SİYASET
Giriş Tarihi : 07-04-2026 15:50

Özgür Özel: "Bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin olarak, "Devleti çökerten, devleti bir siyasetin hizmetine sokan, devleti partinin yapan partiyi devletin sahibi yapan seni beni figüran yapanlara karşı bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alasını indirecek Allah'ın izniyle" ifadesini kullandı.

Özgür Özel:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Kosova maçını izlemek üzere bu ülkeye gideceğini ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyon nedeniyle bu ziyareti ertelediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Maalesef devamında da bu dönemdeki hiçbir sorunu olmayan beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış, bir yalancı tanık iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey'e, ailesine haysiyet suikasti yaptılar. Dört günlük eziyetten sonra Mustafa Bozbey tutuklandı. Buradan fırsatçılıkla Bursalının vermediği yetkiyi Bursa'nın iradesine çökerek alıp, Bursa'nın belediye başkan vekilini kendilerinden belirleyecekler. Bursa'daki CHP belediyeciliğini kesintiye uğratıp kendi Bursa'nın illallah dediği, yıllardır yönettikleri, yüzde 30'ların altına düştükleri Bursa'da iki kişiden birinin seçtiği belediye başkanı yerine bir kuklayı, siyaset yoluyla, yargı yoluyla oraya konmuş birini koyup Bursa'nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek isteyecekler. Ben hiçbir şey demiyorum. Diyeceğimi otobüsün üstünde söyledim. Bundan sonra sözü yakaladığı ilk sandıkta Bursalılar söyleyecek.

"Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur"

Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur ama çalışma konusunda en ufak bir ataletimiz ya da mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere paranın yüzde 40'ının kesilmesine, kendinden önceki AKP'nin SGK'ya vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar.

İlk ara kararla 18 masumun nihayet tutuksuz yargılama kararının alındığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi duruşmasının ilk dönemine göz atarak başlamak istiyorum. 19 Mart darbesinin üzerinden 384 gün geçti. Bir hırs uğruna 384 gündür kimsenin kazanmadığı 86 milyonun kaybettiği bir süreci yaşıyoruz. 384 gündür milletin huzuru da refahı da feda ediliyor. İddianameyi sekiz ay bekledik. Sekiz ay sonunda çıktı. Yargılamalar bir yıl sonunda başladı ve henüz 17'nci celsedeyiz.

"Bizim özgüvenimizin doğru olduğu Erdoğan'ın yanılttığı ortaya çıktı"

103 eylemdir gidiyoruz, İstanbul'un 39 ilçesinde seçmenin gözünün içine baka baka, Türkiye'nin her tarafında çıktığımız eylem toplantılarında il mitinglerinde milletin gözünün içine baka baka, öyle CHP'nin kalelerinde falan değil. Vallahi sonuçta bizim özgüvenimizin doğru olduğu Erdoğan'ın yanılttığı ortaya çıktı. Bir yanılttığı da Sayın Bahçeli'ydi. Sayın Bahçeli o kadar kuvvetli iddiaları görünce, biz yok öyle şey dedikçe, o savcıya güvendi, Erdoğan'a güvendi. Biz canlı yayın talep ediyoruz dedik, yapılsın dedi. Erdoğan'a sordular o da savcıya güvendi, münasiptir dedi. Yargılama başladı. Bırakın canlı yayınlanmayı, gazetecileri bir de şöyle arka kutuda, köşede kibrit kutusu gibi bir yere sıkıştırıyorlar. Aileler bir başka yerde 'Aman içeride ne oluyorsa duyulmasın.' Ne oluyor biliyor musunuz? İçeride işin bir insani boyutu var. Gözaltına alındığı, tutuklandığı gün, annesinin karnına emanet evladının baba dediğini duyuyor orada İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin masum bürokratları. Ne oluyor biliyor musunuz? Çete deyip hepsi birlikte örgüt deyip dağıtılan Türkiye'nin dört bir yanına kadınlar geliyorlar ve orada birbirlerini tanıyorlar, birbirlerine sarılıyorlar. Türkiye'nin en büyük suç örgütü gibi anlatılan şeyde profesyonel olarak işe alınmış kişilerin birbirleriyle liyakat esaslı profesyonellik esaslı çalıştıkları çoğu zaman yüz yüze bile gelmedikleri birçoğunun birbirini tanımadıkları ortaya çıktı.

"Birinin safiyetine bak öbürünün millete karşı giriştiği ihanete bak"

Mesela Seyfullah Demirel İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Daire Başkanı'na soruyorlar 'İşe alırken Ekrem İmamoğlu'nun size bir telkini, iş yapacağınız biçimle ilgili talimatları ya da bazı talimatları size nasıl ileteceği konusunda bir şey konuşuldu mu?' 'Ekrem Bey işe alırken tek bir talimatım var dedi' diyor. Nedir diyor. 'Ben Beylikdüzü Belediye Başkanıydım. Karda buzda zorlandık. İBB'den tuz istedim. Bizim partiden değilsin diye vermemişlerdi. Bak bugün aynı göreve sen geliyorsun. AK Partili, CHP'li ayırmadan ne kadar istiyorsa herkese tuz veriyorsun' dedi. 'Tek talimatı bu oldu' diyor. 'Onu da yerine getiremedim. İstedikleri kadar değil ihtiyaç kadar tuz verdim ama herkese verdim' diyor. 'Ekrem Başkan'ın sözünü yerine düşürmedim' diyor. Birisi diyor Antarktika öbürü diyor duymayım bunları kulağıma mantar tıka. İnanamazsınız. Hani bu adamlar yolsuzluk için çeteydi? Birinin safiyetine bak öbürünün millete karşı giriştiği ihanete bak. Buralardan suç örgütü çıkaracaklar.

AdminAdmin