CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Demokrat Parti’nin ardından DEVA Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Genel Başkan Ali Babacan ile görüştü.
Ziyarette Özel’e; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’den oluşan CHP heyeti eşlik etti.
Babacan, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Görüşmede Babacan’a Genel Başkan Yardımcıları; Sadullah Ergin, İbrahim Çanakçı ve Yakup Engin eşlik etti. Saat 14.30 itibarıyla başlayan görüşme, bir saat 15 dakika sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. Özel, şunları söyledi:
"Sayın Babacan’ın da ifade ettiği gibi oldukça kapsamlı ve iki yönlü olarak da hem kendi düşüncelerimizi ifade edebildiğimiz hem de Sayın Babacan ve değerli heyetinin düşüncelerinden istifade ettiğimiz çok yararlı bir görüşmeyi gerçekleştirdik. Görüşmede İran konusunu hem Türkiye’nin dış politikası açısından hem İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşmuş ve üçüncü dünya savaşını engellemek üzere kurgulanmış olan dünya düzenine itiraz eden ve kendi düzenini dünyaya dayatmaya çalışan Trump’ın uygulamaları açısından, İsrail’in gerek Filistin’de gerek İran’da yaşattıkları açısından değerlendirdik. Bu insanlık dramlarına karşı daha önce de kamuoyunca malum ortak tutumlarımızı tekrar ettik, teyit ettik. Aynı zamanda da bu savaşın Türkiye üzerinde ve Türkiye’nin ekonomisi üzerinde Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin iki değerli üyesinin de heyetimizde olmasıyla birlikte ortaya çıkardığı durumu tespit eden ve acil önerilerle orta ve uzun vade önerilerini sunan raporumuzu Sayın Genel Başkanımıza arz ettik. Bu konuda kendisinin de hem Dışişleri Bakanlığı döneminden hem ekonomi yönetiminde geçmişte üstlendiği görevlerle hem tarihsel perspektiften hem de bugün yapılması gerekenler ve nelerin yanlış, eksik yapıldığı konusundaki değerlendirmelerini dinleme imkanı bulduk. Onun için kendisine özellikle teşekkür ediyorum.
"En yakıcı olan Türkiye’deki mazeret enflasyonudur"
Özel ve Babacan, açıklamalarının ardından gazetecelerin sorularını yanıtladı. Özel, bir gazetecinin, "Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün yaptığı açıklamada, petrol fiyatları kaynaklı enflasyonun porgramdan 3 puan daha yüksek olabileceğini, cari açığın bir puan yükselebileceğini, büyümenin bir puan düşük olabileceğini, bütçe açığının da hedeflenenden daha yüksek olabailceğini söyledi. Program hedeflerinden şaştı mı" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Türkiye’de bir enflasyon sorunu var. Ama en yakıcı olan herhalde Türkiye’deki mazeret enflasyonu. Sayın ekonomi yönetimi ve Sayın Mehmet Şimşek sürekli mazeret üretmekte ve tutmayan bütün hedefleri bir mazeretle ilişkilendirmektedir. Şimdi de 'Savaşflasyon' gibi bir icat çıkartmak üzere savaştan dolayı bir enflasyon oluştuğunu söylemektedir. Elbette savaş bütün dünyadaki ülkelerin ekonomilerini etkiler. Buna karşı da dünyada gelişmiş ülkelerin, ekonomisi iyi yönetenlerin ülkelerin nasıl tedbirler aldıklarını görüyoruz.
"Artık biz mazeret duymak değil, seçim tarihini duymak istiyoruz"
Şu anda böyle bir şoka hazır değildik. Ama geçen sene 19 Mart sonrasında İstanbul’un seçilmiş belediye başkanını, cumhurbaşkanı adayımızı siyasetten men etmek umuduyla her şeyi göze alıp 60 milyar dolarlık bir hasar yaratmamış olsalardı şimdi bu imkanları örneğin emeklilere ara zam vererek, asgari ücrete ara zam yaparak, üretim yapan ihracatçılara desteklerde bulunarak, KOBİ’lere enerji maliyetlerini karşılamak için bir takım destekler vererek, küçük esnafa ya da sanayiciye kredi garanti fonlarıyla uygun faizli kredilerle onları destekleyerek bu sürecin hem ekonomide tahribat yaratmaması, yoksulluk yaratmaması hem de enflasyon yaratmaması üzerinden adımlar atılabilirdi. Sayın Babacan’ın yukarıda biraz önce de ifade ettiği gibi, petrolün fiyatının yedi kata çıktığı süreçte bunların yapılabilir bir dönemde yapılabileceğini anlattı. Bu dönemde Mehmet Şimşek bir enflasyon, mazeret enflasyonuyla bu işe de bir mazeret bulmuş, bolca zaten mazereti var. Ve aslında kötü yönetimin sonucunu şimdi savaşa bağlıyor. Bu konuda artık biz mazeret duymak değil, seçim tarihini duymak istiyoruz. Ara seçimle ilgili talebimiz nettir. Ama 'ara seçim talebinden vazgeçer misiniz' derseniz, onu ortadan kaldırabilecek tek şey erken seçimin tarihinin ilan edilmesidir. Bu açıdan da milletin önüne bir sandık koyarlarsa millet tüm sorunları çözecek bir çözümü sandıkta üretecektir."




















