Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hem Türkiye hem de İslam alemi olarak bugün idrak ettikleri Aşure Günü ve muharrem ayının hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz." dedi.
Bu sabah meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, bu zor günlerinde Türkiye'nin yanlarında olduğunu belirtti.
“86 milyonun hizmetkarı olduk”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine göre siyasetin, millete tepeden bakan bir faaliyet alanı olmadığını dile getirdi.
Aksine toplumun siyasetin asli unsuru, sahibi, kurucu öznesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ister yerel düzeyde ister tüm ülke sathında siyaset felsefelerinin temelinde insan ve insana saygının bulunduğunu vurguladı.
Milletin her bir ferdinin eşit ve aynı değerde olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Oy versin veya vermesin, bizi desteklesin veya desteklemesin, hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz, siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun, saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık. Hazreti Mevlana'nın asırları aşan 'Sevgide güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazu da toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol!' öğütlerini kendimize rehber eyledik. İşte bu anlayışla, bu ilkeler çerçevesinde sadece bize oy verenlerin değil 86 milyonun hizmetkarı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti'yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek, hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır, bizim tavrımız değildir.”
“Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez”
İlkelerinin inanç özgürlüğü olduğunu belirten Erdoğan, "Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Dahası 86 milyonun yaşam tarzı bizim teminatımız altındadır. Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz, üzerinde baskı kuramaz. Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Şunu da burada açık açık ifade ediyorum. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırdığı, Anadolu insanını irticacı, gerici, yobaz diyerek tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır." ifadelerini kullandı.
Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenlerin boş durmasa da, görevde oldukları müddetçe o karanlık dönemlerin bir daha asla geri dönmeyeceğini söyleyen Erdoğan, "Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış, kendini ötelenmiş hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız. Türkiye'yi büyütmeye, Cumhuriyet'imizi büyütmeye, hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonun tamamını bir, beraber ve eşit görmeye devam edeceğiz." diye konuştu.