Özel, İspanya ve Belçika seyahatleri öncesinde İstanbul Havalimanı'nda gazetecilere açıklama yaptı.
İspanya'nın başkenti Madrid'de iki gün boyunca Soyalist Enternasyonal'ın prezidyum toplantısına katılacağını ve çok sayıda ikili temaslarda bulunacaklarını anlatan Özel, şöyle konuştu:
"Soyalist Enternasyonal toplantımızın ana gündemi hiç şüphesiz İsrail'in iki yıldır Gazze'de uyguladığı soykırım politikası. Amerikan Başkanı Trump'ın Gazze Planı, bugün İsrail'le Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının hemen ertesinde olması ve hep birlikte Soyalist Enternasyonal'de yöneticilerin bunu birlikte değerlendirme ve önümüze bu konuda bir yol haritası koymak açısından son derece değerli olacak. Sosyalist Enternasyonel Başkanı, İspanya Başbakanı dostum Pedro Sanchez bugüne kadar Filistin meselesinde en güçlü desteği veren liderlerden bir tanesi. Benim de başkan yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal de bugüne kadar yayınladığı tüm bildirilerde Filistin davasının yanında ve arkasında olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecek. Toplantılarımızda ayrıca Avrupa'da yükselen aşırı sağ ve otoriterlik, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere bölgesel sorunları konuşacağız. Avrupa'da ve dünyada sağ popülizme karşı neoliberal ekonomi politikalarına, gelir adaletsizliğine karşı sosyal demokrat çözümler üretmek için partilerimiz arasında var olan dayanışmayı, büyütmeyi ve bu konudaki ortak mücadelemizi sürdürmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
Hiç şüphe yok ki Türkiye'de 19 Mart'tan itibaren devrede olan ve ülkenin bir sonraki iktidarına yapılan darbe girişimi, buna karşı verdiğimiz mücadele kardeş partilerimiz tarafından gerekli desteği görüyor. Ancak bu konuda Türkiye'de yaşananlar, yazılmayan iddianameler, önü arkası kesilmeyen dalga dalga operasyonlar ve toplumun tüm kesimlerine gözdağı vermek için yapılan ve Türkiye'nin gündemini meşgul eden gazetecilerin, akademisyenlerin, sanatçıların gözaltına alınması, kötü muamele görmesi ve devamında da çok sayıda haksız tutuklama, akademi üzerindeki baskılar, öğrencilere yapılan baskılar elbette bizim gündemimizde. Ülkeyi yönetenlerin şöyle bir ezberleri var: Ne oluyorsa Türkiye'de kalsın. Kol kesilsin, yen içinde kalsın. Bu konu eğer kişisel menfaatler, çıkarlar, çatışmalar söz konusu olsa bir yere kadar katlanılabilir. Ama ülkenin doğrudan demokrasisi, Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandık tehlikedeyken ve ülkedeki herkes sadece birileri iktidarını sürdürsün diye büyük bir baskı altındayken, zulüm altındayken işkenceye varan kötü muamele altındayken bu Türkiye'de yaşanan demokrasi sorunu dünyanın sorunudur.
"Utanç verici bir operasyon"
Özel, "Ünlülere yönelik bir uyuşturucu operasyonu var. Bu operasyon kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ısrarla 'Bu bir gözaltı değil' dedi. Ama baktığımızda fiilen jandarma eşlik etti. Siz bu operasyonu nasıl yorumluyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Utanç verici bir operasyon. Zaten gözaltı yapsa, gözaltı yaptım dese bunun sebebi sorulur ve ne yaptığı bilinir. Yaptığı iş bir gözaltı değil, yaptığı işin ne olduğunun hukuk devletinde bir karşılığı da yok. Yaptıkları iş doğrudan birincisi aile hayatına saldırı, özel hayata saldırı, konut güvencesine saldırı ve itibar suikasti.
"AK Parti kendi tutumunu belirlesin"
Özel, "Bu hafta Meclis çatısı altında DEM grubunda Öcalan sloganları atıldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Komisyondan İmralı'ya heyet gidecek ihtimali konuşuluyor. Eğer bir heyet giderse CHP de o heyetin içerisinde olur mu?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Ben söylerken inkâr edenler Abdullah Öcalan’la, devlet yetkilileri üzerinden sonra müzakere heyeti üzerinden görüşüyorlar. AK Parti’nin, MHP’nin bu yürüttüğü süreci biz söylediğimizde bunu inkâr ediyorlardı. Ben 'Bir yıldır devlet görüşüyor' demiştim. Neler söylediler? Meclis komisyonu böyle bir şeyi gündemine alacaksa bir alsın, görelim. Meclis Başkanı alsın. MHP, AK Parti bunu ortaya koysun. Tutumlarını belirlesinler. Sonra gelsinler bana bunu sorsunlar. Ben şu anda partimin yetkili organlarına iletilmek üzere komisyon üyelerimizden böyle bir şeyin gündemleştirildiğini resmen görmedim, duymadım, bilmiyorum. Önce AK Parti kendi tutumunu belirlesin. Heyetin sayısını belirlesinler. Meclis Başkanı hangi partiden, kimleri davet ediyorsa etsin. AK Parti böyle bir heyetin kurulup kurulmamasına ne dediğini, kimi görevlendirdiğini söylesin. Sonra gelsinler bize bu konudaki tutumumuzu sorsunlar. CHP'yi her şeyde şeytanlaştırıp, ötekileştirip işlerine gelince önceleştirmesin. Benim yerim belli, yurdum belli, tutumum belli, girdiğim komisyon belli, oturduğum yer belli. Bir kendi pozisyonlarını görelim.















