SİYASET
Giriş Tarihi : 17-03-2026 18:31

Kuşadası Belediye Başkanı Günel adliyede

CHP Aydın Mv. Bülent Tezcan, "Kuşadası'nda yürüyen bir soruşturmanın bu arkada gördüğünüz binada, İstanbul Adliyesi'nde ne işi var? İddia edilen fiillerin tamamı Kuşadası'nda geçtiği iddia edilmesine rağmen, iftira atılan her eylem Kuşadası'nda geçiyor denmesine rağmen, bu binayla ne ilişkisi var? Neden İstanbul'dayız" diye sordu.

Kuşadası Belediye Başkanı Günel adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in de aralarında bulunduğu 6 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Adliyesi önünde toplanan heyet adına konuşan CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, şunları kaydetti:

"Uzun zamandan bu yana, özellikle de son bir buçuk yıldan bu yana İstanbul'da Çağlayan Adliyesi deyince aklımıza adalet değil, adaletsizlik; hukuk değil, hukuksuzluk; vicdan değil, kumpaslar üzerinde insanlara eziyet edilen bir sistem ve düzen geliyor. Yine Çağlayan Adliyesi'nin önündeyiz. Bundan önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratlarımız, meclis üyelerimiz, ilçe belediye başkanlarımız, Türkiye'nin dört bir yanından nedense İstanbul'a getirilen belediye başkanlarımız, belediye bürokratlarımız, çalışanlarımız, aydınlarımız; her birinin yolu bir şekilde Çağlayan'dan geçmeye başladı ve uzun zamandan bu yana Çağlayan adı, Adalet Sarayı olan Çağlayan'da adalet değil, adaletsizliğe itiraz etmek üzere buluştuk, bir araya geldik, geliyoruz. Maalesef…

"Neden İstanbul'dayız?"

Bakın, Kuşadası'nda yürüyen bir soruşturmanın bu arkada gördüğünüz binada, İstanbul Adliyesi'nde ne işi var? İddia edilen fiillerin tamamı Kuşadası'nda geçtiği iddia edilmesine rağmen, iftira atılan her eylem Kuşadası'nda geçiyor denmesine rağmen, bu binayla ne ilişkisi var? Neden İstanbul'dayız? Belediye başkanımız, bürokratlarımız, arkadaşlarımız neden İstanbul'da? Bu kadar vatandaş otobüslere dolup İstanbul'a niye gelmek zorunda kaldılar? Çünkü biliyoruz ki, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönelik her türlü kumpas soruşturmasının merkezi haline geldi. Ne yazık ki İstanbul ve Çağlayan Adliyesi, adalete, hukuka aykırı olarak bir Türkiye Başsavcılığı gibi çalışmaya başladı. Buradaki başsavcılık.

"Gizlilik kararına" tepki

Arkadaşlarımızdan bir tereddüdümüz yok. Güveniyoruz. Son zamanlarda alışıldığı üzere, hukuka aykırı bir şekilde gizlilik kararı var. Dosyaya erişemiyor, kişiyi suçluyorsunuz; arkadaşlarımızı suçluyorsunuz ama ne ile suçlandıklarıyla ilgili dosyadaki delil ve belgelere ulaşma yetkileri, imkanları yok. Yani şöyle düşünün, kendinizi bunun yerine koyun: Size bir iftira atıyorlar. Siz de 'Nereden çıktı bu iftira, canım? Olur mu öyle şey? Göster delilini' diyorsunuz. Yok, gösteremem. E, nasıl olacak? E, sen savun kendini. Ya delilini göster, gösteremem. Yaşanan aynen budur. Bugün gizlilik kararı, aynı şekilde savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yürürlüktedir."

"Ömer Günel'e ve arkadaşlarımıza yaşatılanlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı'nın transfer bedelidir"

Günel ve beraberindekilerin 4 gündür Vatan Emniyet'te gözaltında olduklarını hatırlatan CHP'li Tezcan, şöyle konuştu:

"Bugün şimdi adliyeye getirildiler. Niye gözaltına alıyorsunuz? Telefon etseniz, çağırsanız çıkıp gelecek. Kovalasanız bu memleketi bırakıp kaçmayacak arkadaşlarımızı neden gözaltına alıp derdest ederek, hürriyetlerinden mahrum bırakarak, eziyet ederek bu soruşturmaları yürütüyorsunuz? Tabii biz bunların sebebini biliyoruz. Türkiye'nin birçok yerinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönük kumpas soruşturmaları var. Biz bunun özel bir şeklini Aydın'da yaşıyoruz. Aydın'da biliyoruz ki, sizleri, bizleri bugün Çağlayan'a getiren, arkadaşlarımızı gözaltında Çağlayan Adliyesi'ne çıkaran bundan bir süre önce, 6-7 ay önce, Ağustos 2025 yılında yapılan kirli bir pazarlık…

"Biz bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz"

Biz bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Dün ifadeler alındı, emniyette. Bir parça, zerre kadar ciddi bir şey yok. Bir yapı işleri müdürüne 'Sen para alarak iskan ruhsatı vermişsin' diye iddia ediyorlar. Temmuz ayında para almışsın, ruhsat vermişsin diyorlar. Oysa o yapı işleri müdürü bundan 7 ay önce, Ocak ayında, hem de devletin resmi sitesinde görülecek şekilde, iskan ruhsatına onay vermiş. Dosyadaki bilgi bu. Yani 7 ay önce onay verdiği bir işle ilgili bir yalancı ifade bulmuşlar. Yarım yamalak bir ifade. Tezgahı kurmuşlar. Kurgu şeklinin hangi masada nasıl yapıldığı belli. Bunun gibi, tepeden tırnağa ortada hiçbir delil, hiçbir ciddi iddia olmayan bir soruşturma yürütüyorlar.

AdminAdmin