CHP Grup Başkanı Özgür Özel, haftalık grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel salonda "Özgür gelecek özgür Türkiye" sloganıyla karşılandı. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu Cumhuriyet kökleri, gövdesi, dallarıyla dimdik ayaktayız. Büyük sıkıntılar içerisindeyiz ama herkes bilsin ki bugün olduğu gibi milletin dediği olur, milletin dediği olacak" diyerek sözlerine başlayan Özel, şöyle devam etti:
"Partimizi, demokrasimizi ve ülkemizin geleceğini hedef alan bütün saldırılara rağmen bugün yine milletimizle birlikte, sizlerle birlikte milletimizin Meclisindeyiz. Zor zamanlardan geçiyoruz ama baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmuyoruz. Hep beraber adım adım bu karanlığın, bu karanlık tünelin ucundaki ışığa, umuda yürümeye devam ediyoruz.
"'KURULTAY YAPAMIYORUZ' GİBİ YAKLAŞIMLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Geçen hafta 74 il başkanımız 81 ilden gelen delege imzalarımızı, o illerin delegeleriyle birlikte il başkanlarımızın olmadığı yedi ilin delegeleriyle birlikte Cumhuriyet Halk Parti'mizin şu an butlan yönetiminde olan genel merkezine götürdüler. Büyük bir özenle, titizlikle görevlerini yerine getirdiler. Orada çok önemli, tarihi, güçlü de bir açıklama yaptılar. Ve bin dört delegemizin iradelerini teslim eden ıslak imzaları götürdüler. İşte İstanbul'u düşelim, şunu düşelim, bunu düşelim, 833 resmiyet kazandığını söyledikleri imza teslim edildi ve o günden itibaren de kurultayı bekliyoruz. Tabii bir tedbir kararı var. 'Bu kurultayı yapamayız. Normalini yaparız. Biraz inceleriz, sonra söyleriz' bu tip kamuoyunun hiç tahammül edemediği, partililerimizden hiç tahammül edemediği delege mi delege, imza mı imza, onu alıp gereğini yapıp ilçe seçim kuruluna bildirmek görev, ondan sonrasını ilçe seçim kuruluyla söyleyecek. Ama bununla ilgili bir sürü zorluk çıkarmak esas niyetin hani 'Kurultay yapabilecek olsak hemen yaparız' sözü gerçek olsa, samimi olsa derhal bunun yapılması, kurultayı yapmayan, yaptırmayan bir irade varsa ona karşı hep bir ve bütün mücadele verilmesi gerekirken birtakım bahanelerle, engellemelerle, 'Efendim sorduk, kurultay yapamıyoruz' gibi yaklaşımlarla karşı karşıyayız.
"PARTİYİ BU CENDERENİN İÇİNDE DAHA FAZLA TUTMAMASINA DAVET EDİYORUM"
Bugün geldiğimiz noktada o kurultay, üstüne yapılan üç kurultay ve son kurultay mahallelerden başlamış ilçe, il seçimleriyle oluşmuş yeni kurultay, bu kurultayın delegelerinin seçtiği il başkanları görevde şimdi onlar hedefte. 2023 yılından bahsetmiyoruz. 2025 yılında yepyeni bir kurultay yapıldı. Ve orada seçilmiş olan il başkanları görevden alınmaya kalkıyor. Orada seçilmiş olan yönetimler hatta ve hatta en ayıplısı bizim kadın kolları ilçe başkanlarımızı, il başkanlarımızı sadece kadın üyeler seçiyorlar. Ayrı bir prosedürle, ayrı bir takvimle. Gençlik kollarını sadece 30 yaş altı üyeler seçiyorlar. Ayrı bir prosedür, ayrı bir takvimle. Ve o seçilmiş kadın kollarının, gençlik kollarının başkanlarına erkekler atama yapıyor. 'Kadınların hepsinin seçtiği değil, bizim seçtiğimiz yönetecek' diye. 30 yaşın altındaki üyelerin kendi seçtikleri başkanlara tamamı 30 yaşın üstünde bulunan kişilerden oluşmuş bir MYK atama yapıyor. Görevden alıyor. Görev teklif ediyor bazı gençlere. O yüzden bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş, bu ülkeyi yeniden demokrasiye taşımayı vadeden bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak iki milyon üyemiz adına, gençlerin umutları adına, bu ülkede yaşayan ve yaşamından memnun olmayan iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, her yönüyle, hocaların görüşleriyle, delegelerin imzasıyla, sokağın öfkesiyle, inancıyla, kararlılığıyla ama bu partinin bir evladı olarak Kemal Bey'e bugün bu tarihi kararı almasını ülkeyi ve partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamasına davet ediyorum."