CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 97'ncisini İstanbul'un Pendik ilçesi Sahil Tören Alanı'nda gerçekleştirdi. Özel, "19 Mart darbesinden neredeyse bir yıl sonra, 97'nci eylemde hep beraberiz. Sizlere bakınca ben görüyorum ki hiçbir zaman karanlık kazanamaz. Zulmedenler değil zulme direnenler kazanır, korkaklar değil cesurlar kazanır. Kötüler değil iyiler kazanır. Size bakınca görüyorum ki biz kazanacağız" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Bu soğukta on binleriz ama bir yanımız yine eksik. Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler'e, Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı'ya, belediye meclis üyelerimize, bürokratlarımıza, emekçi arkadaşlarımıza bir selam yolluyoruz buradan. Pendik'te 35 yıldır seçimleri kazanamadık ama Pendik'e küsmedik, kusuru kendimizde aradık. Eksik yanlarımızı aradık, bu seçimlerde yine kazanamadık ama büyük bir başarı yakaladık. Küçük bir farkla Pendik'i kaybettik."
"Kendine güvenen meydana çıkar"
Ey Erdoğan, bak, siyaset milletle, halkla yapılır. Kimin üstün olduğuna millet karar verir, bu siyasette sen birine hırsız dersin, o hırsızsa insan içine çıkamaz ama değilse o iftirayı atan insan içine çıkamaz. Ben, 97'nci kez milletin içindeyim, bugün Pendik'in bağrındayım. Meydanlardayım. Sen nerdesin Erdoğan? Kendine güvenen meydana çıkar. Haftaya çarşamba bu meydana gel, bu meydanı doldur da göreyim bakayım. Hodri meydan. Korkaklar başaramaz, korkmayacaksın. Bu kadar laf ettin cesaretin varsa karşımıza çıkacaksın. 25 milyon kişi imza attı. Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir, adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Hodri meydan. Biz buradayız, cesaretin varsa erken seçim sandığıyla, cesaretin varsa bu milletin karşısına çıkarak artık bu tartışmayı bitirelim. Bir yanda ezilen millet, sefalet çeken emekliler, bir yanda sırf iktidara tutunacağım diye darbeye kalkışan, arkadaşlarımızı içeri atan sen. Bedeli millet ödüyor. Bu bedel 19 Mart darbesinden sonra enflasyonu, fiyatları, faizleri yükselterek milletin sırtına biniyor. Bugünkü yoksulluğun sebebi dünyada olan enflasyon değil. Türkiye'de bir aylık enflasyon, dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla. AK Parti'nin kara düzeni faiz düzenidir. Bu sene tarihin en yüksek faizini ödüyoruz. 2,7 trilyon TL. Sadece ocak ve şubat ayında 637 milyon TL faize para ödendi. Buradan ilan ediyorum ki, bu para geçen seneki darbeden sonra yükselen faizlerin yarattığı maliyet... Bu para millete dağıtabilseydi bütün emeklilere bu bayramda 28 bin TL verebilirdik. Tayyip Erdoğan bu parayı emekliye vermek yerine darbeye harcıyor.
"İktidar değişimi artık zamanlama meselesidir"
Peki bu kara düzenin içinde biz ne yapacağız. Bugün karşı karşıya olduğumuz süreç şundan ibarettir. Millet kimi göndereceğine, kimi getireceğine karar vermiştir. İktidar değişimi artık zamanlama meselesidir. Tayyip Erdoğan, iktidarda kaldığı her gün dünyanın en adaletsiz vergi sistemini uygulamaktadır. Bu iktidar değişecek. Çok kazanadan çok, az kazanandan az vergi alınacaktır. Bugün çalışanlar aldıkları 12 maaşın üçünü vergiye vermektedir. Biz gelmezsek, bu düzen sürerse en düşük emekli maaşı 0,6 asgari ücrettir. CHP iktidarında en düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, sonra bir buçuk asgari ücret düzeyine çıkacaktır. Emeklilere Kurban'da ve Ramazan Bayramı'nda birer asgari ücreti bizim iktidarımız verecektir. Tarımda planlı ve alım garantili üretim modeline geçeceğiz. Çiftçi borçlarının faizlerini silecek, anaparayı beş yıla böleceğiz. Çiftçinin aldığı mazottan ÖTV'yi, KDV'yi kaldıracağız. Bir kilogram sütün, 1,6 kilogram yem alabileceği pariteyi sağlayacak, süt üreticisini destekleyecek, dışarıdan hayvan alımını yasaklatacak, eti, sütü ucuzlatacağız. İlk 100 gününde iktidarımızın eğer iş bulamıyorsak, iş bulamadığımız vatandaşa onuruyla yaşayacağı bir temel vatandaşlık geliri vereceğiz. Hiç kimse bu ülkede yaşarken işsizlikle sürünmek, yoksul kalmak, sokakta kalmak, eşine çocuğuna mahcup olmak, manava taksidini borcunu ödeyememek ve ailesini geçindirememek gibi bir şeyle karşılaşmayacak. Bunu Almanya başarıyorsa, Danimarka başarıyorsa, Fransa, İspanya başarıyorsa, bu güçlü ülke, bu zengin ülke başaracak. Halkın iktidarında başaracak, 100 yıl önce olduğu gibi bir kez daha başaracak.




















