GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-04-2026 15:49

İmamoğlu’ndan Savcılığa: “Bu dava çökmüştür. Çöken bir şey daha vardır, o da iddia makamıdır”

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor

İmamoğlu’ndan Savcılığa: “Bu dava çökmüştür. Çöken bir şey daha vardır, o da iddia makamıdır”

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 17. günü, tutuklu sanıkların savunmasıyla devam ediyor. İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, "Bu bir siyasi davadır. Az önce söylediğim şekliyle çökmüştür ana aşamada, örgüt yöneticisi diye tariflenen kişiyi örgüt lideri tanımıyorsa, örgüt üyesi tanımıyorsa bu baştan çökmüştür. Başka şeye bakmaya gerek yoktur. Çöken bir şey daha vardır; o da iddia makamıdır...” dedi. Duruşmaya bir saat ara verildi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 tutuklu sanık katıldı.

İmamoğlu: "Bu iddianame bir 'terfinameye' dönüşmüştür. Buradaki harareti de ben buna bağlıyorum"

Duruşma, İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’in çapraz sorgusuyla devam etti.

İlk olarak Ekrem İmamoğlu söz aldı. Duruşmanın başında Savcı ile yaşadığı "had bildirme" gerginginliğine değinen İmamoğlu, Yüksel’e soru yöneltti. İmamoğlu ile Emrah Yüksel arasında şu şekilde bir diyalog gerçekleşti:

Ekrem İmamoğlu: "Elbette bir iddianame var ve bu sorum, bu iddianamenin örgüt şemasıyla ilgilidir. Elbette bu 'iftiranameyi' yazanlar ve her şeyin özetini bu şablonda çizen insanlar, bu işi kurgulayanlar ve altına da iddianın ana unsuru olarak 'İstanbul’u, Türkiye’yi ele geçirmek' diye yazan akıl, zihniyet… Burada, bu kadar geniş bir sürecin içerisinde, elbette çalışma arkadaşımız Sayın Emrah Yüksel’e soracağım soru buradaki iddiayı netleştirecek. Çünkü bu iftiranamenin bir başka sonucu da olmuştur. Ciddi bir siyasi şablonu vardır, siyasi bir iddia şekline dönüştürülmüştür ve ne yazık ki bir 'terfinameye' dönüşmüştür. Buradaki harareti de ben buna bağlıyorum; az önceki harareti… O anlamda, bugün çizilen bu şemaların nasıl çizildiğini deşifre etmek zorundayım. Bu nedenle bunu sorma ihtiyacı hissettim. Sonuçta bizim çalışma arkadaşımız; ancak bizim bir bir mesaimiz olmadı. Ve suç örgütüne üye olduğunu da burada öğrendim. Ben kalkıp da burayı okumuş, incelemiş değilim. Benim de uzmanı olmadığım bir alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla sevgili çalışma arkadaşımızın suç örgütünün üyesi olduğunu da burada öğrendim. Sorunun temeli, bunu şeffaflaştırmak olacaktır. Bu yönüyle özellikle sevgili Emrah Yüksel’in, suç örgütü üyesi olarak suçlandığı bu çöp iddianamede, bir tane —tabii ki örgüt yöneticisi olarak adlandırılıyor— isim var. Arkadaşlarımız ona bağlı, o da bana bağlı. Kısa bir cümleyle geçildi ama sormam gerekiyor. Orada örgüt yöneticisi olarak geçen Hüseyin Gün isimli kişiyi tanıyor musunuz, sevgili Emrah Bey?"

AdminAdmin