Miting alanına vatandaşların yanı sıra öldürülen Ülkü Ocakları eski Başkanı Sinan Ateş’in annesi Saniye Ateş, Bağımsız Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, eski Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Tolga Akalın, eski Ülkü Ocakları Başkanları Alişan Satılmış, Suat Başaran, Hakan Ülser ve İYİ Parti'nin kurmayları ve eski dönem milletvekilleri katıldı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, mitingde yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Tek adam rejimiyle işlevsiz kıldıkları, Gazi Meclisimizi alet ediyorlar. Adını bile koyamadıkları bir komisyonla, İstiklal Savaşı’nı yürütmüş,
Cumhuriyeti kurmuş o kutlu çatıyı kirletiyorlar. 'Komisyon kuralım, FETÖ’nün siyasi ayağını araştıralım' dediğimizde, Meclis akıllarına gelmiyor. 'Ekonomik krize artık millet dayanamıyor, gelin birlikte bir komisyon kuralım ve çözüm bulalım' dediğimizde, Meclis akıllarına gelmiyor. Çiftçi perişan. Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamıyor. Borç altında inim inim inliyor. Esnaf kepenk kapatma tehlikesiyle karşı karşıya, faizlerle, vergilerle, büyük marketlerle boğuşuyor. Sanayici kur ve faiz sarmalında savruluyor. Finansmana ulaşamıyor. 'Gelin bunları araştıralım, yasal düzenlemeler yapalım' diyoruz. Reddediyorlar. 'Gençlerimiz geleceklerinden umutsuz. Yabancı ülkelerin konsoloslukları önünde istikbal kuyruğuna girmişler, sınavlarda yolsuzluk yapılıyor, liyakat ayaklar altına alınıyor, hak yeniyor, hukuk çiğneniyor' diyoruz. Kılını kıpırdatan yok. 'Kadınlar hunharca öldürülüyor. Şehirler çetelere teslim edilmiş, sokak güvenliği kalmamış, bebeklerin hayatları, yenidoğan çetelerinin elinde satılıyor' diyoruz, Meclis yine umurlarında olmuyor. 'Her yıl ormanlarımız yanıp küle dönüyor. Bir komisyon kuralım, çözelim, araştıralım, tedbir alalım' diyoruz, sesimize kulak veren yok. Madenler çöküyor, ses yok. On binlerce insan çürük binaların altında kalıyor, ses yok. 'Uyuşturucu ilk ve ortaokullara girmiş, bir paket sigara fiyatına zehir satılıyor. Yavrularımız zehirleniyor, geleceğimiz katlediliyor, gelin bir komisyon kuralım, tedbir alalım' diyoruz reddediyorlar. 'Emekli, dul, yetim tenceresini kaynatamıyor, asgari ücretli ve dar gelirli açlık sınırının altında yaşıyor. Buna bir çare bulalım, bu sefalete bir son verelim. Komisyonsa kuralım, kanunsa çıkaralım, bu derde bir çare bulalım' diyoruz. Hemen reddediyorlar.
"25 senedir kucaklaşmadıkları, ortak olmadıkları terör örgütü kalmamışken, bir de utanmadan Terörsüz Türkiye diyorlar"
İYİ Parti olarak 28. Dönem'de 128 kanun teklifi, 533 araştırma önergesi vermişiz, ya gündeme almamışlar ya da reddetmişler. Ama İmralı’daki teröristbaşı katil Abdullah Öcalan önerince Mecliste hemen bir komisyon kuruyorlar. Sonra da bize neden katılmadığımızı soruyorlar. Anayasa’yı tanımayıp, yeni Anayasa’dan bahsediyorlar. Türkiye’yi kayyumla yönetip, demokrasi ve uzlaşma diyorlar. Hele bir de o ortak akıl lafları yok mu? Orda benim sigortalarım atıyor işte. Siz de akıl var mı ki? Siz de vicdan var mı ki? Siz de adalet var mı ki? Bize ortak akıldan bahsediyorsunuz. 25 senedir kucaklaşmadıkları, ortak olmadıkları terör örgütü kalmamışken, çıkıp bir de utanmadan Terörsüz Türkiye diyorlar.
