Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, daha güçlü bir devlet, daha müreffeh bir toplum için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Cumhur İttifakı birlikteliğinde, milli birlik ve bütünlüğün tahkim edildiği, barış ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye'yi hayata geçirmenin gayretinde olduklarını dile getiren Bahçeli, bu amaç doğrultusunda, 24 Ekim 2025'te yurt genelinde başlattıkları "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ile "Derdin Derdimizdir" sohbet toplantılarının 29 Mart 2026 tarihi itibarıyla tamamlandığını aktardı.
Teşkilata bu süre içerisindeki çalışmaları için teşekkür eden Bahçeli, ilerleyen günlerde, yeni çalışma programlarıyla yine milletin talep ve beklentilerini dinleyeceklerini belirtti.
İsrail'in İslam topraklarını işgal ve sömürme planına değinen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün yaşadığımız siyonist barbarlık, ABD İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün resmi, şerrin anahtarıdır. İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiş, huzur umudunun solmasına neden olmuştur. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir. ABD'nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı ve Amerikan halkında büyük tepkiye ve öfkeye neden olmaktadır.
İsrail'in katliam politikaları, Yahudilerin dünya genelinde nasıl algılanacağına dair oldukça kötü ve köklü bir değişimin zeminini de hazırlamıştır. Daha önce de ifade ettiğim gibi, dünya Yahudilerinin, İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi ve insanlığa ilan etmesi gerekmektedir. Bize göre İsrail, antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir ve bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır. Artık İsrail'in Netanyahu'ya mahkum ve mecbur olmadığının, Netanyahu politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir. Orta Doğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır."
"Bu gidişat hayra alamet değildir"
Uluslararası sistemin ağır yaralı olduğunu, adeta can çekiştiğini anlatan Bahçeli, küresel dengelerin değiştiği, bölgesel fay hatlarının harekete geçtiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçildiğine işaret etti.
İnsanlığın unutulduğunu, Batı değerler sisteminin çöktüğünü dile getiren Bahçeli, "Bebek ve çocukların sesi kısılırken, silah sesinin yükselmesi insanlık için utanç vericidir. Bu gidişat hayra alamet değildir ve buna 'dur' demek 'insanım' diyen herkes için bir mecburiyet, bir mesuliyettir. ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran'a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
"Kimse fitne tohumu ekmeye, Terörsüz Türkiye'yi sabote etmeye kalkmasın"
Milli birlik ve beraberliğin tesisinin ortak değerler ve geçmiş üzerinde inşa edilen bir millet anlayışıyla ve müşterek bir gelecek yürüyüşüyle mümkün olabileceğini belirten Bahçeli,"Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye'de huzur ve barış ortamını kalıcı kılarken aynı zamanda bölgesel istikrara da katkı sağlamayı hedeflediğini kaydetti.
"Terörsüz Türkiye"nin bir milli birlik ve kardeşlik projesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
"TBMM bünyesinde kurulan ve önemli bir görev ifa eden 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş, bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır. Çevresi savaşın tüm ağırlığıyla kuşatılmışken bir huzur ve güven adası olmasından iftihar ettiğimiz ülkemizde birlik ve beraberliğimiz hasmane girişimlere mukabelede en etkili silahımız olacaktır.




















