimlerini Milli Eğitim Akademisi üzerinden yürütüyoruz. Bir taraftan da ders kitaplarının güncellenmesiyle ilgili süreci yürütüyoruz." diye konuştu.

Günün Diğer Haberleri