Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, Erol Özvar, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonrası üniversite kayıtlarının başlamasının ardından rektörlere mektup gönderdi. Mektubunda, yeni akademik yıl öncesinde öğrenci odaklı kayıt süreci çağrısında bulundu.
Üniversitelerin kapasite planlaması, vakıf üniversitelerinin öğrenim ücretleri ve öğrenci affının uygulanmasını içeren mektupta Özvar, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının, yükseköğretime yönelik güçlü talebin devam ettiğini gösterdiğini belirtti.
Devlet üniversitelerinde kontenjanların büyük ölçüde dolması, vakıf yükseköğretim kurumlarında da öğrenci talebinin yüksek seviyede sürmesinin üniversitelere duyulan güven açısından memnuniyet verici olduğunu ifade eden Özvar, yüksek doluluk oranlarının yalnızca bir yerleştirme başarısı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kayıt döneminin öğrencilerin üniversiteleriyle kuracakları ilk doğrudan temas olduğuna işaret eden Özvar, bu sürecin kolaylaştırıcı, güven verici, şeffaf ve öğrenci odaklı yürütülmesini istedi.
Özellikle şehir dışından gelen, engeli bulunan veya kayıt işlemlerinde desteğe ihtiyaç duyan öğrenciler için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen Özvar, telefon, e-posta ve çevrim içi danışma kanallarının aktif tutulması gerektiğini vurguladı.
Öğrencilerin kayıt, barınma, ulaşım, burs, hazırlık eğitimi ve akademik takvime ilişkin doğru bilgiye kolaylıkla ulaşabilmesinin önemine dikkati çeken Özvar, "Üniversitelerimiz, öğrencilerimize akademik topluluğun gelecekteki asli üyeleri olarak yaklaşmalıdır. Öğrencilerimizin üniversiteleriyle ilk temaslarının aidiyet duygularını güçlendiren, kendilerini değerli ve güvende hissettiren bir nitelikte olması hepimizin ortak sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.
"Kontenjanların dolması nihai hedef olarak görülmemeli"
YÖK Başkanı Özvar, yüksek doluluk oranlarının beraberinde getireceği kapasite ihtiyacına da dikkati çekerek, hem yeni kayıt yaptıracak hem de öğrenci affıyla üniversitelere dönecek öğrencilerin dikkate alınmasını istedi.
Derslik, laboratuvar, kütüphane, dijital kaynak, öğrenci danışmanlığı, yemek, ulaşım ve sosyal alanların gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Özvar, "Kontenjanların dolması nihai hedef olarak görülmemeli, bu süreç, nitelikli eğitim, güçlü öğrenci desteği ve başarılı mezuniyet süreçlerinin başlangıcı olarak değerlendirilmelidir." dedi.
Üniversitelerden, yeni öğrencilerin akademik ve sosyal uyumunu kolaylaştıracak oryantasyon programlarına ağırlık vermelerini isteyen Özvar, akademik danışmanlık mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve öğrencilerin ilk yılda yaşayabilecekleri akademik, ekonomik ve sosyal güçlüklerin erken tespit edilmesine yönelik destek sistemleri kurulması gerektiğini bildirdi.
Özvar, ayrıca üniversitelerin, yapay zekanın eğitim ve araştırmadaki artan etkisini dikkate alarak, öğrencilere bu teknolojileri etik, bilinçli ve üretken biçimde kullanma becerisi kazandıracak çalışmalara önem vermelerini istedi.
Vakıf üniversitelerine yüzde 25 uyarısı
Özvar, mektubunda, vakıf yükseköğretim kurumlarına öğrenim ücretlerine ilişkin uyarıda da bulundu.
Öğrenim ücretlerindeki artışların öğrenciler ve aileleri üzerinde oluşturduğu mali yükün mutlaka hesaba katılması gerektiğini belirten Özvar, vakıf üniversitelerinden öğrenimin sürdürülmesini güçleştirecek uygulamalardan kaçınmalarını talep etti.
Ara sınıflarda eğitimine devam eden öğrenciler için öğrenim ücretlerindeki artışın kanunla sınırlandırıldığını ve yeni eğitim-öğretim yılı için bu oranın yüzde 25 olarak belirlendiğini hatırlatan Özvar, "Bütün vakıf yükseköğretim kurumlarımızın, öğrenim ücretleri için belirlenen yüzde 25'lik artış sınırına titizlikle uyması artık yasal bir zorunluluktur." ifadelerini kullandı.














