EKONOMİ
Giriş Tarihi : 01-12-2025 14:57

DİSK’in 2026 asgari ücret talebi. “Enflasyon tek haneye düşene kadar yılda en az iki kez güncellenmeli”

Çerkezoğlu: “Asgari ücret Türkiye’de istisnai, küçük bir grubun ücreti değil; çalışanların neredeyse yarısını doğrudan ilgilendiren ortalama ücrettir. Enflasyon tek haneli rakamlara düşene kadar asgari ücret yılda en az iki kez güncellenmelidir. Hükümetin ‘İşçilerimizi enflasyona ezdirmedik’ söyleminin tersine asgari ücret daha yılın başında enflasyona ezdirilmiş oldu” dedi.

DİSK’in 2026 asgari ücret talebi. “Enflasyon tek haneye düşene kadar yılda en az iki kez güncellenmeli”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bu hafta toplanacak. Tüm gözlerin çevrildiği toplantı öncesi DİSK Yönetim Kurulu da DİSK-AR’ın 2026 asgari ücret araştırması raporunu ve taleplerini bugün açıkladı. İstanbul Barosu’nun binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, enflasyon karşısında alım gücünün erimesinin, siyasi iktidarın politikalarının ve bilinçli tercihlerinin sonucu olduğuna vurgu yaptı. Çerkezoğlu, şunları söyledi:

“Her ne kadar Asgari Ücret Tespit Komisyonu göstermelik hâle gelse de asgari ücret, hükümet ve işverenler tarafından tek taraflı olarak saptansa da ve komisyonda işçi tarafını temsil eden Türk-İş görüşmelere katılmayacağını açıklasa da 2026 yılı asgari ücret görüşmeleri aralık ayı içerisinde yapılacak ya da yapılmış gibi yapılacak. Asgari ücret tespit sürecinin antidemokratik yapısı nedeniyle yıllardır DİSK olarak müzakere masasında yer alamıyoruz ancak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almasak da asgari ücret tespitinin sadece masa ile sınırlı olmadığının bilinciyle işyerlerinden alanlara insanca yaşayacak ücret mücadelesini yıllardır sürdürüyoruz. Bu nedenle yıllardır yaptığımız gibi asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir ücret olması ve Türkiye’nin bir asgari ücretliler ülkesi olmaktan çıkarılması için mücadelemiz devam ediyor. Masada olmasak da dün olduğu gibi bugün de işyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda olacağız. Üyemiz olsun olmasın, sendikalı sendikasız tüm sınıf kardeşlerimizin sesini ve taleplerini büyütmeye devam edeceğiz.

“Asgari ücret daha yılın başında enflasyona ezdirildi”

Hatırlanacağı gibi yüksek enflasyonun yaşandığı 2022 ve 2023 yıllarından farklı olarak bütün ısrarlarımıza rağmen asgari ücret 2024 ve 2025’te yıl ortasında artırılmadı. Oysa gerek 2024 ve gerekse 2025 yıllarında yüksek enflasyon ile hayat pahalılığı devam etti. Yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda bir kez artırılması reel ücretlerde ciddi bir kayıp yarattı. Bu nedenle enflasyon tek haneli rakamlara düşene kadar asgari ücret yılda en az iki kez güncellenmelidir. Yine hatırlayacağınız gibi 2024 yılı yıl sonu resmi enflasyonu yaklaşık yüzde 45 olarak açıklanmasına rağmen asgari ücrete hedef enflasyon doğrultusunda yüzde 30 zam yapıldı. Hükümetin ‘İşçilerimizi enflasyona ezdirmedik’ söyleminin tersine asgari ücret daha yılın başında enflasyona ezdirilmiş oldu. Bu kaybın üstüne yüksek enflasyonun devam etmesiyle 2025 boyunca yeni kayıplar eklendi. Bu yıl asgari ücretin enflasyon karşısında 10 aylık kaybı 6 bin 322 liraya ulaştı. 2025 yılı resmi enflasyonu yıl sonunda yüzde 33,8 olarak gerçekleşirse asgari ücretteki kayıp 7 bin 471 TL’ye yükselecek. Asgari ücretle çalışanın 2025 yılı boyunca yaşanan kaybı ise 50 bin TL’yi aşmış olacak. Yani satın alma gücü olarak 14 bin liralara gerilemiş bir asgari ücret üzerinden 2026 asgari ücretini konuşuyor olacağız. 2026 asgari ücreti belirlenirken bu kayıpların giderilmesi şarttır.

“Asgari ücret, ülke ekonomisindeki büyümeye göre saptanmalıdır”

Çerkezoğlu, taleplerini de şöyle sıraladı:

“Asgari ücret, uluslararası standartlara uygun olarak sadece işçinin kendisi için değil, bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile birlikte geçinebileceği bir ücret olarak hesaplanmalıdır. Asgari ücret sadece enflasyona göre değil, genel ücret düzeyi ve ülke ekonomisindeki büyümeye bağlı olarak dikkate alınarak toplu pazarlıkla saptanmalıdır. Hatta somut bir öneri olarak asgari ücret, kişi başına gayri safi yurt içi hasılanın belirli bir oranından düşük belirlenmemelidir. Özetle asgari ücret, geçim koşulları ve ülke ekonomisindeki büyüme dikkate alınarak saptanmalıdır. Bu çerçevede asgari ücret tartışmalarında yoksulluk sınırı da dikkate alınmalıdır. Asgari ücret belirlenirken bir hanede iki kişinin çalıştığı varsayımından hareketle haneye en azından yoksulluk sınırı kadar gelir girebilmelidir. Devletin kamu işçisi için belirlediği asgari ücret ile özel sektördeki asgari ücret arasındaki uçurum da kabul edilemez. Asgari ücret saptanırken en düşük kamu işçisi ücreti ve en düşük memur maaşı da referans alınmalıdır. Bizim bu yaklaşımımız karşısında hükümet ve işverenler ise asgari ücreti enflasyona, daha kötüsü resmi enflasyona ve en kötüsü de asla tutmayan hedeflenen enflasyona hapsetmek istiyorlar. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak asgari ücretin kişi başına gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı düşmeye devam etmektedir.”

AdminAdmin