Tekin, öğretmenevinde düzenlenen "Eğitimin Yüzyılında Erzurum" programında kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.
Milli Eğitim Bakanlığının milyonlara hitap ettiğini, öğretmen sayısının 1 milyon 200 binin üzerinde olduğunu ifade eden Tekin, şöyle konuştu:
"Yani her 80 vatandaştan bir tanesi öğretmen ve bizimle beraber Milli Eğitim Bakanlığında çalışıyor. Yani nüfusun 80'de biri bizimle çalışıyor. Öğrencilerimizi aileleriyle beraber düşündüğümüzde toplumun tamamı milli eğitim ile yakından ilgili. Herkes çocuğunun okulda aldığı eğitimi, gittiği okulu, öğretmenini, ders kitabını o gün yaşadıklarını mutlaka evinde, sofrasında gündem ediyor. O yüzden her ortamda konuşulan bir bakanlığız. Hal böyle olunca herkesin kendine göre doğruları da var. Herkes kendi bakış açısını, kendi perspektifini en doğru hatta mutlak doğru kabul ediyor. Sokakta karşılaştığımızda 'Böyle yapmanız lazım.' ifadesi hepsini alt alta topladığınızda 70-80 milyon tane öneri çıkıyor. Birbiriyle belki bunlar çelişiyor. Böylesine zor bir bakanlık."
Tekin, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın kutlandığını, gazetecilerin her zaman haber çalışması için yanlarında olduğunu, yoğun tempoda çalıştığını ve bu nedenle her günü bayram gibi kutlamalarını arzu ettiklerini dile getirdi.
Bugünün başka daha önemli bir anlamı olduğunu aktaran Tekin, "23 Temmuz'da Milli Mücadele'yi başlatan, yürüten, önemli kararların alındığı bir tarih ve Anadolu'nun değişik bölgelerinden katılarak Milli Mücadele'nin nasıl yürüyeceğine dair neler yapılmasına, yapılması gerektiğine dair Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıyla beraber istişareler yapan, Milli Mücadele'yi başlatmakla onur duyan bir şehrin mensuplarıyız. 23 Temmuz bizim için Milli Eğitim Bakanı olarak benim için bu anlamda çok önemli. Çünkü bizler çocuklarımız bu ülkenin geçmişinde, bu milletin tarihinde hatırlanması gereken, önemsenmesi gereken ulusal birliğimizi, beraberliğimizi, istiklalimizi ve istikbalimizi çocuklarımızın öğrenmesi, bilmesi ve sahip çıkması için Milli Eğitim Bakanlığı olarak çaba sarf etmesi gereken ve bunu bihakkın yerine getirmeye çalışan bir bakanlığız. " diye konuştu.
"Dünyada imrenilerek bakılan geçmişimizi çocuklarımıza öğretmek durumundayız"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne işaret eden Tekin, şöyle devam etti:
"Biz dünyada birçok devletin, birçok milletin öykündüğü, kıskandığı, şanlı bir geçmişe sahibiz. Türkistan'dan başlayıp Avrupa'nın içlerine kadar kendi medeniyet birikimini taşıyan bir milletin mensuplarıyız. Birçok ülkede akademisyenlerle, tarihçilerle konuştuğumuzda Türk devlet geleneğini bu anlamda imrenerek bizimle paylaşıyorlar. Yıllar önce Osmanlı arşivlerinde çalışmalar yaparken dünyanın çok farklı ülkelerinden çok farklı yaş kategorilerinde akademisyenlerle mesela Japonyalı bir akademisyenle sohbet etmiştik. Osmanlı ve Türk tarihini başlıklar vererek 'Şu konuları ben derinlemesine çalışıyorum. Bu konular sizin dünyaya medeniyet birikimi anlamında kazandırdığınız şeyler keşke bizim tarihimizde öyle olsa' diyen çok sayıda akademisyenle karşılaştım. Hal böyle olunca biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu dünyanın her tarafında imrenilerek bakılan, öykünülen bu geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak, öğretmek durumundayız."




















