CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. 'Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek' diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49, partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler. Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım" dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, BirGün TV’de "Timur Soykan ile Cevap Hakkı" programının konuğu oldu. "İBB davasındaki bu çöküş olmasa da mutlak butlanı planlıyorlar mıydı" sorusuna şu yanıtını verdi:
"İBB davasında şöyle bir şey planlıyorlardı, biliyorsunuz, 'Ahtapot' diyorlardı. Şimdi demiyorlar. Bir ahtapot, işte başında Ekrem İmamoğlu kollarından biri partiye uzanacak, biri İzmir'e, biri oraya, biri buraya. Şimdi bu kurguyu kuramadılar. O yüzden ahtapotu ayırdılar. Ayrı ayrı yerlerde yengeçler koydular. Bulduğunu ısırıyor. Şimdi İstanbul'daki ahtapotun kolunu burayla ilişkilendiremediği için gelmiş burada işte bize mutlak butlan kararı veriyor. İzmir'de başka bir karar veriyor. Antalya'da başka bir iftira, Uşak'ta başka bir iftira falan böyle sistemde kişileri alıyorlar, biraz da paraya, pula, daha doğrusu geçmişten beri edinilmiş mal varlığına duyarlı kişiler."
"PM ÇOĞUNLUĞU OLMADIĞI İÇİN MYK KARARIYLA ATMAYA KALKTILAR"
Özel, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın "CHP'nin Manisa milletvekili ve biz bunu değerlendiriyoruz" açıklamalarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:
"Onun söylediği o günkü kafasında bir yazı yazıp onları görevden alabiliriz. Meclis Başkanlığı da bunu kabul etmiyor. Beni kesin ihraç talebiyle partiden atıp milletvekilliğimi yani CHP milletvekilliğimi düşürmek suretiyle buradan düşürmeye kalkarlar. Buna tenezzül ederler mi? Ederlerse bu millet bunlara ne der? Onu ayrıca hesap etmeleri lazım. Ama ben böyle bir şeye hani kalkışacaklarını sanmadığım gibi, yargı yoluyla arkadaşların çok hızlı şekilde geriye geleceklerini de düşünüyorum. Yani yargı normal işlerse diyeyim. Geçmişte çünkü çok var örnekleri var. Siz bir milletvekilinin PM kararı olmadan atamazsınız. Bunların PM'de çoğunluğu olmadığı için MYK kararıyla atmaya kalktılar."
"MİLLETE SORACAĞIM, ONLAR BANA YOL GÖSTERECEKLER"
Özel, "Yeni parti için daha büyük bir enerji yaratabilir, daha kapsayıcı olabilir ve bu Türkiye bir siyasal dönüşümün eşiğinde bunu yüklenebilir, götürebilir diye düşünenler var. Siz buna katılıyor musunuz? Yani yeni bir parti gerçekten yeni bir soluk ve daha birleşik bir cephe… Yani çünkü ya saltanat ya cumhuriyet diyebileceğimiz bir nokta, eğer monarşi ise söz konusu olan, seçme seçilme hakkımız yok olacaksa yani bunu örgütlemek söz konusu olabilir mi? Bu konuda söylemleriniz genişleyecek mi? Yani bu birleşik bir cepheye diğer partileri de katabileceğiniz bir söylem geliştirecek misiniz" sorusuna da şöyle yanıt verdi:
"Yeni parti açısından bakıldığında, benim siyasette bildiğim bir şey var. Gerçekleşmeyen bir durumun ölçülmesi mümkün değil. Yani şimdi birçok anket yapılıyor. Soruyorlar yeni parti olursa olur, şu olur, sonra olur. Yeni partinin yine birinci parti olduğunu gösteriyorlar ya da CHP'deki mücadeleyi kazanırsak CHP'nin bıraktığımız yerden daha ileride AKP'nin daha geride olduğunu gösteriyorlar. Bunlar önemli ama gerçekleşmeyen bir şey ölçülemez. Yani hemen böyle kendini darı ambarında sanmamak lazım. Birincisi bu. Bunu kendime de telkin ediyorum, ekibe de telkin ediyorum. İkincisi, biz bu partide bir mücadeleyi sonuna kadar verme kararlılığındayız. Son çaba da boşa çıkarılırsa bu kötü niyetli çabalarla, ondan sonra millete soracağım. Ben ne taraftan yürüyeyim? Yani yol bitti. Ne taraftan gidilecek diyeceğim. Onlar bana bir yol gösterecekler. Ondan çok eminim. Ama onu öyle hani gecikmeden veya uzatarak yapacak değilim. Ama sokakta şimdi iki ses çok. İlk gün yüzde 90 partiyi asla bırakma sesi çoktu. Yüzde 10 da sen yürü biz arkandayız diyorlardı. Bu önce 70’e 30’a düştü. Şimdi 51’e 49. Partiyi bırakma diyenlerle sen yürü diyenler... Sokak ne diyecek onu duymak lazım ama sonuna kadar bu mücadeleyi vermek lazım.
Sorunuzun ikinci fazı, yeni parti olsa da inşallah burada başarırız. Burada başarmak çok istiyoruz. Olmasa burada kalsak da bizim artık bir daha geniş bir cepheyi, bir birleşik muhalefeti, böyle muhalefete abilik yaparak, patronluk yaparak değil ama kol kola girerek ya otokrasi ya demokrasi mücadelesini hep birlikte vermemiz lazım. Bunun için çatı partiler mi gerekir, ittifaklar mı gerekir veya işte bu yolda yürürken daha kapsayıcı bir birliktelik için davette bulunmak mı gerekir? Bunların hepsini konuşacağız."