YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV önünde düzenlenen dayanışma mitinginde yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin en büyük siyasi kumpas davası Silivri'de görülürken, tam da Ekrem Başkan'ın savunma yapacağı gün, Halk TV'yi bastılar, yayını durdurdular, kanala kayyım atadılar. Daha iddianame ortada yokken, dünya kadar iftira havada uçuşuyor iken, aslı astarı olmayan bilgiler yandaş basına servis edilirken, büyük bir öz güvenle canlı yayın istedik. O günlerde savcılarına, AK Parti yargı kollarına güvenenler dediler ki, 'Olsun yayın, millet görsün her şeyi.' Götürdük, meclise sunduk, parlamentodaki sağdan soldan tüm muhalefet partileri destek verdi, ama yayınlansın diyenler bir anda çark ettiler. Çünkü hakikatten kaçıyorlar, iftiraları duyulmasın istemiyorlardı. Aylarca bekledikten sonra nihayet Ekrem Başkan, bütün iftiraları, bu ülkenin iktidarı değiştirme umudunu hedef alan o iddianameye karşı savunma başlamadan dört saat önce Halk TV'ye geldiler, burayı bastılar, yayını durdurdular" dedi.
Özel, şunları kaydetti:
"Kayyımın kısa vadeli iki hedefi vardı. Bir tanesi Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının duyulmasını engellemek. Bir tanesi de asrın vurgununun, fon vurgununun üzerine giden en çok izlenen haber kanalını susturmaktı. Bir tarafta kendinden sonraki iktidara darbe girişimi, kendinden sonraki cumhurbaşkanı adayını hedefe alarak onu siyaseten yok etme girişimi, diğer tarafta çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu, kendisine oy veren seçmenini dolandıran kara düzeni deşifre edenlerin sesini kesme girişimi vardı. Orta ve uzun vadeli hesaplar çok daha karanlık. Muhalefetin sesini tamamen kesmeye niyetlenmişler. O yüzden basına saldırı, muhalefete saldırıdan bağımsız değildir. Muhalefeti adaysız, partisiz, lidersiz bırakmak, milyonlarca insanın sesini kesmek bu kirli oyunun iki bileşenidir. Bu organize darbeye karşı ya direneceğiz, ya bunlara teslim olacağız. Ben bu meydanı görüyorum. Teslim olmayacağız, direneceğiz. Eninde sonunda biz kazanacağız.
"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE KUZEY KORE İLE REKABET"
Bugünlerde fon vurgunundan dolayı borsa endeksi diplerde daha da kötüsü ülkede demokrasi olsa özgürlükler olsa, borsanın toparlanması, ekonominin toparlanması, kaynak bulunması kolay işler... Ama esas karamsarlık, bu liyakatsiz düzendeki esas sorun, Türkiye'nin 180 ülke arasında basın özgürlüğü endeksinde 163'üncü sırada olmasıdır. Esas sıkıntı, Türkiye'nin basın özgürlüğünde Sudan'dan ve Irak'tan geride olmasıdır. Türkiye'nin Tacikistan'dan Bangladeş'ten daha kötü durumda, Kuzey Kore ile basın özgürlüğünde rekabet halinde olmasıdır. Basın özgür değilse, düşünce özgür değilse, mahkemeler tarafsız değilse, o ülkenin ekonomisinin düzelmesi asla ve asla mümkün değildir. Bunun için hep birlikte AK Parti'nin kara düzenini bitirmeyi, gelirde adaleti, vergide adaleti, sosyal adaleti sağlamayı, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzenini kurmayı, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir medya düzeni kurmayı, bir daha kimsenin devleti ele geçirmesine imkan vermeyecek halkın demokrasisini hep birlikte kurmayı ve hep birlikte başarmayı bekliyoruz.