İBB Davası’nda 75’inci gün

İBB Davası’nın 75’inci gününde tahliyeye ilişkin beyanı alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları yargılamaya burada devam edeceğim” dedi.

GÜNCEL - 04-09-2026 16:32

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülüyor.

Tutuklu isimlerin tahliye taleplerinin alındığı duruşmada dinlenen son tanık Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Adalet Bakanı, AK Parti’nin 31 Mart 2024 yenilgisinin hemen sonrasında bilerek, tespitle iddiayla söylüyorum ki bizzat bu soruşturmayı başlatmak için İstanbul’a başsavcı olarak atanmıştır. Bu soruşturmanın karar vericisinin tensipleriyle İstanbul’a bu göreve bunun için gelmiştir. O başlattı bu soruşturmayı başsavcıyken. Buraya gelmeden ben bunu tespit etmiş bir kişi olarak iddia ediyorum. Mahkemeye çıkmama 25 gün kala yapılan bu soruşturma sonrasında ödül olarak, mevki olarak Adalet Bakanı olmuştur. Yani sizler dahil, gerçekten Türkiye’deki ucube sistemin gereği de bütün hakimlerin, savcıların da sicil amiri olarak HSK Başkanı oldu. Şimdi avukat olmak istemesi de beni şaşırtmıyor açıkçası. Çünkü o ancak iddia, savunma ve karar makamında olacak ki benim cezamın garantisi için gönlü rahat olsun. Hem savcı hem hakim hem bakan hem avukat. Bu cendereyi yaratanlar, buradan adalet çıkacak diye yüce Türk milletini bu şekilde işleyen bir sistemde ikna edemezler.

“DURUŞMALARIMDA 23 HAKİM DEĞİŞTİRİLDİ”

Bir dipnot düşeyim. 19 Mart sürecinden itibaren ben 15 ceza davasıyla muhatap olmuş bir kişiyim. Bu da tarihte yok. 23 hakim değiştirildi benim duruşmalarımda. Tam 23 hakim. Yargı düzenimizi tanımlayan kurallar, maddeler anayasa kitabında yazsın diye oraya konulmadı. Mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı millet adına kullanılan yargı yetkisinin temel şartıdır. Bir Adalet Bakanı, devam eden bir yargılamada sanığın nasıl savunma yapması gerektiğini söyleyemez. Sanığın savunmasını ‘siyasi şov’ olarak nitelendiremez. Devam eden bir dava hakkında mahkemeye yönelik tavsiye, telkin niteliği taşıyabilecek açıklamalar yapamaz. Biz burada gerçekten Türkiye’yi çok ağır bir sürece doğru iten bir avuç muhterisle karşı karşıyayız. Anayasal haklarına, geleceğine el konulmak istenen halkımız adına direniyoruz, direnmeye devam edeceğim.

“YARGILAMA HİKÂYESİ KURULUYOR”

Savunduğumuz şey özgürlüğümüzdür, itibarımızdır, emeğimizdir. Özgürlüğümüz, itibarımız, emeğimiz üzerinden Türkiye’nin özgürlüğünü, itibarını, emeğini, geleceğini çalmak isteyenlere karşı bir mücadeledir. Siyasi şova ihtiyaç duyanlar, halkın ekmeğine göz koyanlardır. Bu rejimi, bu sistemi yaratanlardır. Bunlar için ekmeği uğruna direnen maden işçileri; ağacı, suyu, toprağı için direnen köylüler; özgür ve bilimsel, ücretsiz eğitim için direnen gençler, öğrencilerimiz, öğrencilerimiz velhasıl hak ve emek uğruna bağımsızlık uğruna direnen tüm milletimiz bunlara göre şov yapmaktadır. Zira gerçeklikten ve halktan kopmuşlardır. Boşlukta savrulmaktadırlar. Çok zayıftırlar. Çünkü esas güçlü olan millettir. Bu kavram hiç değişmez, değişmeyecektir. Millet güçlüdür, millet büyüktür. Bir ceza dosyasında, 4 kez seçim kaybettikleri kişiye karşı Beylikdüzü’nden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, siyasi parti yönetiminden cumhurbaşkanlığı adaylığına ve seçimlerine uzanan siyasi bir yargılama hikâyesi kuruluyor.

“MİLLET BU DAVANIN ŞAHİDİDİR”

Aylardır burada ne yaşandığını, bize ne yapıldığını millet görüyor. Bu ülkede adaletin nasıl sınandığını, siyasetin yargının üzerine nasıl gölge düşürdüğünü, savunmanın nasıl engellendiğini, insanların özgürlüklerinden nasıl mahrum bırakıldığını, ailelerinden nasıl koparıldığına millet şahit oluyor. Kim ne söyledi, kim sustu, kim susturuldu, kim iftira attı, kim gerçeği savundu, hangi iddia çöktü, hangi çelişkinin üzeri örtüldü; hepsi milletin gözü önünde yaşandı. Bitti, bundan sonra bir şey kalmadı. Onun için bugün bu kürsüde söylenecek son sözüm de şudur. Bu davanın millet şahididir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Bize yapılanların şahidi milletimdir. Millet şahidimdir. Buradan ilan ediyorum. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları yargılamaya burada devam edeceğim.”

Günün Diğer Haberleri