SİYASET
Giriş Tarihi : 02-03-2026 14:25

CHP "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşması.

Özel, partisinin seçim vaatlerini anlatırken, "Bu bir yeniden inşa sürecidir. Devleti kurumsallaştıracağız. Ekonomiyi planlayacağız. Adaleti her alanda tesis edeceğiz. Üreteceğiz ve refahı herkese adil paylaştıracağız. İktidarımızın hedefi, bugün siyasetin araçsallaştırdığı yargıyı geldiğimizde ele geçirmek değil; bir daha hiç kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzenini kurmaktır." dedi.

CHP

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin seçim vaatlerini anlatırken, "Bu bir yeniden inşa sürecidir. Devleti kurumsallaştıracağız. Ekonomiyi planlayacağız. Adaleti her alanda tesis edeceğiz. Üreteceğiz ve refahı herkese adil paylaştıracağız. Buradan samimiyetle ifade etmek isterim ki iktidarımızın hedefi, bugün siyasetin araçsallaştırdığı yargıyı geldiğimizde ele geçirmek değil; bir daha hiç kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzenini kurmaktır. Biz devletin kurumlarını ele geçirmek için değil; güçlü, bağımsız, tarafsız kurumları oluşturmak için geliyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz" dedi.

Özel, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşmasında partisinin seçim vaatlerini kamuoyuna açıkladı. Özel, şunları kaydetti:

"Sağlık, piyasanın insafına bırakılmayacak kadar hayati bir bütçe kalemidir. Ve bir bütçe kalemi olarak görülmeyecek kadar da değerlidir. Vatandaşlarımız hastaneye giderken cebini düşünüyorsa orada sosyal adalet eksiktir. Nitelikli sağlık hizmeti, güçlü bir devletin en temel sorumluluğudur. Biz herkes için güven veren bir sağlık sistemini inşa etme hedefindeyiz. En büyüğünü yapayım diye şehir içindeki hastaneleri kapatıp herkesi uzaktaki şehir hastanelerine mecbur eden bu sistem yerine elbette mevcut hastaneleri koruyarak ama yenilerini şehre en yakın, en uygun yerde ve ihtiyaç olan büyüklükte ve erişilebilir şekilde yapacağız. Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. Beş yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdam edeceğiz. Performans sistemini kaldıracak, emekliliğe yansıyan temel ücret ve liyakat esaslı atama ve terfi sistemini getireceğiz. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete gerçek bir caydırıcılık sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapacağız. Tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret, fark ücretlerini kaldıracağız. Ortez, protez ve tıbbi cihazlarda en ucuzunun ödendiği, daha iyisinin talep edildiği durumda ise aradaki farkı hastanın karşıladığı bu vicdansız uygulamadan vazgeçeceğiz. Aile hekimlerinde ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulacak. Diş Hekimleri Birliği'yle, Diş Hekimleri Odası'yla birlikte ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmetini herkesin erişebileceği bir hizmet olarak arz edeceğiz. Paran kadar sağlık dönemi son bulacak. Herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir sağlık sistemi kurulacak.

"Biz, bize düşmanlık edenlere benzemeyeceğiz"

İktidarımızda biz, bize düşmanlık edenlere benzemeyeceğiz. İktidar değişimini rakiplerin dövüleceği, rakiplerden intikam alınacak bir süreç olarak görmüyoruz. İktidar değişince elimize bir sopa alıp da rakiplerimizi dövmek yerine o sopayı kırk yerinden kıracağız ki bir daha kimse o sopayı eline alamaz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kumpası kurarlarsa kursunlar Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu seçimlere girecek ve milletimiz takdir ederse Cumhurbaşkanı olacak. Cumhuriyetimiz çoğulcu demokrasiyle taçlanacak.

Bu ülke artık sokaklarında umutsuz gençlerin yurt dışına gitmek için hayal kurduğu ve boş boş gezdiği bir ülke olmaktan çıkacak. Bu ülke, tarımda çiftçi yaşının 58’e çıktığı, her dört çiftçiden üçünün ‘Asgari ücretli bir iş bulursam bir daha ekmem, dikmem’ dediği bir ülke olmaktan çıkacak; kendini doyuran ve dünya için büyük fırsatlar sunan güçlü, modern bir tarım ülkesi olmakla birlikte en ileri sanayi ülkelerinden biri hâline gelecek. Kendi teknolojisini geliştiren, dünyadaki teknolojiyi hem kullanan hem geliştiren; inovatif yöntemlerle geliştirilmiş yüksek katma değerli ihracatla bu ülkenin yüzünü güldüren, gelirini artıran, kalkınmasını sağlayan, ekonomisini büyüten ama bunu hakça bölüşen bir ülke hâline gelecek.

"Bu salondan çıkacaklar, bu millet için iktidara yürüyecek"

Ancak bir yandan da sorunlarını çok iyi bildiğimiz vatandaşlarımıza artık çözümü söylemenin, nasıl çözeceğimizi söylemenin, hangi kadroyla çözeceğimizi güçlendirmenin ve yapacağımız bundan sonraki toplantılarda gitgide güçlendiğimizi, özgüvenimizin arttığını, aldığımız kamuoyu desteğinin arttığını; 'Türkiye’yi bu kadrolar çok iyi yönetir, tahribatı ortadan kaldırır, ülkeyi ayağa kaldırır ve yarın yüzümü bu kadrolar güldürür' dedirtmenin artık zamanıdır. Sahada, sokakta talep budur. Millet kime oy vermeyeceğini biliyor, kime vermek istediğini de biliyor. Gözlerimizde iktidar ışığını, sözlerimizde de dertlerinin çözümünü duymak istiyor. İşte bu toplantı onun başlangıcıdır. İşte bu toplantı onun yürüyüşüdür. Bundan sonra bu salondan çıkacaklar, bu millet için iktidara yürüyecek. Bu milletin takdir etmesi durumunda çok önemli sorumluluklar üstlenecektir.

"İktidarımızla birlikte buraya dönmek ve katkı sağlamak isteyen dünya çapında değerlerimiz var"

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bugüne kadar değiştirdiği onlarca, yüzlerce bakanın; adalete güveni yüzde 18'e indirdiğini, millî eğitimden memnuniyetin yüzde 21'lerde seyrettiğini, gelen kadroları kimselerin tanımadığını, gittikten sonra da kimsenin arkasından ağlamadığını hatırlayalım. Ama bu salonda ve bu salonun erişim alanında öyle liyakatli, öyle güçlü, öyle iyi eğitilmiş kadrolar var ki. Hatta yurt dışında, iktidarımızla birlikte buraya dönmek ve Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki büyük atılıma katkı sağlamak isteyen öyle pırıl pırıl, öyle dünya çapında değerlerimiz var ki; AK Parti’nin bizi mecbur bıraktığı vasattan kurtulmanın zamanıdır. Biz vasat işlerle ve vasat kadrolarla bize dayatılana sabretmek zorunda değiliz. Katlanmak zorunda değiliz. Buradan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum: Katlanmak zorunda değilsiniz. Bize katılabilirsiniz. Hep birlikte değiştireceğiz."

AdminAdmin