MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır. Buradan soruyorum; siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar; siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?" dedi. Gençlere seslenen Bahçeli, "Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir. O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız. Gençlerimiz ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmeli, tahriklere kapılmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlediği grup toplantısında yaptığı açıklamada, hem fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçlerinin devam ettiğini belirtti.
Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesinin finansal sistemin sağlıklı şekilde işlemesine bağlı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların, istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" diye konuştu.
"TÜRK GENÇLİĞİNİN SAF DUYGULARINI İSTİSMAR EDENLERİN GİZLİ AJANDASINDA MHP DÜŞMANLIĞI VARDIR"
Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:
12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve MHP'ye operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır. Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlarla Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacı ikinci yüzyılında köksüz bir cumhuriyet, hedefi milliyetçi/ülkücü hareket, figüranları ise suret-i milliyetçi, fikri ve siyaseti gayri sahihlerdir. Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır. MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler siyasi ihtiraslarını, fikri buhranlarını ve şahsi bühtanlarını, kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir.
"SİZ NEYİN VE NERENİN MİLLETÇİSİSİNİZ?"
Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır. Buradan soruyorum; siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar; siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz? Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler siz hangi ağızların kelamısınız? Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir. Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve göz yaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar; siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz? Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım; Türk milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil, onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır. Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır. Türk Milliyetçiliği, Yesevi Dergahında okunan duaya Gül Baba türbesinde âmin diyebilmektir.
"GENÇLERİMİZ TAHRİKLERE KAPILMAMALIDIR"
Bahçeli, eleştirel düşüncenin, sorgulamanın üniversitelerin ilmi merakının temel motivasyonu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Lakin eleştirel düşünce Türkiye düşmanlığının, Türk diline ve kültürüne yönelik hazımsızlığın paravanı değildir, olamaz. Üniversitelerimiz bilimin merkezi olduğu kadar hikmetin kapısı, özgür düşünceyi vicdan terazisinde tartan irfan yuvasıdır. Unutmayalım ki hikmetsiz bilgi atıldır, irfanla bezenmemiş bilim ise batıldır. Üniversitelere yapılan yatırım, gençliğe, geleceğe, ülkemizin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırımdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek irade ve cesaret, Büyük Atatürk’ün 'Türk, övün, çalış, güven' parolasının birincil muhatabı Türk gençliğindedir. Türk gençliği, Mehmet Âkif’in sözleriyle, 'Yerleri yırtan sel olup taşmalı! Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı!' Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir. O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız. Gençlerimiz ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır."
"TÜRK DÜNYASININ KALBİ ANKARA'DA ATACAKTIR"
"Türkiye'nin Türk dünyasıyla ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel bağlarını güçlendiren, Avrupa ile ilişkileri karşılıklı çıkarlar temelinde yürüten, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika’da barış ve kalkınmaya katkı sağlayan çok yönlü dış politikasıyla güvenilen ve itibar edilen bir ülke olduğunu" söyleyen Bahçeli, "Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde ve küresel seviyede barışa, huzura ve adalete zemin hazırlayacak önemli bir aktördür. Vücut bulacak 'Türk kuşağı', Türk devlet ve toplulukları arasındaki diyalog ve işbirliği bağlarını güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı sarıp sarmalayacak, bağımsızlık ve egemenlik çerçevesinde fırsat ve imkanlar değerlendirilerek Türk devletleri çağın kudretli aktörleri haline gelecektir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13’ncü Zirvesi ile Türk dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır. Cumhuriyetimizin 103’ncü yıl dönümünü tüm Türk dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz" ifadelerini kullandı.