Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programına katıldı.
Mah-ı Muharrem'in manevi ikliminde katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Davetimize icabet ederek soframıza teşrif eden siz kıymetli misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hepiniz hoş geldiniz. Sizlerin şahsında, Ehlibeyt'e ve temsil ettiği değerlere muhabbetle bağlı tüm kardeşlerime buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Hicri senemizin ilk ayı, Peygamber Efendimizin 'Allah'ın ayı' olarak zikrettiği Mah-ı Muharrem'i tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.
Muharrem ayının ülke, millet, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, bu mübarek ayda tutulan oruçların, edilen duaların, yapılan hayır ve hasenatın Hakk katında kabul ve karin olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayat ve hidayet pusulamız Kur'an-ı Kerim'in çağlar üstü mesajını beşeriyete müjdeleyen Peygamber Efendimize salat, onun Ehlibeytine ve cümle muhibbanına selam olsun diyorum. Şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde Serdar-ı Şehidan, Şah-ı Kerbela Hazreti Hüseyin Efendimizi ve 70'i aşkın yol arkadaşını rahmetle, hürmetle yad ediyorum." diye konuştu.
Kerbela'nın acısının yüreklerde halen taşındığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kerbela'nın hüznünü, burukluğunu, gam ve melalini kalbimizin derinliklerinde hala hissediyoruz. Gönüller Sultanı'nın, 'Benim dünyadaki çiçeğim' diyerek öpüp kokladığı Hazreti Hüseyin Efendimizin ve yarenlerinin şehit edilmesinin kederini tam 14 asırdır o günkü gibi yaşıyoruz. Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde bedenler bir bir toprağa düşse de hak ve hakikat yere düşmemiştir. Çadırlar ateşe verilse de Ehlibeyt muhabbetinin çerağı hiç ama hiç sönmemiştir. Şu hakikati hepimiz çok iyi biliyoruz, Ehlibeyt'e duyulan hürmet ve bağlılık bu milletin özüdür, mayasıdır. Anadolu'nun her karışı Ehlibeyt sevdasıyla, bu aşkla canlanmıştır. Muhabbet bağımızın her gülü, Peygamber Efendimizin bizlere emaneti olan Ehlibeyt sevgisiyle açmış, bu güller, medeniyet coğrafyamızın tamamına nebevi bir rayiha yaymıştır. Burada şunu da önemle vurgulamak isterim, Rabb'imizin 'Ey müminler, hepiniz birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin' emri, nifak girişimlerine karşı en güçlü kalkanımızdır. 'Mümin, mümin kardeşi için birbirine sımsıkı kenetlenmiş tuğlalardan oluşan bir bina gibidir.' buyuran Peygamberimizin tavsiyesi kurtuluş reçetemizdir. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin, 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım' çağrısı millet olarak ebedi kardeşliğimizin mayasıdır. Bunlara ne kadar sımsıkı tutunursak Allah'ın izniyle o derece huzurlu oluruz, fitne odaklarının heveslerini kursaklarında bırakmaya devam ederiz."