Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 52'si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine, bugün 65’inci İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda devam edildi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve kurmayları İBB Davası’nın ikinci celsesini duruşma salonunda takip etti. Özel, duruşma sürerken İmamoğlu'na söz hakkı verilmemesi üzerine duruşma salonundan ayrıldı. Özel, bu sırada yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Silivri’de hep birlikte geçen celsenin bitişinde savunma hakkının nasıl kısıtlandığını konuşmuştuk. Bunun ne 1960 Darbesi’nde ne 12 Eylül Darbesi’nde ne Almanya'daki Nürnberg mahkemelerinde ne 12 Eylül dönemindeki DİSK'in yargılandığı süreçlerde yaşanan ki onların hepsi darbe dönemlerinin yargılamalarıydı. Hiçbirisinde yaşanmayan bir şey yaşandı ve Ekrem İmamoğlu’na şöyle söylendi: Hakkında 150’ye yakın örgüt kurucusu, örgüt lideri olmakla suçlandığı için güneşin altındaki gerçekleşen her olaydan, her iddiadan Ekrem İmamoğlu'nu da mesul tutuyorlar. Ve bu konular görüşülürken İmamoğlu itiraz ettiğinde, ‘Savunma süreniz geldiğinde konuşacaksınız, açıklayacaksınız. Sınırsız savunma hakkınız var’ demişti. Sonra tutturdu, ‘Ben 9 Temmuz günü davayı bitireceğim.’ 8 Temmuz günü, ‘Sözü al. Sen ve avukatların beş-altı saat içinde ne yapacaksanız yapın.’ ‘Beş-altı saatte ben ve avukatlarım nasıl böyle bir şey yapabilir?’ Dedi ki ‘O zaman savunma hakkından feragat ediyorsun.’ ‘Öyle bir şey etmiyorum, savunma hakkımı kullanmak istiyorum.’ ‘Yok, ediyorsun.’ Tutanağı öyle tuttu. Paldır küldür çekti gitti.
"TARİH ÖNÜNDE TEESSÜF EDİYORUM”
Kendisine tarih önünde teessüf ediyorum. Bir kere daha demiştim bu cümleyi. İkinci kez kullanıyorum. İlk kullandığımda hemen şuradaki yargı salonunda, Ergenekon davasında Özese karardan önce, ‘boşalt’ diye bağırıp bizi jandarmayla dışarı atmaya kalktığında, kendisine odasına gidip demiştim ki ‘Sen geldiğinde locan hazır. Bizim size yapmadığımız muameleyi sen ne hakla? Bu kadar kini nerede biriktirdin? Sana tarih önünde teessüf ediyorum’ demiştim. Şu anda Özese tarihin neresinde, biz neresinde duruyoruz herkes biliyor. Özese aynı bugün yaptığı muamele gibi, o gün ailelere, çocuklara, siyasetçilere ve gazetecilere zulmeden mahkemeyi yöneten kişiydi. Bugünkü hık demiş burnundan düşmüş. Aynı o günkü Zekeriya Öz’ün hık demiş burnundan düşmüş başsavcısının bir buçuk yıldır başlattığı zulüm gibi. Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil.
"KİMİ KİME ŞİKAYET EDEYİM, ATADIKLARINI ERDOĞAN’A MI”
Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK’ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi. Adalet Bakanı olduğu gün, AK Parti İl Başkanları toplantısına gidip ‘Dün olduğu gibi bugün de partimiz için mücadeleye devam edeceğiz’ diyor. ‘Dün’ dediği gün başsavcıydı adam burada. O yüzden kimi, kime şikayet edeyim? Sayın Erdoğan’a mı edeyim atadıklarını? Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır. Bu devran böyle sürmez. Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, ben daha iyinin kötüyü yenmediği bir gün ve ben daha tarih önünde zalimlerin zulümleriyle sınanmadıkları bir süreci hiç görmedim. Yine görmeyeceğiz inşallah.”