SİYASET
Giriş Tarihi : 10-12-2025 14:33

CHP Sözcüsü Zeynel Emre Açıklamalarda Bulundu

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına ilişkin "Bu ülkeye yapmadığı kötülük kalmadı. Ülkede ayrıştırdı insanları. Böldü diliyle, üslubuyla, konuşmasıyla, davranışlarıyla. Dolayısıyla dedesi şehit olmuşsa ülkemiz için Allah rahmet eylesin, kendisine de dedesini örnek almayı tavsiye ediyorum" dedi.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre Açıklamalarda Bulundu

CHP MYK, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. MYK toplantısı devam ederken Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantının gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre şöyle konuştu:

"Bugün kurultayımızdan sonraki ilk MYK toplantımızı gerçekleştirdik. Türkiye'nin sorunlarını ele aldık. Bütçe görüşmelerine ilişkin önümüzdeki 14 günlük süreçle ilgili görüş alışverişinde bulunduk. En son gerçekleştirdiğimiz kurultayla birlikte parti tüzüğümüzü, parti programımızı, kadrolarımızı yeniledik. Ve önümüzdeki dönem nasıl bir Türkiye hayal ettiğimizi, Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi ve önümüzdeki süreçte Türkiye'nin içinde bulunduğu bu kaostan içinde bulunduğumuz şartları görerek, okuyarak, toplumsal muhalefete önderlik ederek nasıl çıkabileceğimize yönelik bir sonuçla birlikte ayrıldık. Parti programımızda önemli noktalara temas ettik.

"Belediyelerimizin faaliyetleri engellendi, dezenformasyonla halkın gözünde itibarsızlaştırma çalışmaları yapıldı"

CHP altı okun ışığında kendisini emekçiyi, üreteni, esnafı, çiftçiyi, gençleri, bu ülkenin kadınlarını, çocuklarını düşünerek ülkemizi geleceği nasıl hazırlayacağımıza yönelik ciddi bir hazırlıkla kurultayını tamamladı ve orada biliyorsunuz dört temayı öne çıkardık. Dedi ki ‘Bugünün Türkiye'sinde öncelikle mahkemede adalet olacak. İkinci olarak sosyal adalet olacak. Üçüncüsü vergide adalet olacak. Dördüncüsü gerilde adalet olacak.' Tüm bunlar gerçekleşmediği sürece Türkiye'nin gerçek anlamda barış ve huzur içinde geleceğe yürümesine imkan yok.

"Yargı kollarıyla birlikte büyükşehir belediye başkanımıza yönelik operasyonlar başlamıştır"

Sayın İmamoğlu geniş halk kesimleri tarafından destek gören, iki kez İstanbul gibi bir yerde büyükşehir belediye başkanlığını kazanan, CHP’nin çok büyük bir Meclis desteğiyle ve yine çok büyük bir halk desteğiyle cumhurbaşkanlığına aday göstermesine müteakip kendisine yönelik kendi rakibini Tayyip Erdoğan'ı en çekindiği, en korktuğu rakibi siyasal olarak ortadan kaldırmak maksadıyla eline geçirdiği yargı kuvvetiyle birlikte, yargı kollarıyla birlikte büyükşehir belediye başkanımıza yönelik operasyonlar başlamıştır.

"İmamoğlu’nu ceza hukuku anlamında suçlamak hukuk katliamıdır"

Diploma davasının detayına gelince, o tarih itibarıyla yetkili olmayan, öğrenci olan bir İmamoğlu’nu ceza hukuku anlamında suçlamak hukuk katliamıdır. Elbette yapılmasın, yapılsın demiyoruz. Ama kendisiyle birlikte diploması iptal edilen kimseler arasında sadece Sayın İmamoğlu'na dava açılması da ne kadar siyasi saikle hareket edildiğinin bir göstergesidir. Dolayısıyla bütün bu davalar ülkedeki yargı bağımsızlığının ortadan kalkması, Türkiye'nin özellikle 2018 referandumu sonrasında her alanda serbest düşüşe gitmesi, eğitimde, istihdamda, ekonomide, sağlıkta gençlerin geleceği planlamasında, bütün bu alanlara baktığımızda tükenmişlik sendromu yaşayan bir nesil var karşımızda. Ve biz böyle bir ortamda dün itibarıyla bütçe görüşmelerine başladık. Bütçe görüşmelerinde dikkatimizi çeken ilk husus şu oldu: Bugüne kadar sıkıntı yaşayan kesimlerin; emekçinin, emeklinin, öğretmenin, polisin, gardiyanın, yatırımcının; bu ülkedeki kendini var etmek isteyen orta sınıfın düşünülmediği yine sermayenin öncelendiği ve sermayenin parasına para kattığı, faizcinin güçlendiği bir bütçe olduğunu görüyoruz.

"Türkiye'yi tek adam üzerine bırakmayacağız"

Türkiye Cumhuriyeti'nde 200 yıllık bir Meclis deneyimi vardır. Bu dönemden çıkabilmenin yegane kilit anahtarlarından biri de kimsenin susmaması, kimsenin sinmemesi, konuşmaya devam etmesi. Ne demiş orada mikrofon uzatılınca en son tutuklanan demiş ki 'Hem hakim hem savcı hem hedef hem avcı, kumardan çay içen yancı dümencinin kralısın. Elin Kur'an, dilin yalan, Yahudi'den ödül alan, her seçimde petrol bulan, dümencinin kralısın.' Bu bir hicivdir. Yani demokratik ülkelerde, medeni ülkelerde bir defa hani bunları söyleyince bize çok uzak geldiği için belki bazı izleyen yurttaşlarımız yadırgayacak ama bunlardan ötürü bırakın ceza davasını, tazminat davası bile olmasın. Çünkü siyasetin içine giren kimselerin bunları göğüsleyebileceği ön kuralıyla girmiştir. Temel kural budur. Dolayısıyla bu sözlerden korkan bir yönetimin millete nasıl bir hayrı olabilir? Nasıl faydası olabilir?"

AdminAdmin