Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Orta Vadeli Program'ın (OVP) kamu açısından bir politika taahhüdü içerdiğini, özel sektör açısından ise daha çok bir yol haritası ve rehber niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, "Temel hedefimiz dezenflasyondur. Dezenflasyon var. Arzuladığımız hızda mı, değil. Bir sürü iç ve dış faktör var. Özellikle bu aralar dış faktörler ön planda." dedi.
Dünyada bir enerji şoku yaşandığını, ayrıca bütün emtia fiyatlarında da ciddi artış olduğunu dile getiren Şimşek, bunun Türkiye'de de dünyada da enflasyonu olumsuz etkilediğini söyledi.
"Türkiye büyümede G20 içerisinde ilk sıralarda"
Şimşek, ekonomi programının uzun ve orta vadeli ana hedefinin "sürdürülebilir yüksek büyüme" olduğunu vurgulayarak, son dönemde büyümede yaşanan yavaşlamanın hem iç dengelenme adımlarından, hem de küresel konjonktürden kaynaklandığını ifade etti. Türkiye ekonomisinin küresel büyüme ortalamasının üzerinde performans sergilediğine işaret eden Şimşek, "Türkiye ekonomisi G20 içerisinde de büyümede ilk sıralardaki yerini koruyor." dedi.
Büyüme ile dezenflasyon arasında kısa vadeli bir etkileşim olsa da orta ve uzun vadede bir çatışma bulunmadığının altını çizen Şimşek, Türkiye'nin son 30 yıllık dönemine bakıldığında, düşük enflasyon dönemlerinde büyümenin daha yüksek gerçekleştiğini hatırlattı.
Şimşek, programın başladığı 2023 yılında 12 aylık cari açığın yaklaşık 55 milyar dolar, dış ticaret açığının ise 120 milyar dolar seviyesinde olduğunu anımsatarak, makroekonomik dengesizliklerin giderilmesi için iç talepteki dengelenmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Büyümenin kompozisyonunda yatırımların, özellikle de makine ve teçhizat yatırımlarının payının arttığına dikkati çeken Şimşek, "Büyümeyi aşağı çeken temel faktör, net ihracattır. İç talepteki zayıflama emareleri dezenflasyon ve cari denge için olumlu olmakla birlikte, biz bu süreçte üretimi, yatırımları ve imalat sanayisinin işletme sermayesi ihtiyacını daha güçlü şekilde desteklemenin gayreti içindeyiz." şeklinde konuştu.
"Enflasyon artış oranında ciddi yavaşlama var"
Dezenflasyonun 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını anımsatan Şimşek, "Bu sene savaş etkisi arındırılırsa çok büyük ihtimalle enflasyon yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu. Geçen sene yüzde 31 civarıydı, bir önceki sene 44, daha önceki sene yüzde 65. Dolayısıyla, enflasyon artış oranında ciddi yavaşlama var. Bu da aslında programın sonuç verdiğini ortaya koyuyor. Sadece belki başlangıçta öngördüğümüz zaman çerçevesi bir miktar daha uzayacak." dedi.
Ölçüm metodolojisinin EUROSTAT'ta neyse Türkiye'de de öyle olduğunu belirten Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumunun uluslararası normlarda veri ürettiğini söyledi.
"Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz"
Şimşek, dezenflasyon sürecine ilişkin şu mesajları verdi:
"Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimiz. Biz seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü dezenflasyon gelir dağılımını iyileştiriyor. Dezenflasyon demek hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaşımız bunu istiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yüksek büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var. Seçim sonuçlarını etkileyecek en önemli faktör dezenflasyonun devam etmesidir. Vatandaşın çok daha güçlü şekilde hissettiği çerçevede enflasyonun yavaşlamasıdır. Onun için bu programın ana hedefi fiyat istikrarıdır. Bu konuda maliye politikası ve diğer alanlarda en güçlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Ücretli kesimin en az enflasyon oranında alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Bu bizim temel hedefimizdir. Biz her zaman memura, emekliye, ücretlimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak."














