CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması amacıyla düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin Kadıköy İskele Meydanı'nda düzenlenen 53'üncüsünde yaptığı konuşmada, "Hepinize minnet doluyum. Kadıköy tarihinin en kalabalık mitinglerinden birinde, son yılların en kalabalık mitinginde, bize iletilen rakamlara göre 125 bin eylemci var burada. Burayı hiç şüphe yok ki sadece Cumhuriyet Halk Partililer doldurmadı. Bu meydanı dolduranlar, hedefte olanın bugün Cumhuriyet Halk Partisi değil, demokrasi olduğunu, özgürlükler olduğunun, sandık olduğunun farkında. Bu meydan farklı görüşlerden de olsa bütün demokratların, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Kürt demokratların, sosyal demokratların, liberal demokratların demokrasiyi güvence altına almak için, darbeyi püskürtmek için omuz omuza verdiği meydandır" ifadesini kullandı.
"Sicili AK Partili bir hakim ve başkötünün koordinasyonunda İstanbul İl Başkanlığı'mıza kayyum atamaya kalktılar"
"Geçtiğimiz hafta İstanbul il Başkanlığımıza, binaya dava açtılar, başkana dava açtılar. En son defalarca reddedilen bir talebi, ayarlanmış bir mahkeme, sicili AK Partili bir hakim ve o başkötünün koordinasyonunda İstanbul İl Başkanlığımıza kayyum atamaya kalktılar. Burası Kadıköy, biz birbirimizi biliriz. Hepinizi çok seviyoruz. Biz dayanışmayı büyütüyoruz. Omuz omuza hep birlikte büyüyoruz, biz kazanacağız.
"Bir kişinin iktidarı sürsün diye her şey göze alınıyor"
Bizim bin yıllık devlet geleneğimiz var. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Ama devletin kapılarını bu iktidar millete kapamış. İnsanca yaşamak isteyen herkese kapamıştır. Bugün herkes, bir avuç insanı ihtirasına göre yaşıyor. Bir avuç insanın huzurunu, hepimizin huzurundan önemli görüyorlar. Mahkemeler bir avuç insana hizmet ediyor. Parası olmayanlar, yoksullar her yerden dışlanıyor. Ve bir kişinin iktidarı sürsün diye her şey göze alınıyor. Biz buradan açıkça söyleyelim: Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetici kadroları, üyeleri ve bize destek veren bütün demokratlar, biz o tek adamın bu ülkenin yoksulluğu pahasına, gençlerin umutsuzluğu pahasına, küçücük çocukların hayata kapatamayacakları kadar farkla geriden başlaması pahasına o iktidarın sürmesine izin vermeyeceğiz. Asla ona teslim olmayacağız.
"Emekliler yoksulluk değil, açlık sınırının dahi altında yaşıyorlar"
Bu memleketin dört bir yanında soruyorum. Erdoğan sizi seviyor mu? Neden sevmiyor? Çünkü fakirsiniz. Fakir sevmeyen, zengini seven, daha çok zenginler için çalışan onları daha da zengin yapan ama halkı yoksullaştıran bir yönetim anlayışı var. Bugün Türkiye'de resmi rakamla 88 bin liranın altında geliri olanlara 'yoksul' diyor 88 bin lira yoksulluk sınırı. Memuru da, işçiyi de, hele hele asgari ücretliyi, hele hele emekliyi perişan eden bu iktidar orta sınıfı yok etti.
"Emekliyi ezeni, milleti ezeni, gençleri bezdireni affetmeyeceğiz"
Bu büyük kötülüğü Türkiye'ye yapanlar kendi iktidarlarını sürdürmek için hepimizi, hepinizi yoksullaştırdılar ama bunun hesabını onlardan fitil fitil soracağız. Burunlarından fitil fitil getireceğiz. Benim kinim yok. Biz kinin partisi değiliz. Kindar nesil yetiştirmek isteyenler orada. Ama çok net söylüyoruz: Emeklileri pazarlardan sebzelerin meyvelerin ezilmişini toplamaya yollayanlara, asgari ücretliyi kasabın önünden geçemez hale getirenlere esnafı kredi kartlarını takla attıra attıra perişan edip iflas ettirenlere, köylüyü milletin efendisi iken artık perişan eden, hacizlere düşürenlere, köylere sarı taksilerle hacize gidenlere benim kinim var artık kardeşim.
"Getir sandığı, kaçma, millet versin kararını"
Meydandan "Tayyip istifa" seslerinin yükselmesi üzerine, Özel, "Bu meydan çok eylem gören, çok mitingler yapılan, çok güçlü bir meydan. Bu meydandan yükselen istifa sesleri sarayı titretiyor. Dizlerini titretiyor onların. Buradan Tayyip Erdoğan'a açıkça ve büyük bir netlikle, kararlılıkla sesleniyorum: Sokağa çıkamaz haldesiniz. Pazara gidemez haldesiniz. Esnafın hatırını soramayan, kimseye 'halin nedir?' diyemeyen bir haldesiniz. Meydanlar istifa diye inliyor. Eğer kendinize güveniyorsanız, cesaretiniz var ise ve yaptığınızın doğru olduğunu, milletin size hak verdiğini iddia ediyorsanız, Halep orada ise arşın burada. Getir sandığı, kaçma, millet versin kararını.




