"Bu komisyonun bir tuzak olduğunu anlatıyorum"
Suriye’nin kuzeyinde konuşlanmış ve Suriye’nin üçte birini ele geçirmiş YPG-PYD’nin, milli varlığımızı tehdit edecek kadar şımartılıp, güçlendirilmesi, silah bırakma seremonisinin, sıradan ve göstermelik bir eylem olduğunu ortaya koyuyor. Türk milleti kandırılıyor ve aldatılıyor. Abdullah Öcalan canisinin telkinleriyle Mecliste kurulan komisyonla sorunları çözmeyi değil, aksine sorunları büyütmeyi, Türk milletinin kutsallarını tartışılır hale getirmeyi ve surda gedik açmayı planlıyorlar.
"Muhalefete muhalefet eden filan yok"
Kendisine yönelik eleştirilere de cevap veren Dervişoğlu "birkaç yere, birkaç mesaj vermek istediğini" söyledi. Dervişoğlu, şöyle konuştu:
"Bir takım maksadı belli, mesnetsiz fikirli kalem ve klavye erbabının, ‘Muhalefete muhalefet etmeyin’ davulunu çalanların sözleri artık kabak tadı vermiştir. Biz artık bu sözlerden bıktık, seçmen de bıktı, ben de bıktım. Yarın seçim olur, 3 alırız, 33 alırız. Onu seçmen değerlendirir, millet bilir. Bırakın da bu ülkede, bu deliliğe karşı çıkan milyonlarca insan da temsil edilsin. Sesi duyulsun, ses çıksın. ‘Ne mutlu ki Türk’üm, ne mutlu ki Cumhuriyet’in vatandaşıyım. Kendim için istediğim adaleti, herkes için istiyorum, imtiyaza gerek yok’ diyen ehli namuslar da konuşabilsin. Bırakın da ‘Kendime ne eşitlik istiyorsam başkasına da onu istiyorum’ diyenler de konuşsun. Bırakın da, ‘Cumhuriyeti, ulus devleti, bir terörist, bir delirmiş, bir de kendini padişah zannedenin hezeyanları uğruna peşkeş çektirmeyiz’ diyenler de konuşsun. Yetti artık, yetti da, yetti. Muhalefete muhalefet eden filan yok. Bu ceberrut sistemden elbirliği ile kurtulmak mecburiyetindeyiz.
"Her şey oldular ama bir tek Türk olamadılar"
Cumhuriyet, bölgesel çatışmaların, emperyal planların bu topraklardaki tek panzehiridir. Milli kimlik ve üniter devlet çatısı, milletimizi bu ateş çemberinde koruyabilecek tek kalkandır. O yüzden yaşasın Türkiye Cumhuriyeti devleti, yaşasın büyük Türk milleti. Bugün başımıza çöreklenenler, bir türlü içlerindeki saplantıdan kurtulamadılar. Ne yaptılarsa, Mustafa Kemal’in yırtıp attığı Sevr’in acısından kurtulamadılar.
Her durakta indiler, ama ne yaptılarsa, bindikleri İngiliz gemisinden inemediler. Ne kadar saray yaptılarsa, bu memleketi vatan belleyemediler.
Ne kadar güç sahibi olurlarsa olsunlar, muktedir olamadılar. Ne kadar seçim kazandılarsa da bir türlü muzaffer olamadılar. Her yolu denediler, bırak terör örgütlerini, mafyaları, çeteleri iblislerle bile ittifak ettiler. AB’ci oldular, ABD’ci oldular, İsrail’ci oldular. Demokrat oldular, diktatör oldular. İslamcı oldular, liberal oldular. Söylemesi çok zor ama bir ara milliyetçi bile oldular. Her fikirden oldular ama Cumhuriyet’ten yana olamadılar. Her şey oldular ama bir tek Türk olamadılar. Herkesten razı ve herkese el pençe oldular, bir tek Mustafa Kemal Atatürk’ten razı olmadılar. Gönülden bir Fatiha bile okumadılar.