Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı'nda yaptığı konuşmada, milletin ve İslam aleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı tebrik etti, salondaki katılımcılara davete icabet ettikleri için teşekkür etti.
Ülkenin ve dünyanın farklı yerlerinde kendilerini takip eden, şu anda aralarında olmasalar da gözü, gönlü, kulağı burada olan tüm kardeşlerine selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini dile getiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Böylesine güzel bir programda bizleri buluşturan, rahmetiyle, lütfuyla, keremiyle kalplerimizi birbirine ısındıran Cenabıallah'a sonsuz şükürler olsun. Alemlere rahmet, insanlığa hidayet, müminlere güzel ahlakın en yüksek timsali olarak gönderilen, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Peygamber Efendimize salat ve selam olsun. İki cihan serverini dünya gözüyle gören, onun etrafında yıldızlar gibi hale ve halka oluşturan ali'ne, ashabına ve ehl-i beytine selam olsun. Fahri Kainat Efendimiz'in izinden giderek asırlardır ümmete hizmet eden, yol gösteren, felaha susayan gönülleri irşad eden alim ve ariflerimizin, kalp ve ilim ehlinin mübarek ruhları şad olsun. İslam'ın izzetini her şeyin üstünde tutan, ilayi kelimetullah davası uğruna canlarını ortaya koyan, vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü cevrü cefayı, zorluğu göze alan kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin o mücadele ve mücahede erlerinin aziz ruhları şad olsun diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası da mühimdir, aktörler ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün mücadele ettiği ve sonunda inşallah iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz. Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye kalbimizin attığı coğrafyaların önemli bir kısmı yıllardır krizle, savaşla, istikrarsızlıkla boğuşuyor." diye konuştu.
Her şeyden habersiz masum yavruların göz göre göre hedef alındığını vurgulayan Erdoğan, "Dünyayı tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar göğ ekinler gibi toprağa düşüyor. Kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları, yardım görevlileri savaş ve çatışma ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor. Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin'de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde çok zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor." şeklinde konuştu.
Lübnan'da 1,3 milyon kişinin İsrail yönetiminin saldırıları sebebiyle evini ve barkını terk etmek zorunda kaldığını, 4 binden fazla insanın öldürüldüğünü, çoğu çocuk ve kadın 12 bini aşkın Lübnanlının yaralandığını aktaran Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“İsrail'in savaş bağımlısı mevcut hükümeti komşularından başlayarak tüm bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemek için her türlü tahriki deniyor. Siyonizm denilen radikal, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor, bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor. Biz de siyonizmin yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil, hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz. Kardeşlerim, daha önce de ifade ettim, bugün tekrar söylüyorum. Yakın tarihte Hitler'e, Pol Pot'a ve diğer gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini maalesef siviller ödemek zorunda kaldı. Hitler'in toplama kamplarında, Pol Pot'un ölüm tarlalarında farklı kökenden, farklı inançlardan milyonlarca insan soykırıma uğradı. Ne yazık ki o dönemde insanlık olan biteni seyretmekle kaldı. Bugün aynı hata Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin bu kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor.”