DÜNYA
Giriş Tarihi : 15-12-2025 16:03   Güncelleme : 15-12-2025 16:07

Dışişleri Bakanı Fidan: Barışı, istikrarı ve refahı diplomatik araçlarımızla bizzat biz inşa etmek zorundayız

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Uluslararası sistemin tıkandığı ve çözüm mekanizmalarının felç olduğu bu ortamda, barışı, istikrarı ve refahı diplomatik araçlarımızla bizzat biz inşa etmek zorundayız." dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan: Barışı, istikrarı ve refahı diplomatik araçlarımızla bizzat biz inşa etmek zorundayız

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla Ankara'da bir otelde düzenlenen 16'ncı Büyükelçiler Konferansının açılışında konuştu.

Büyükelçilerle bir araya gelmenin, merkezdeki vizyon ve iradenin sahadaki tecrübeyle bütünleşerek ortak aklı ortaya koyduğu bir zemin oluşturduğunu belirten Fidan, konferansın düşünmeye ve büyük resme odaklanmaya imkan tanıdığını vurguladı.

Fidan, Dışişleri Bakanlığının geçmişten bugüne devlet teşkilatı içinde müstesna bir konumda olduğunun altını çizerek, kadim devlet geleneğinin temsilcileri olduklarını söyledi.

Hariciye teşkilatının, devletin bekası ile milletin refahı için daima kritik roller üstlendiğinin altını çizen Fidan, "Bugün de gücümüzü milli iradenin tecellisiyle çeyrek asırdır ülkemize liderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) güçlü duruşundan alıyor, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu kararlılıkla inşa ediyoruz." diye konuştu.

Fidan, Türkiye’nin diplomasi geleneği ve kurumsal hafızası bakımından az sayıdaki köklü ülkeler arasında yer aldığını, güçlü Türk diplomasisinin karşılaşılan sınamaların üstesinden başarıyla gelebilecek kudrette olduğunu dile getirdi.

"Çağın öngörülemez yapısı diplomatların rolünü hayati kılıyor"

Vazifelerinin devletin menfaatlerini korumak ve uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını sağlamak olduğunu aktaran Fidan, sahada attıkları adımların, bölgesel ve küresel denklemde somut yansımalarını gördüklerini kaydetti.

Fidan, konferansın bu yılki temasının edilgenliği reddeden, uluslararası sistemin açıklarını kapatmaya talip, düzen kurucu dış politika anlayışının bir yansıması olduğunu belirterek, "Uluslararası sistemin tıkandığı ve çözüm mekanizmalarının felç olduğu bu ortamda, barışı, istikrarı ve refahı diplomatik araçlarımızla bizzat biz inşa etmek zorundayız." ifadelerini kullandı.

"Saygın ve lider bir Türkiye inşa ediyoruz"

Türkiye eksenli, bağımsız ve milli bir vizyonun esas olduğunu vurgulayan Fidan, şöyle devam etti:

"360 derece perspektifiyle yürüttüğümüz dış politikamız, işte bu güçlü vizyonun hem mimarı hem de taşıyıcısıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere istikametini çizdiği, Türkiye Yüzyılı hedefiyle yakın coğrafyasında güvenlik ve refah üreten, bölgesel ve küresel düzeyde düzen kurucu rolünü pekiştiren, uluslararası ticarette pazar payını ve rekabetçiliğini artırmış ve uluslararası sisteme kendi özgün siyasi ve kültürel katkısını sunabilen, saygın ve lider bir Türkiye inşa ediyoruz."

Dışişleri Bakanlığının devlet içindeki rolü

Fidan, uluslararası ilişkiler literatürünün, içinde bulunulan dönemi tanımlamakta zaman zaman yetersiz kaldığına dikkati çekerek, mevcut durumun kimileri tarafından "İkinci Soğuk Savaş", kimileri tarafından da "çok kutuplu düzensizlik" olarak tanımlandığını aktardı.

Dışişleri Bakanlığının çalışma prensiplerini ve devlet içindeki rolünü üç temel sütun üzerine yeniden inşa etiklerini kaydeden Fidan, bu temellerden ilkinin Türkiye'nin dış politikadaki muhtelif güç unsurlarının ve ilişkilerinin stratejik envanterini tutmak olduğunu belirtti.

Fidan, hangi sahada hangi araçların mevcut olduğunu anlık olarak bilen ve yöneten bir "veri merkezi" gibi çalıştıklarını, bu sayede sağlıklı politikalar üretebildiklerini aktardı.

Türk diplomasi geleneği

Fidan, Türkiye'nin, bu noktada artan küresel düzensizliğe karşı, düzen kurucu vasfa sahip az sayıda aktörden biri olarak sahneye çıktığını dile getirerek, başka bir devletin sistemini felç edecek bu krizlerin 4-5 tanesini aynı anda yönetebilme kapasitesine sahip olunduğu vurgusunu yaptı.

Bunun hem tarihin Türkiye’ye yüklediği misyonun hem de uluslararası ilişkilerin mevcut koşullarının doğal bir sonucu olduğunu söyleyen Fidan, Ankara’nın "kadimden moderne tevarüs eden devlet aklıyla" krizleri yalnızca göğüslemediğini, aynı zamanda fırsata tahvil ettiğini belirtti.

Fidan, bu çerçevede, tarih boyunca Türkiye'nin inisiyatif geliştirme kapasitesinin yeni bir olgu olmadığını, çevredeki her krizin, aynı zamanda Türk hariciyesinin çözüm kapasitesini ve vizyonunu harekete geçiren bir imtihan sahası olduğunu anlattı.

AdminAdmin